ağaçtan ile cümle

ağaçtan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.De kern van de boom is weggerot.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.Alleen het "wegdek" is van hout.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Det vanns av den utvandrade engelsmannen Dr. James Moore, som använde en cykel med solida gummidäck.
Başı yukarıda bir ağaçtan aşağı inebilen tek kedi türüdür.Det är även den enda arten i familjen kattdjur som kan klättra nedför ett träd med huvudet nedåt.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.Здатен «літати» з дерева на дерево.
Bu arazi üzerine ağaçtan bir kilise ve bir ev inşa edilmiştir.На цих землях від збудував замок і місто.
Çarpma tahtası ağaçtan imal edilir.Лопать бити має бути виготовлена з дерева.
Hem düğünlerde çalgı çalar, hem de ağaçtan çanak çömlek yaparmış.Люблять валятися в піску, а також чесати тіло об дерева.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.Перші оранжереї в Кусково були дерев'яні.
Tom ağaçtan bir elma kopardı.Том зірвав яблуко з дерева.
O, ağaçtan düştü.Він упав з дерева.
O, ağaçtan düştü.Вона упала з дерева.
Maymun ağaçtan düştü.Мавпа упала з дерева.
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.Těla byla nalezena ve vzdálenostech 300, 480 a 630 metrů od borovice.
Disk: Diskin gövdesi ağaçtan veya diğer uygun materyalden yapılır.Principem intarzie je dekorativní vykládání dřeva jiným dřevem nebo jiným kontrastním materiálem.
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.Partea căzută a arborelui a fost înlăturată.
En uç durumlarda ise erkeklerin kendilerinden küçük olan rakiplerini ağaçtan indirmeye çalıştıkları görülür.În situații extreme, un mascul poate încerca să îndepărteze un rival mai mic dintr-un copac.
Taştan , çamurdan ve ağaçtan yapılmıştır.Este construită din piatră, cărămidă și lemn.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.Primele biciclete erau din lemn.
Maymunlar bile ağaçtan düşer.Chiar și maimuțele cad din copaci.
Maymunlar bile ağaçtan düşer.Până și maimuțele cad din copaci.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.A korai gyártmányok lóvontatásúak voltak fa kerekekkel.
Elma ağaçtan düştü.Leesett a fáról az alma.
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.Heidät löydettiin toisistaan erillään 300:n, 480:n ja 630:n metrin päässä männystä.
Tom ağaçtan atladı.Tom hyppäsi puusta.
En uç durumlarda ise erkeklerin kendilerinden küçük olan rakiplerini ağaçtan indirmeye çalıştıkları görülür.Στην πρώτη φάση εντοπίζουν το μικρότερο κοπάδι που θα επιτεθούν.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Είναι ένα σχεδόν χωρίς αγκάθια δέντρο.
Yıldırım düşen ağaçtan bir parça alınıp saklanırsa eve kötü ruhların girmesi engellenir.Når du i vrede farer frem, ditt hus bli onde ånders hjem.
Yine aynı ağaçtan elde edilen kinin maddesinin eş biçimlisidir (izomer).Buah dari pohon yang sama umumnya mempunyai ciri-ciri yang serupa.
Surlar içine, ayrıca otağa benzer, ağaçtan köşklerde yapılmıştır.Selain jenis-jenis di atas, terdapat pula beberapa jenis pohon yang ditanam untuk reboisasi.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Kayu mahang tergolong kurang awet.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Người vô địch là James Moore của Anh với chiếc xe đạp gỗ có lốp bằng sắt.
Hem düğünlerde çalgı çalar, hem de ağaçtan çanak çömlek yaparmış.Chiều nào ông cũng bắt sâu, nhổ cỏ cho cây.
Ağaçtan bir dal keserler.樹から樹皮を剥ぐ。
Yine aynı ağaçtan elde edilen kinin maddesinin eş biçimlisidir (izomer).また木幡の回答も逸見と同じものであった。
Hemen tüketemediklerini ise saklamak üzere ağaçtan uzağa taşır.追い詰めると木の上に上った獲物に対し吠え続け、逃げられなくする。
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.初代の橋は木造であった。
Kızlar cüceye yardım etmişler ama bir türlü çıkaramamışlar sakalını ağaçtan.小人は横暴な態度で助けを求め、姉妹は髭を引き抜こうとしたがうまくいかず、結局しらゆきがはさみで髭を切った。
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.其字从艸从人从木。
Eski kampüste bulunan 4,506 ağaçtan 1,000 yeni kampüs içinde yeniden ağaçlandırılacak.전 캠퍼스에 있는 4,506 그루의 나무 중에서 1,000 개가 새로운 캠퍼스로 옮겨진다.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.처음 요새는 나무와 흙으로 만들어졌다.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.우승자는 국외에 살던 영국인 제임스 모어로 쇠로 만든 타이어를 쓰는 목재 자전거를 사용하였다.
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.כמה מהמקדשים בהר ניזוקו.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.Новата сграда е изградена от дърво.
Bu arazi üzerine ağaçtan bir kilise ve bir ev inşa edilmiştir.Първоначално под покрива е имало купол, изграден от дърво.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.В тундрата практически няма едра фауна.
Bu ağaçtan ayrıca cinchonine, cinchonidine ve quinidine elde edilmektedir.Poleg kinina, ki je industrijsko pridobljen, vsebuje tudi chinidin in cinchonidin.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Jas laimėjo anglų emigrantas James Moore kuris važiavo su mediniu dviračiu metalinėmis padangomis.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Krantai beveik ištisai apaugę medžiais.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.Pirmosios riedmušos buvo pagamintos iš medžio.
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanAl ben je het laatstje herfst blaadje dat aan de boom hangt
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanHvis du var det sidste efterårsblad der hang på træet
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanJeżeli będziesz, ostatnim jesiennym listkiem wiszącym na drzewie.
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanJika kau harus menjadi daun musim gugur terakhir yang tergantung di atas pohon
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsan만약 당신이 지난 가을의 나무에 매달린 마지막 잎새가 되어야 한다면
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanOm du skulle vara det sista höstlövet hängandes från trädet
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSe fores a última folha do outono pendurada duma árvore
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSelbst wenn du das letzte Herbstblatt bist, das vom Baum hängt
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSi tu devez être la dernière feuille d'automne encore accrochée à l'arbre
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanЕсли б ты была последним осенним листом на веточке,
İlgili Sayfalar