ağacı ile cümle

ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler.Kis termetű, egész évben termő fa.
Genellike süs ağacı olarak yetiştirilir ve bonsai olarak kullanılır.Kerti dísznövényként és bonszaiként használják fel.
Ayyatağı mahallesinde, 100 yaşının üstünde bir çınar ağacı bulunmaktadır.A várfalon belül áll a terebélyes, évszázadosnál idősebb hársfa.
Gövde, ağacın kereste üretimi için en önemli bölümüdür.A nagyolvasztó a nyersvasgyártás legelterjedtebb kemencetípusa.
Eddie's Archive aslında bir sınırlı basımdı ve aile ağacı sayılıydı.Eddie's Archive julkaistiin alun perin rajoitettuna painoksena ja sukupuu oli numeroitu.
Yaşam ağacıElämän puu.
Gökyüzündedir, Yaşam ağacının üzerinde yer alır.Se hallitsee taivasta elämällä siellä.
Thalia'nın ağacına etkili olabileceğini düşünürler.Atticus kyseenalaistaa sen, onko puu todella sama.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Mies huomaa nuoren pojan ja lähtee hänen peräänsä, sanoen näkevänsä Richardin uudestaan.
Menengiç (Çitlenbik) (Pistacia terebinthus), sakız ağacıgiller (Anacardiaceae) familyasından bir ağaç türü.Tärpättipistaasi (Pistacia terebinthus) on sumakkikasvien (Anacardiaceae) heimoon kuuluva puu.
Bert son anda kabuğunun içine girer, dinamit patlayarak maymunu ve üzerinde durduğu ağacı havaya uçurur.Bert huomaa vaaran ja vetäytyy kuoreensa, säilyen hengissä kun apina sekä puu räjähtävät.
Günümüzdeki Noel ağacının Almanya'nın batısından kaynaklandığı düşünülmektedir.Nykyiseen jouluperinteeseen kuuluvan joulukuusen uskotaan olevan lähtöisin germaanien puiden palvonnasta.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.Suuri osa ryhmän ajoneuvoista varastettiin Yhdistyneiden kansakuntien ruokasaattueista.
Üç tane çift CD , Iron Maiden'ın aile ağacı ve bir shot bardağı içerir.Boksi sisältää kolme CD:tä, Iron Maidenin sukupuun ja shottilasin.
Genellikle meşe ve erik ağacı kütüklerinin üzerlerinde yaklaşık 9 aylık gibi bir sürede yetiştirilir.Toinen käyminen ja sakan päällä kypsyttäminen kestää vähintään 9 kuukautta.
Ayrıntılı aile ağacıPikku-Huopalahden kaatopaikka
Ağacın meyveleri oldukça ağır ve katıdır.Kasvin varsi on ohut ja suikertava.
Günümüzde ise maalesef kalede bir tek çam ağacına bile rastlayamazsınız.Puusta on nykyisin jäljellä vain kanto.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Se voi olla joskus niin voimakas, että se kaataa puita tai jopa vaurioittaa rakennuksia.
Atman bir ağaç dalını bırakacak olursa o dal ölür, tüm ağacı bırakırsa tüm ağaç ölür.Jos kuori häviää koko puun ympäriltä, se todennäköisesti kuolee.
Kentin bilinen en eski adı "Platana" olup Yunanca "çınar ağacı" anlamına gelmektedir.Kylän nimi tulee kreikan kielen sanasta platía, joka tarkoittaa tasankoista aluetta.
Ağacın altında bazı erkek çocukları var.Puun alla on poikia.
Tom bizim ön bahçemizdeki ağacı balta ile kesti.Tom hakkasi kirveellä sen puun, joka oli talomme edessä sijaitsevassa puutarhassa.
Sedir ağacı odunundan çözücü ve ultrasonikasyon ile kolayca ekstrakte edilebilir.[7]Sitä pystyy eristämään seetripuusta liuottimella sekä ultraääntä käyttäen.[yksi] [2]
1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkân bulunmaktaydı.Το 1901 είχε 140.000 ελαιόδενδρα, 400 ελαιοτριβεία και 700 καταστήματα.
Hüyükteki Nar Ağacı (4. bas.).Δέντρα απόφασης 4. ]
Köy, iğde ağacı bol olmasından ötürü İğnecikler ismini almıştır.Πρίνος: Ονομασία τοποθεσίας επειδή υπήρχε ένα μεγάλο δέντρο.
Kiraz, bir meyve ağacıdır.Η συκιά είναι ένα οπωροφόρο δέντρο.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Τα δώρα τοποθετούνται κάτω από το δένδρο των Χριστουγέννων και προσφέρονται από τον νεαρότερο σε ηλικία.
Lamarck'ın aksine Darwin, ortak ata ve dallara ayrılan yaşam ağacı fikirlerini ortaya attı.Εν αντιθέσει με τον Λαμάρκ, ο Δαρβίνος πρότεινε κοινή καταγωγή και διακλαδιζόμενο δέντρο της ζωής.
