ağaçların ile cümle

ağaçların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ağaçların boyları kısa ve büyümeleri çok yavaştır.Perdu atau pohon pendek yang tumbuhnya lambat.
Bu ormanlar sarıçam ağaçlarından oluşmaktadır.Makanan mereka berasal dari pepohonan hutan.
Bu ormanlar iğne yapraklı (Çam), Yayvan yapraklı (Meşe), ağaçlarından oluşmaktadır.Chi Vernicia: Vernicia fordii: trẩu trơn, trẩu lùn, tung.
Arkeler rRNA filojenetik ağaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota.Hầu hết các loài dễ nuôi cấy và nghiên cứu đều nằm trong hai ngành chính, Euryarchaeota và Crenarchaeota.
Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim.Bóng cây si già ngả xuống mặt hồ yên ả.
Ağaçların altında yaşar, zararsızdır.Khi còn nằm sâu dưới lòng đất, chúng vô hại.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.魔物の足音を感知して炎が地中を潜り、魔物の足元で噴き上がる。
Cocos Adaları'nın bitki örtüsü Hindistan cevizi ağaçlarından oluşur.コルシカ島のポレンタは、クリの粉から作られる。
Arokaryagiller (Araucariaceae), kozalaklı ağaçların bilinen en eski familyalarındandır.アーケオプテリス(学名: Archaeopteris)は、知られる限り最古の木とされている。
Mezarlıklardaki meyveli ağaçların meyvelerinin yenmesi de helâldir. ^ " ss. 606-607.^ 戦史叢書 『香港・長沙作戦』、602-604頁。
Bir kısmı ağaçların ölü kabuk kısımları içerisinde yaşarlar.しかし、完全に木の洞に依存して生活するものもある。
Küçük galago, ekseri maki'ler gibi ağaçların üzerinde yaşar ve gündüzlerini uyumakla geçirir.他のロリスと同じようにスローロリスは樹上生活者で、夜行性である。
Bu durum, dengeli ikili arama ağaçlarının icadına yol açmıştır.这被用来优化二叉搜索树。
Bu ormanlar sarıçam ağaçlarından oluşmaktadır.這些樹木有助於創建花園結構。
Ayrıca ağaçların hemen altında dört kişilik bir Kore devriyesi olduğunu söylemiştir.據載,炎帝後裔有四支,属于古羌人的四个氏族部落。
Mezarlıklardaki meyveli ağaçların meyvelerinin yenmesi de helâldir. ^ " ss. 606-607.深圳市志·市政建设志. : 607—610.
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.只有磨坊塔保留了原来的高度。
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.乔华二世戰敗,棄城逃入叢林中,後死於叢林裡。
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.그녀는 아이들을 땅의 깊은 구덩이에 숨기고, 거대한 낫을 만들어 아이들에게 몰래 보여준다.
Ağaçların altında yaşar, zararsızdır.그러나 나무에서는 대담하고 재빠르다.
Bu durum ikili arama ağaçlarında geçerli değildir.이 다각성은 상기의 2점으로부터 정다각성은 아니게 된다.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.במהלך הצילומים פגעה סערה קשה באזור, אשר גרמה לעצים ליפול סביבם.
Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.בסוף הקיץ העלים נושרים ומתייבשים.
Kutsal Kitap döneminde, Kudüs, badem, zeytin ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrelenmişti.В библейската епоха Йерусалим е обграден с гори от бадеми, маслини и борове.
Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır.Това отчасти обяснява защо растенията в Арктика са толкова дребни.
Bu durum ikili arama ağaçlarında geçerli değildir.Въпреки това, то не е двоично дърво за търсене.
Lόrellin Gölü'nde ağaçların gölgelediği bir yerde uykuya dalardı.Накрая спрели в сянката на едно дърво да си починат.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.Ed biva ubijen, a Bobby Joe bježi šumu.
Arkeler rRNA filojenetik ağaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota.Do danas je opisano oko 250 vrsta arheja koje su svrstane dva koljena: Euryarchaeota i Crenoarchaeota.
Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır.Između starih stabala koja su dosta rijetka javlja se mlada mješovita šuma.
