ağlıyor ile cümle

ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağlıyor musun şimdi? Serseri, bir bebek oldun.Kleintje, als een baby.
Ağlıyor musun şimdi? Serseri, bir bebek oldun.Nu fi bebelus.
Ağlıyor musun?Trebuie să mă duc la facultate...
Ağlıyor musun?Tu pleures ?
Ağlıyor musun?Ty brečíš?
Ağlıyor musun?Πρέπει να πάω στο κολέγιο...
Ağlıyor musun?Аз трябва да отида в колеж...
Ağlıyor musun?Плачеш ли?
Ağlıyor musun?Ты плачешь?
Ağlıyor musun?Я повинен йти в коледж...
Ağlıyor musun?יש לי ללכת לקולג'...
Ağlıyor musun?هل أنت تبكين؟
Ağlıyor musun?يجب أن أذهب إلى الكليّة
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.독일 아기들은 낮은 음으로 울죠 자기 나라 언어의 멜로디 높낮이를 흉내내면서 말이죠
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.Ze imiteren de melodische tonen van deze talen.
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.ואילו התינוקות הגרמניים - בסולם יורד, בחקותם את הנגינה של שפות אלה.
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.بينما الأطفال الألمان نبرة بكائهم منخفضة تقليدا للملامح اللحنيّة لهذه اللغات.
Alman bebekler azalan bir tonda yani bu dillerin melodik sınırları içerisinde ağlıyorlardı.泣き方がそれぞれの母国語の 旋律輪郭に沿っているのです さて このような胎児学習は
Ama bu gerçekten bir oyun muydu? Yani insanlar ağlıyordu.Але насправді, чи було це лише грою?
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mãe, mãe"... Ele chorou, mas... Eu soltei-lhe o braço, e saí de casa.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Maman, maman"... Il pleurait, mais... j'ai retiré sa petite main de mon bras, et j'ai quitté la maison.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami!"... ... a plâns, dar... M-am scuturat de mâna lui mică şi am plecat de-acasă.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami"... gritaba, pero... me deshice de sus bracitos y me fui de casa.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami", je jokal, a jaz sem se ga otresla in pobegnila.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim.'Mamma, mamma'... huilde hij, maar... ik schudde zijn dunne armpje van me af, en ging weg.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Μαμά, μαμά"... έκλαιγε, αλλά... τίναξα το χεράκι του, και παράτησα το σπίτι.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim.Он все плакал: "Мамочка, мамочка...", но... я оттолкнула его маленькую ручку и ушла из дома.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."أمي ، أمي " ..صرخ يناديني ، لكن تملّصت من ذراعيه الصغيرتين و رحلت عن المنزل
Annenle baban hep dı,sarıda bir yerlerde. Onları özleyip aglıyorsun.Os teus pais estão sempre ausentes, algures, e choras porque tens saudades.
Annenle baban hep dı,sarıda bir yerlerde. Onları özleyip aglıyorsun.Tus padres nunca están en casa y lloras porque les echas de menos.
Annenle baban hep dı,sarıda bir yerlerde. Onları özleyip aglıyorsun.Twoi rodzice też odeszli i płaczesz, bo za nimi tęsknisz.
Annenle baban hep dı,sarıda bir yerlerde. Onları özleyip aglıyorsun.Твои мама с папой вечно куда-то уходят, и ты плачешь, потому что скучаешь по ним.
Artık böyleydi. Düşündüğüm ilk şey annemdi, yanımda ağlıyordu.Az első amire gondoltam az édesanyám volt, aki mellettem sírt.
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.Ich habe während seiner Präsentation sogar geweint.
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.Ik huilde tijdens zijn presentatie. Hij zei: "Ik probeer iets en maak het."
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.저는 그의 프리젠테이션 동안 정말로 감동의 눈물을 흘렸어요.
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.Tôi thật sự đã khóc trong lúc anh đang thuyết trình.
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.Всъщност плачех по време на презентацията му.
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.ממש בכיתי בזמן ההרצאה שלו.
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.في الواقع كنت أبكي خلال العرض الذي قدمه .
Aslında onun sunumunda ağlıyordum.挑戦して成し遂げた彼は
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Acesta este un plans o - şi ea nu este o crescut-up persoană. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Đây là một số khóc một - và nó không phải là một người trưởng thành ".
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Det är någon gråter - och det är inte vuxen person. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Det er nogen græder - og det er ikke et voksen person. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Es ist jemand weint - und es ist kein erwachsene Person. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Es un llanto una - y no es que persona adulta ".
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Ez valaki sír - és ez nem egy felnőtt ember. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Fica a cerca de chorar um - e não é uma grown-up pessoa. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Het is iemand huilen - en het is geen volwassen persoon. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Il est certain pleurer un - et ce n'est pas un grande personne. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Je někdo pláče - a to není dospělý člověk. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Je niekto plače - a to nie je dospelý človek. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Jest ktoś płacze - i isn'ta dorosły człowiek. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Se on joku itkee - ja se ei ole mikään aikuinen henkilö. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Si tratta di alcuni uno che grida - e non è un persona adulta. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "To je nekaj vpijočega - in to isn'ta odrasle osebe. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Είναι κάποιος κλαίει - και αυτό δεν είναι μια ώριμο άτομο. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Това е някой плаче - и то не е възрастен човек. "
Bazı ağlıyor ve o isnt büyümüş bir insan. "Це хтось плаче - і це не є дорослої людини ".

İlgili Sayfalar