ağladı ile cümle
ağladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Ce-mi rămâne în memorie cel mai puternic e faptul că-şi cerea scuze de la mine pentru că plângea în faţa mea.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Ce qui m'a le plus marqué c'est qu'il s'excusait parce qu'il pleurait devant moi.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Čo mi utkvelo v pamäti, bolo, ako sa mi ospravedlňoval, že predo mnou plače.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Hal yang paling saya ingat adalah ayah minta maaf kepada saya karena menangis di depan saya.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.두고두고 마음 속에 남아 있던 것은 아버지가 제 앞에서 울었다는 것을 사과하셨다는 것입니다.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.la cosa che mi è rimasta più impressa è che si stesse scusando con me per il pianto davanti a me.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Lo que más se me quedó fueron sus disculpas por llorar delante de mí.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Najbardziej utkwiło mi w pamięci to, że przepraszał mnie za to, że przy mnie płacze.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Och det som fastnat hos mig allra mest är att han bad om ursäkt till mig för att han grät inför mig.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Thứ mà đã đọng lại trong tôi dai dẳng nhất là việc ông ấy xin lỗi tôi về việc khóc trước mặt tôi.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Wat me het meest bijblijft is dat hij zich bij mij verontschuldigde omdat hij huilde waar ik bij was.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Το πράγμα που μου έχει μείνει περισσότερο είναι ότι μου ζητούσε συγνώμη ενώ έκλαιγε μπροστά μου.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Мене найбільше зачепило його вибачення переді мною за те, що я став свідком його сліз.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Нещото, което се запечата в съзнанието ми бе, че той ми се извиняваше, за това, че плаче пред мен.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Что потрясло меня больше всего - его извинения за то, что он не сдержал слез у меня на глазах.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.הדבר שהכי הכאיב לי היה שהוא התנצל בפני על כך שהוא בכה בפני
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.الشئ الذى علق بذهني أكثر أنه كان يعتذر لي لبكائه أمامي .
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.私の前で泣いたのを 父が謝ったことです そして両手を差し出して
Gardiyanlar bile ağladılar.Anche le guardie hanno pianto.
Gardiyanlar bile ağladılar.Até os guardas choraram.
Gardiyanlar bile ağladılar.Celo pazniki so jokali.
Gardiyanlar bile ağladılar.Chiar şi gardienii au plâns.
Gardiyanlar bile ağladılar.Dokonce i dozorci brečeli.
Gardiyanlar bile ağladılar.Hasta los guardias lloraron.
Gardiyanlar bile ağladılar.Jopa vartijat itkivät.
Gardiyanlar bile ağladılar.간수들도 울었답니다.
Gardiyanlar bile ağladılar.Még az őrök is sírtak.
Gardiyanlar bile ağladılar.Même les gardiens ont pleuré.
Gardiyanlar bile ağladılar.Nawet strażnicy płakali.
Gardiyanlar bile ağladılar.Ngay cả các quản giáo còn khóc.
Gardiyanlar bile ağladılar.Selbst die Wächter weinten.
Gardiyanlar bile ağladılar.Zelfs de bewakers huilden.
Gardiyanlar bile ağladılar.Ακόμη και οι φύλακες έκλαψαν.
Gardiyanlar bile ağladılar.Дори охраната плака.
Gardiyanlar bile ağladılar.Навіть охоронці просльозились.
Gardiyanlar bile ağladılar.Прослезились даже тюремные стражники.
Gardiyanlar bile ağladılar.אפילו השומרים בכו.
Gardiyanlar bile ağladılar.حتى الحراس بكوا.
Gardiyanlar bile ağladılar.でもダンスの後
Gece olmaya başlayınca, yatağa gitme vakti gelince, Eğer beni görecek olsan, ağladığımı göreceksinCând noaptea se-nfioară şi eu ar trebui să dorm în pat de m-ai privi, ai vedea că plâng de fapt
Gece olmaya başlayınca, yatağa gitme vakti gelince, Eğer beni görecek olsan, ağladığımı göreceksinCuando cae la noche y debería dormir en cama, si me estuvieses viendo sabrías que estoy llorando.
Gece olmaya başlayınca, yatağa gitme vakti gelince, Eğer beni görecek olsan, ağladığımı göreceksinNär natten är otäck och jag borde sova- om du hade kikat, hade du sett att jag gråter.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.Da I så kom tilbage, græd I for HERRENs Åsyn; men HERREN vilde ikke høre eder og låne eder Øre.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.Entonces volvisteis y llorasteis delante de Jehovah, pero Jehovah no escuchó vuestra voz ni os prestó atención
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.너희가 돌아와서 여호와 앞에서 통곡하나 여호와께서 너희의 소리를 듣지 아니하시며 너희에게 귀를 기울이지 아니하셨으므로
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.Niin te palasitte ja itkitte Herran edessä. Mutta Herra ei kuullut teidän huutoanne, ei kuunnellut teitä.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.Toen u terugkeerde en huilde voor het aangezicht van de HERE, wilde Hij niet meer naar u luisteren.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.И возвратились вы и плакали пред Господом: но Господь не услышал вопля вашего и не внял вам.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.И като се върнахте плакахте пред Господа; но Господ не послуша гласа ви нито ви даде ухо.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.ותשבו ותבכו לפני יהוה ולא שמע יהוה בקלכם ולא האזין אליכם׃
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.فرجعتم وبكيتم امام الرب ولم يسمع الرب لصوتكم ولا اصغى اليكم.
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.你 們 便 回 來 、 在 耶 和 華 面 前 哭 號 、 耶 和 華 卻 不 聽 你 們 的 聲 音 、 也 不 向 你 們 側 耳
Geri döndünüz ve RABbin önünde ağladınız. Ama RAB ne ağlayışınızı duydu, ne de size kulak astı.你 們便 回來 、 在 耶和華 面前 哭號 、 耶和華 卻不聽 你 們 的 聲音 、 也 不 向 你 們側耳
Gözlerim ve kalbim.... çok fazla ağladığımdan hemen hemen hepsi geçti.<i>全部 溶けてなくなるほど泣いた こんにちは
Gözlerim ve kalbim.... çok fazla ağladığımdan hemen hemen hepsi geçti.Min ögon och hjärta.... Jag grät så mycket att dom nästan smälte.
Gözlerim ve kalbim.... çok fazla ağladığımdan hemen hemen hepsi geçti.Płakałam tak bardzo, że prawie się rozpuściły.
Gözlerim ve kalbim.... çok fazla ağladığımdan hemen hemen hepsi geçti.عيوني و قلبي ...ـ بكيت كثيراُ حتى ذابت
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Cô đã khóc trong khi Gregor vẫn còn nằm lặng lẽ trên lưng.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Dia sudah menangis ketika Gregor masih berbaring tenang di punggungnya.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Ea a avut deja plâns în timp ce Gregor era încă culcat liniştit pe spate.