ağacına ile cümle

ağacına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.Tu talle es como una palmera, y tus pechos como racimos de dátiles
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.Τουτο το αναστημα σου ομοιαζει με φοινικα, και οι μαστοι σου με βοτρυας.
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.Това твое тяло прилича на палма. И гърдите ти на гроздове.
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.זאת קומתך דמתה לתמר ושדיך לאשכלות׃
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.قامتك هذه شبيهة بالنخلة وثدياك بالعناقيد.
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.你 的 身 量 、 好 像 棕 樹 . 你 的 兩 乳 如 同 其 上 的 果 子 、 纍 纍 下 垂
Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.你 的 身量 、 好像 棕樹 . 你 的 兩 乳 如同 其上 的 果子 、 纍纍 下垂
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.A povedal im aj podobenstvo: Vidzte fík a všetko stromovie:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn , Ngài phán cùng họ một lời ví_dụ rằng : Hãy xem cây vả và các cây khác ;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn, Ngài phán cùng họ một lời ví dụ rằng: Hãy xem cây vả và các cây khác;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.E disse loro una parabola: «Guardate il fico e tutte le piante
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Et il leur dit une comparaison: Voyez le figuier, et tous les arbres.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Hij maakte het hun duidelijk met deze gelijkenis: "Let eens op de vijgeboom of op een andere boom.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.In pove jim priliko: Poglejte smokvo in vse drevje:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I pověděl jim podobenství: Patřte na fíkový strom i na všecka stromoví.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I powiedział im podobieństwo: Spojrzyjcie na figowe drzewo i na wszystkie drzewa;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ja hän puhui heille vertauksen: "Katsokaa viikunapuuta ja kaikkia puita.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.이에 비유로 이르시되 무화과나무와 모든 나무를 보라
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Monda pedig nékik egy példázatot: Tekintsétek meg a fügefát és minden fákat:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Och han framställde för dem en liknelse: »Sen på fikonträdet och på alla andra träd.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sa en lignelse til dem: Se på fikentreet og alle trær:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sagde dem en Lignelse: "Ser Figentræet og alle Træerne;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Propôs-lhes então uma parábola: Olhai para a figueira, e para todas as árvores;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Şi le -a spus o pildă: ,,Vedeţi smochinul şi toţi copacii.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Und er sagte ihnen ein Gleichnis: Sehet an den Feigenbaum und alle Bäume:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Y les dijo una parábola: --Mirad la higuera y todos los árboles
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Και ειπε προς αυτους παραβολην Ιδετε την συκην και παντα τα δενδρα.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.И каза им притча: Погледнете смоковницата и всичките дървета.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.И сказал им притчу: посмотрите на смоковницу и навсе деревья:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.І сказав приповість їм: Бачте смоківницю і всякі дерева:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.וידבר אליהם משל ראו את התאנה ואת כל העצים׃
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.وقال لهم مثلا. انظروا الى شجرة التين وكل الاشجار.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.耶 穌 又 設 比 喻 對 他 們 說 、 你 們 看 無 花 果 樹 、 和 各 樣 的 樹 . 他 發 芽 的 時 候 、 你 們 一 看 見 自 然 曉 得 夏 天 近 了
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.耶穌 又 設 比喻 對 他 們說 、 你 們 看 無花果 樹 、 和 各 樣 的 樹 . 他 發芽 的 時候 、 你 們 一 看 見 自然 曉 得 夏天 近 了
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A alergat înainte, şi s'a suit într'un dud ca să -L vadă; pentrucă pe drumul acela avea să treacă.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A bieżawszy naprzód, wstąpił na drzewo leśnej figi, aby go ujrzał; bo tamtędy iść miał.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Allora corse avanti e, per poterlo vedere, salì su un sicomoro, poiché doveva passare di là
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A předběh napřed, vstoupil na strom planého fíku, aby jej viděl; neb tudy měl jíti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A predbehol napred a vyšiel na planý fík, aby ho videl, lebo tade mal ísť.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Daarom liep hij hard vooruit en klom in een wilde vijgeboom om Hem toch te kunnen zien.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Da sprang han i forveien og steg op i et morbærtre for å få se ham; for hans vei gikk der forbi.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.E correndo adiante, subiu a um sicômoro a fim de vê-lo, porque havia de passar por ali.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Entonces corrió delante y subió a un árbol sicómoro para verle, pues había de pasar por allí
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.És elõre futván felhága egy eperfüge fára, hogy õt lássa; mert arra vala elmenendõ.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Il courut en avant, et monta sur un sycomore pour le voir, parce qu`il devait passer par là.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.In poteče naprej in spleza na murvovo smokvo, da bi ga videl, ker je imel tod mimo iti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.앞으로 달려가 보기 위하여 뽕나무에 올라가니 이는 예수께서 그리로 지나가시게 됨이러라
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Niin hän juoksi edelle ja nousi metsäviikunapuuhun nähdäkseen hänet, sillä Jeesus oli kulkeva siitä ohitse.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Und er lief voraus und stieg auf einen Maulbeerbaum, auf daß er ihn sähe: denn allda sollte er durchkommen.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy , Xa-chê chạy trước , trèo lên cây sung , để ngó thấy Ðức_Chúa_Jêsus , vì Ngài phải đi qua đó .
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy, Xa-chê chạy trước, trèo lên cây sung, để ngó thấy Ðức Chúa Jêsus, vì Ngài phải đi qua đó.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.και δραμων εμπρος ανεβη επι συκομορεαν δια να ιδη αυτον επειδη δι' εκεινης της οδου εμελλε να περαση.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.и, забежав вперед, взлез на смоковницу, чтобы увидеть Его, потому что Ему надлежало проходить мимо нее.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.И завтече се напред и се покачи на една черница за да Го види; понеже през оня път щеше да мине.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.побігши наперед, вилїз на шовковицю, щоб подивитись па Него; бо туди мав проходити.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.ויקדם וירץ ויעל על שקמה לראותו כי שם הדרך אשר יעבר בה׃
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.فركض متقدما وصعد الى جميزة لكي يراه. لانه كان مزمعا ان يمرّ من هناك.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑 到 前 頭 、 爬 上 桑 樹 、 要 看 耶 穌 、 因 為 耶 穌 必 從 那 裡 經 過
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑到 前頭 、 爬上 桑樹 、 要 看 耶穌 、 因為耶穌必從 那 裡經過
Kew Gardens, gelip de onların lastik ağacına dalamayacağım konusunda ısrarcıydı.A Kew botanikus kert határozottan ellenezte, hogy megcsapoljam a gumifáikat.

İlgili Sayfalar