ağaçların ile cümle

ağaçların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yuvalar 8 ila 20 m. uzunluğunda yüksek ağaçların tepesinde ve genellikle su kenarındadır.Die Einzelnester werden auf hohen Bäumen in einer Höhe zwischen 8 und 20 m gebaut, meist in Wassernähe.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Unten sind die armen Seelen im Fegefeuer dargestellt, die flehentlich die Hände zum Himmel erheben.
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Wie diese sind sie tagaktiv und ruhen auf Ästen oder in Bäumen.
Ayrıca ağaçların hemen altında dört kişilik bir Kore devriyesi olduğunu söylemiştir.Um einen Baumstamm sind je vier Urnengrabstätten angeordnet.
Tercihen yaşlı ağaçların oyuklarında yuva yaparlar.Ihr solltet die Häuser der Betrübten den Häusern der Fröhlichen vorziehen.
Ancak 1971 yılında yaşanan soğuk kış mevsimi meyve ağaçlarının çoğunu kurutmuştur.Im strengen Winter 1771 froren alle Maulbeerbäume aus.
Bu kütüphanedeki tüm kitaplar ise ormanın ağaçlarından oluşturulmuştur.Das Holz für die Kirche stammte aus den Wäldern der Umgebung.
Ağaçların ekildiği mevsim ilkbahardır.Le printemps est la saison pour planter les arbres.
Kadir gecelerinde ise suların durduğuna ve ağaçların secdeye gittiğine inanılır.Et dans la nuit ils vivent dans l'eau, et le jour à la surface, dans les rochers et les grottes.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.Bobby Joe tente de s'échapper mais est attaqué et tué par les arbres démoniaques.
Unter den Linden ("Ihlamur ağaçlarının altı") Almanya başkenti Berlin'in Mitte ilçesinde bir bulvar.Unter den Linden (« sous les tilleuls ») est une célèbre avenue de la ville de Berlin.
Akşamları bütün sürü hep aynı ağaçların üzerine geri dönüp orada geceyi geçirir.La nuit, tout le troupeau est remis en liberté.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Ils roulent sur le lit granulaire, rebondissent en arrachant d'autres grains.
Ağaçların altında yaşar, zararsızdır.Les dégâts causés aux arbres sont insignifiants.
Ancak bu ağaçlar orman ağaçlarına nispeten sıcağa ve soğuğa daha dayanıklıdır.Les arbres résistent ainsi mieux aux sécheresses et à la chaleur.
Ağaçların Özal Hayatı.Économiser les arbres.
Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.Los días y las noches son cada vez más fríos. Las hojas de los árboles pronto serán rojas y amarillas.
Bu bahçe, ağaçların ölmesini önlemek için her yıl budanır.Este jardín es ajustado cada año para prevenir la muerte de los árboles.
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı.Para los primeros celtas algunos árboles eran considerados sagrados.
Fındık ağaçlarının yanı sıra kısa boylu çalılıklar da görülür.Junto a sus huesos han aparecido restos de oveja muy joven.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.Bobby Joe intenta escapar, pero es atacada por los árboles, siendo arrastrada hasta su muerte.
(Türkçe: "Ağaçların orada!«Turismo entre árboles».
Bu ormanlar iğne yapraklı (Çam), Yayvan yapraklı (Meşe), ağaçlarından oluşmaktadır.Frutos con valvas oblongo-ovales, cubiertos de pelos.
Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.En otoño, las hojas amarillean y caen del árbol.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.Los siervos del amo se acercaron a decirle: "Señor, ¿no sembraste semilla buena en tu campo?
Bunda en önemli etken bu ağaçların dayanıklı ve kolay bulunur nitelikte olmasıdır.L'obiettivo è comunque sempre quello di ottenere un albero piccolo e preciso.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante le riprese, una violenta tempesta ha colpito, causando cadute degli alberi.
Toro Negro ve Carite küçük ağaçlarının bulunduğu bölgeler hakkında ise az bilgi bulunmaktadır.Riguardo alle foreste degli elfi di Toro Negro e di Carite non abbiamo ancora dati precisi.
Köy adını bünyesindeki meyve ağaçlarından almaktadır.Deve il nome ai frutti degli alberi della sua riva.
Ağaçların yaşı bir hayli farklılık göstermektedir.L'età dei lettori è assai varia.
Vadinin yaklaşık % 70’i ormanlar ve meyve ağaçlarından oluşur.Più del 90% del territorio era coperto da foreste di querce e faggi.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Цветам и деревьям нужны чистый воздух и свежая вода.
