ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
(Ağlıyor)' Ağlayıp-durur.會哭。
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.此時由介才知道,他母親一直都沒有忘記了他。
Telefonda ağlıyordu.하지만, 불행히도 전화로 소실되었다.
Herkes ağlıyordu.모두가 연기하는 것이다.
Ağlıyorum hüngür hüngür.울진읍 소개 - 울진군청
"Eve geldim, Arda ağlıyordu.집으로 갈 거야, 집으로 갈 거야'하면서 울부짖었다.
Neredeyse ağlıyordum.""살짝, 기분 나쁠 뻔했어."
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...아파서 신음하는 아이를 팔에 꼭 안고서.
Ağlıyorum 02.울었을 때 2판.
Rapçi olma hayallerini paylaşıyorlar, birlikte gülüp birlikte ağlıyorlar.그래서 작중인물들과 함께 울고, 함께 웃으면서 소설 속의 삶을 살아가는 것이다.
Herkes ağlıyordu.הם בכו.
Vezirlerden Davud Paşa ağlıyordu."הראית מעולם את פינס בוכה?
"Eve geldim, Arda ağlıyordu.היא חוזרת הביתה, ובוכה במשך שעות.
Çok kolay ağlıyor, çok kolay küsüyor.מדברת הרבה ונעלבת די בקלות.
Herkes ağlıyordu.Всички страдат.
Telefonda ağlıyordu.Фактически става дума за телефона.
Ağlıyorum 02.Stipišić) 02.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Kada je majka umrla, Tena nije mnogo plakala za njom, već se osjetila slobodnom.
Neredeyse ağlıyordum."Plakao sam kao dijete."
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Pored toga, bavi se i borbama u BiH.
Ağlıyorum hüngür hüngür.Zvonimir Kulundžić, Stjepan Radić.
Herkes ağlıyordu.Všetci oslavujú.
Neredeyse ağlıyordum."Som totálne v prdeli."
Her vaaz dinleyişinden ve İncil okuyuşundan sonra ağlıyordu.V prevažnej časti je zložená z modlitby žalmov a čítaní biblických textov.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Nechajte svietiť svetlo mieru, Aby už nikdy matka neoplakávala svojho syna.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Následkom úrazu v detstve mala deformovaný trup – vychýlené rameno.
Çok kolay ağlıyor, çok kolay küsüyor.Ľahko sa infikujú a zle sa hoja.
Herkes ağlıyordu.Vsi so se pritožili.
Neredeyse ağlıyordum.""Dovolj,da lahko zakričiš".
"Eve geldim, Arda ağlıyordu.Nato pa se je spomnil doma in zajokal.
Telefonda ağlıyordu.Jo metu parodijuojamas žmogus, kalbantis telefonu.
Maç oynanıyor, ben ağlıyorum.Jis stebi žaidimą, komentuoja.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Ongių moteris su vaiku Puošta mirusiojo giminaičio kaukolė (~1910 m.)
Ağlıyorum hüngür hüngür.Nespalvotas, plačiaekranis.
Vezirlerden Davud Paşa ağlıyordu.Pustaškiu buvo atsilikusi Daiva Batytė.
Herkes ağlıyordu.Kõik nutsid.
Ağlıyorum hüngür hüngür.Aigi Viira, Villu Päärt.
[AĞLIYOR] Ve ben 32 yaşındayım, ve bunu çok önce çözmüş olmam gerekiyordu sanki..A przecież mam 32 lata i powinnam już to wcześniej... zrozumieć.
[AĞLIYOR] Ve ben 32 yaşındayım, ve bunu çok önce çözmüş olmam gerekiyordu sanki..Y tengo 32, y se siente como si yo debería haber... sabido eso.
[AĞLIYOR] Ve ben 32 yaşındayım, ve bunu çok önce çözmüş olmam gerekiyordu sanki..[وهى تبكي] عمرى 32 عاماً، وأشعر وكأننى يجب أن.. أفهم.
Ağlıyor musun?Apakah kau menangis?
Ağlıyor musun?Apakah kau menangis?
Ağlıyor musun?Är du gråter?
Ağlıyor musun?Con phải vào được đại học...
Ağlıyor musun?Em đang khóc đấy à?
Ağlıyor musun?¿Estas llorando?
Ağlıyor musun?¿Estás llorando?
Ağlıyor musun?Eu tenho que ir para a faculdade...
Ağlıyor musun?Huil je?
Ağlıyor musun?Ich habe, um aufs College zu gehen...
Ağlıyor musun?Jeg er nødt til at gå på college...
Ağlıyor musun?Kell mennem az egyetemre...
Ağlıyor musun? Kes ağlamayı.Ton père n'a peut-être pas été heureux de ça.
Ağlıyor musun?Mam iść na studia...
Ağlıyor musun?Minun täytyy mennä college...
Ağlıyor musun?Moram iti na kolidž...
Ağlıyor musun?Musím ísť na vysokú školu...
Ağlıyor musun?Musím jít na vysokou školu...
Ağlıyor musun şimdi? Serseri, bir bebek oldun.Ha,wie ein Baby.
Ağlıyor musun şimdi? Serseri, bir bebek oldun.Idiote, on dirait un bébé.