Koka ağacı ^ Aggrawal, Anil.Κ. Μέρτζιου, Η συνθήκη Ενετών-Καλέργη, Κρητ.
Finch bir ağacın arkasından Dillinger'ı takip etmeye devam eder.Ο Φάλσταφ δοκιμάζει να κρυφτεί πίσω από μια κουρτίνα.
Jain tanrıçası Ambika mango ağacı altında oturmuş olarak tasvir edilir..Η θεά των Jain Ambika, παραδοσιακά αναπαρίσταται να κάθεται κάτω από ένα δέντρο μάνγκο.
Hali hazırda köyde ya da civarında tek bir meyve ağacı ya da meyve bahçesi bulunmamaktadır.Δεν φαίνεται ακόμη να είχαν στο χωριό τζαμί ή άλλο χώρο λατρείας.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Μπορούν να καταστρέψουν ολόκληρα το φύλλωμα ενός δέντρου ή και περιοχής δάσους.
Ağacın altındaki bankta kitap okuyan kişi Tom'dur.Ο άνθρωπος που διαβάζει βιβλίο στο παγκάκι που βρίσκεται κάτω από το δέντρο είναι ο Θωμάς.
Bu ağacın adı nedir?Πώς ονομάζεται το δέντρο αυτό;
Sedir ağacı odunundan çözücü ve ultrasonikasyon ile kolayca ekstrakte edilebilir.[7]Μπορεί να εξαχθεί εύκολα από το ξύλο κέδρου με διαλύτη και υπερήχους. [2ο]
1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkân bulunmaktaydı.I 1901 var der 140.000 oliventræer, 400 oliemøller og 700 butikker.
EVRİM AĞACI. ^ "Sık Sorulan Sorular"."Enhedspatent - ofte stillede spørgsmål".
Jon ve Sam yeminlerini yürek ağacının yanında ederken Jon'un ulukurdu, kopmuş bir el getirir.Da Jon og Sam tager deres løfter i nærheden af et hjerte træ, Jons direwolf bringer ham en parteret hånd.
Işık ağacıdır.Træet er lyskrævende.
16. yüzyılda Noel piramidi ve cennet ağacı birleşerek Noel ağacını oluşturdu.I 1500-tallet smeltede julepyramiden og paradistræet sammen til juletræet, som det ses i dag.
Daphne sonsuza dek defne ağacı olarak kalacaktır.Vinderen beholder sin magi for evigt.
Böyle denmesinin sebebi, Valinor’un İki Ağacının ışığını temaşa etmeleriydi.Valarne (guderne) indså at de måtte have Silmarillerne for at genskabe lyset fra De to træer.
Kiraz eriği bahçelerde yetiştirilen popüler bir süs ağacıdır.Rødgranen er et taknemmeligt og nemt træ at dyrke i haven.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.De samme farver går igen i gulvets flisebelægning.
Ayrıca Bodhi ağacı “bilgelik ağacı” olarak sayılır.Kludeegen i Leestrup Skov er et "klogt træ".
Parkta 900 adet farklı palmiye ağacı türü bulunur.I parken vokser der 100 forskellige arter af træer.
Hemen her yerde bir zerdali ağacı görmeniz mümkündür.En stor betonsilo kan ses vidt omkring.
Demirci ocağında yakılan mas (meşe) ağacı da kutsal sayılır.I Maglebrænde Sogn ligger Maglebrænde Kirke.
Yarı gölge ağacıdır.Træet er et skyggetræ.
1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkân bulunmaktaydı.I 1901 var det 140 000 oliventrær, 400 oljemøller og 700 butikker i byen.
Dil aileleri ağaç şeması olarak gösterildikleri için kendilerine dil ağacı da denir.Løvgresshopper (Tettigoniidae) finner vi gjerne klatrende i trær, som navnet forteller.
Makalede ağacın Albay Wiliam Henry Jackson'ın arazisinde yer aldığı belirtilmektedir.Artikkelen forklarte at treet var innenfor eiendommen til William Henry Jackson.
W. H. Jackson aslında ağacın karşısında bulunan Dearing Sokağı'ndaki mülkün sahibiydi.Jackson eide faktisk eiendommen på den andre siden av Dearing Street fra treet.
1825 yılında tüccar Peter Dillon, Erromango adasında sandal ağacı varlığını keşfetti.I 1825 oppdaget handelsmannen Peter Dillon sandeltre på øyen Erromango.
Hayat Ağacı, Terrence Malick tarafından yazılan ve yönetilen 2011 yapımı Amerikan filmidir.The Tree of Life er en amerikansk dramafilm fra 2011 skrevet og regissert av Terrence Malick.
Ateş ağacı tanımı, akrabası olmayan başka ağaç türleri için de kullanılmaktadır.Navnet engfly brukes også på noen arter som tilhører andre, nærtstående slekter.
Yaşam ağacının sahibidir.Eier av Veden hovedgård.

İlgili Sayfalar