Bahçedeki ağaçların yaprakları tamamen kızardı.Листья деревьев в саду полностью покраснели.
Ağaçların hep kuzeye bakan yanı yosun tutacak diye bir şey yok.Мох на деревьях не всегда растёт с северной стороны.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.И сказал змей жене: подлинно ли сказал Бог: не ешьте ни от какого дерева в раю?
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı.Древние кельты считали божественными некоторые деревья.
Ancak, saldırı ağaçlarının kullanımı sadece bilgi sistemlerinin analizi ile sınırlı değildir.Однако их использование не ограничивается анализом обычных информационных систем.
Bu ağaçların yapraklarını taşıyan dalsız gövdeleri vardır .Повсюду в нём находятся рощи деревьев, исполняющих желания.
Ağaçların ve işlenmiş toprakların suni sulamaya ihtiyacı yoktur...Отчаянные попытки найти елку и угощения бесполезны.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Кормятся в основном на деревьях, иногда на земле.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Эти попугайчики стремительны в полёте и изящны в движениях, хорошо ходят по земле и лазают по деревьям.
Yuvalar 8 ila 20 m. uzunluğunda yüksek ağaçların tepesinde ve genellikle su kenarındadır.Отдельные гнёзда строит на высоких деревьях на высоте от 8 до 20 м, чаще вблизи воды.
Tercihen yaşlı ağaçların oyuklarında yuva yaparlar.Гнездятся в дуплах старых деревьев.
Sonra çitler ve çam ağaçlarından barikatlarla koruma altına alındı.وكان في وقت لاحق تمت إحاطته بأسوار وحواجز من أشجار الصنوبر.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.وعندما تحاول بوبي جو الهرب لكنها تتعرض لهجوم من قبل الأشجار الشيطانية وتقتلها.
Ormanların gençleştirilmesinde ağaçların kütükler oluşturularak kesilmesnin büyük önemi vardır.مناطق الغابات التي يُحرم فيها قطع الأشجار.
Bitki liflerinden ördüğü yuvasını ağaçların çatallı dallarının arasına kurar.تعهيش منفردة في حجرها الذي تحفره بين جذور الأشجار.
Ağaçların boyları kısa ve büyümeleri çok yavaştır.وتنمو الشجرة ببطء ولها جذع قصير جدا.
Türkiye'de badem ağaçlarında %40 oranında bulunurlar.ويوجد بمعتمدية سبيبة 40 بالمائة من أشجار التفاح على المستوى الوطني.
Bu bahçe, ağaçların ölmesini önlemek için her yıl budanır.Este jardim é aparado todo ano prevenindo a morte das árvores.
İki ağaç da çeşitli ulusal yayınlarda yer almıştır ve ağaçların bulunduğu alan bir kent simgesi olmuştur.Ambas as árvores apareceram em numerosas publicações nacionais, e é um marco local.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante as filmagens, ocorreu uma forte tempestade, derrubando árvores em torno deles.
Ağaçların Özal Hayatı.Salve as árvores.
Mezarlıklardaki meyveli ağaçların meyvelerinin yenmesi de helâldir. ^ " ss. 606-607.CONTACTOS Filarmónica de Covões – Rua do Cemitério – 3060-284 Covões Tel.
Kutsal Kitap döneminde, Kudüs, badem, zeytin ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrelenmişti.Nos tempos bíblicos, Jerusalém foi cercada por florestas de amêndoa, azeitona e pinheiros.
Bu ormanlar sarıçam ağaçlarından oluşmaktadır.Esta Orquídea cresce sobre árvores.
Bu ağaçlar daha sonra aşılanarak fıstık ağaçlarına dönüştürülmüştür.Esses insetos são colados depois nos seus trabalhos de cerâmica.
Unter den Linden ("Ihlamur ağaçlarının altı") Almanya başkenti Berlin'in Mitte ilçesinde bir bulvar.Unter den Linden (Nederlands: Onder de Linden) is een van de bekendste lanen in de Duitse hoofdstad Berlijn.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.Bobby Joe vlucht het bos in, maar wordt daar aangevallen door levende bomen die haar vierendelen.
Kısa boylu bitkilerin üzerinde, ayrıca dal ve ağaçların yere yakın dalları üzerinde bulunurlar.Je hoort in zwak (maan)licht huizen en bomen langs de weg te kunnen zien.

İlgili Sayfalar