Bunu yörede bulunan ceviz ağaçlarından almış olmalıdır.Vyrábali ju hrnčiari v obci Ľubietová z hliny, ktorú ťažili v okolí.
Ancak 1971 yılında yaşanan soğuk kış mevsimi meyve ağaçlarının çoğunu kurutmuştur.Najtuhšia zima bola v roku 1929 keď vymrzlo zasiate obilie.
Mezarlıklardaki meyveli ağaçların meyvelerinin yenmesi de helâldir. ^ " ss. 606-607.Kapitola Zelienka obyčajná / Stehlík zelený, s. 604 – 606.
Dişileri yumurtasını çürümüş ağaçların arasına koyarlar.Samičky roháča kladú svoje vajíčka do rozkladajúceho sa dreva.
Hinokitiol (β-thujaplicin), Cupressaceae familyasındaki ağaçların odununda bulunan doğal bir monoterpenoiddir.Hinokitiol (β-thujaplicín) je prírodný monoterpenoid, ktorý je možné nájsť v lesoch stromov rodu Cupressaceae.
İlerleyen bir buzul nedeniyle ölen ağaçların yaşlandırılması.Na koncu pa so nastala v vdolbinah nekdanjega mrtvega ledu današnja mala jezera.
Geceleri yiyecek arayışına çıkar, gündüzleri ise ağaçların dallarında uyuyarak geçirir.Podnevi spi, ponoči pa išče hrano.
Doğal olarak çam ağaçlarından elde edilen reçine %80 kalofan, %20 terebenti yağı içerir.Sveža korenina kave povprečno vsebuje 80% vode.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Lizdas dažniausiai būna ant žemės, kartais medžiuose.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.Medžiai nemeta lapų vienu metu.
Hinokitiol (β-thujaplicin), Cupressaceae familyasındaki ağaçların odununda bulunan doğal bir monoterpenoiddir.Hinokitiols (β-thujaplicin) ir naturāls monoterpenoīds, kas atrodams ciprešu dzimta koku mizā.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu."Kas Jumal on tõesti öelnud, et te ei tohi süüa ühestki rohuaia puust?"
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Püsti on jäänud vaid kõige suuremad hooned.
Moğolistan gibi ağaçların az bulunduğu yerlerde her iki tür de insan yapısı yerlerde yuvalanır.Seal kus puid on napilt, nt Mongoolias, kasutavad mõlemad varblaseliigid pesitsemiseks inimkäte loodud kohti.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Tunde peetakse kõige sagedamini mõne suure puu all.
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.1/4은 14에서 21 사이에
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.1/4 af træerne er mellem 14 og 21 år.
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.الرابع من الأشجار بين 14 و 21
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.もう1/4は21〜33歳で、
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Ada fantastis orang berpakaian bawah pohon dan di kejauhan ada adalah sekilas dari menara benteng.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Bilo je fantastično oblečeni ljudje pod drevesi in v daljavi tam je bil pogled od turrets gradu.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Było fantastycznie ubranych ludzi pod drzewami oraz w odległości nie było dostrzec wieże zamku.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Der var fantastisk klædte mennesker under træerne og i det fjerne der var et glimt af de tårne ​​af et slot.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Det var fantastiskt klädda människor under träden och på avstånd där var en glimt av torn av ett slott.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.나무 아래와 거리를 입고 사람들은 환상적이 있었다가 성의 포탑의 살짝했습니다.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Oli fantastisen pukeutuneita ihmisiä puiden alla ja päässä on oli pilkahdus torneineen linnan.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Tam boli fantasticky oblečených ľudí pod stromy a v diaľke sa Bol to pohľad z veže hradu.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Tam byly fantasticky oblečených lidí pod stromy a v dálce se Byl to pohled z věže hradu.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Tuyệt vời người ăn mặc theo cây và khoảng cách có là một cái nhìn thoáng qua của tháp canh của lâu đài.
Ağaçların altında ve mesafe içinde giyinmiş insanlar fantastik vardı orada bir kale taret bir bakış oldu.Имаше фантастично облечени хора, под дърветата, а в далечината е поглед на кули на замък.

İlgili Sayfalar