ağaçların ile cümle
ağaçların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İklim, bitkilerin ve ağaçların büyümesini etkiledi.The climate affected the growth of trees and plants.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Biz ağaçların arasında yürüdük.We walked among the trees.
Elma ağaçlarının tohumdan yetiştiklerini bilmiyordum.I didn't know apple trees grow from seeds.
Kuşlar ağaçların arasında ötüşüyorlardı.Birds were singing among the trees.
Bahçedeki ağaçların yaprakları tamamen kızardı.The leaves of the trees in the garden have turned completely red.
Onlar meyve ağaçlarına ilaç püskürtüyorlar.They are spraying the fruit trees.
Onlar ağaçların arasındaki şu evde yaşarlar.They live in that house among the trees.
Biz ağaçların üzerindeki kuleyi görebiliyoruz.We can see the tower above the trees.
Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.The leaves of the trees turn yellow in fall.
Ağaçların yaprakları sonbaharda kırmızılaşır.The leaves of the trees turn red in the fall.
Ağaçların yaprakları kızarmaya başladı.The leaves of the trees began to turn red.
Kiraz ağaçlarının altında ölü bedenler var.There are dead bodies under the cherry trees!
Onlar ağaçların arkasından İngilizlere ateş etti.They shot at the British from behind trees.
Sen ağaçların arkasındaki ormanı göremiyorsun.You can't see the forest behind the trees.
Ayılar sık sık sırtlarını ağaçların kabuğunda kaşırlar.Bears often scratch their backs on the bark of trees.
Tom elma ağaçlarının tohumlarından yetiştiğini bilmiyordu.Tom didn't know apple trees grow from seeds.
Ağaçların büyük bir sembolik korusu olabilir mi?Might it happen to be a large symbolic grove of trees?
Ağaçların arasında bir adam görüyorum.I see a man between the trees.
Güçlü bir rüzgar ağaçların yapraklarını döktü.A strong wind stripped the trees of their leaves.
Çiftler baş harflerini meşe ağaçlarına kazıdılar.The couples carved their initials in oak trees.
O, çam ağaçlarının kokusunu sever.She likes the smell of pine trees.
Burada ağaçların hepsi insanlar tarafından kesildi.The trees here were all cut down by people.
Armut ağaçlarını buduyorum.I am pruning the pear trees.
O, palmiye ağaçlarını nasıl dikeceğini bilir.He knows how to plant palm trees.
Kütüphanenin önündeki ağaçların altında öğle yemeklerini yiyen bazı adamlar vardı.There were some men eating their lunches under the trees in front of the library.
Köy o ağaçların ötesinde.The village is beyond those trees.
Ağaçların ardında bir ev var.There's a house behind the trees.
Ben ağaçların içinde rüzgarı duyabilirim.I can hear the wind in the trees.
Onların ağaçlarını dikmiyorum.I'm not planting their trees.
Alman Alpleri'nde ağaçların bittiği yer yaklaşık 1800 metre yükseklikte yer almaktadır.The treeline in the German alps lies at an elevation of about 1800 meters.
Tom ağaçların içinde kayboldu.Tom disappeared into the trees.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and water.
Benim sevgilim bahçesine gelsin ve elma ağaçlarının meyvesini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat the fruit of his apple trees.
Ağaçların rüzgarda nasıl sallandığına bak.Look how the trees sway in that wind.
Huş ağaçlarının beyaz kabuğu var.Birch trees have white bark.
Kaysılar kaysı ağaçlarından gelir.Apricots come from apricot trees.
Limonlar limon ağaçlarında ve portakallar portakal ağaçlarında büyürler.Lemons grow on lemon trees and oranges on orange trees.
Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.Northern flying squirrels nest inside trees.
Spagettinin spagetti ağaçlarında yetiştiğini biliyor muydun?Did you know that spaghetti grows on spaghetti trees?
Birkaç güzel kuş, ağaçların üzerinde uçuyor.Some beautiful birds fly above the trees.
Limon ağaçlarının arasında yürürüz.We walk among the lemon trees.
Ağaçların yaprakları sonbaharda sararır.The leaves of the trees turn yellow in the fall.
Bu ağaçların tohumları sarıdır.The seeds of these trees are yellow.
Turist, arabayla çiçek açan meyve ağaçlarının önünden geçti.The tourists drove past blooming fruit trees.
Küçük bir orman deresi yosun kaplı ağaçların arasında akıyordu.A small forest brook flowed between the moss-covered trees.
Botanikçi dikkatle ağaçların morfolojik özellikleri kaydetti.The botanist carefully recorded the morphological characteristics of the trees.
Lastik, kauçuk ağaçlarından elde edilir.Rubber is extracted from rubber trees.
Lateks, kauçuk ağaçlarından gelen doğal bir maddedir.Latex is a natural ingredient that comes from rubber trees.
Ağaçların arkasında bir adam görüyorum.I see a man behind the trees.
Onlar kestane ağaçlarının gölgesinde oturuyorlar.They're sitting in the shade of the chestnut trees.
Arazinizdeki ağaçların kaç tanesi meyve ağaçlarıdır?How many of the trees on your property are fruit trees?
Tom'a ağaçlarını onun için keseceğimi söyle.Tell Tom that I'll prune his trees for him.
Bu ağaçların kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?How old do you think those trees are?
Bu bahçe, ağaçların ölmesini önlemek için her yıl budanır.This garden is trimmed every year to prevent the trees from dying.
Bazı ağaçların cinsi bu tür bir analiz için diğerlerine göre daha uygundur.In addition, some genera of trees are more suitable than others for this type of analysis.
Bambu Kantonlu için yeni yıl ağaçlarından sadece biri, diğerleri mandalina ve şeftalidir.Bamboo is just one of the new year trees for the Cantonese, the others being mandarin and peach.
Kadir gecelerinde ise suların durduğuna ve ağaçların secdeye gittiğine inanılır.At night, the Cushing was boarded and the crew placed below decks.
Ta ki Yahudiler kaya ve ağaçların arkasına saklanana dek.The Jews will hide behind stones or trees.
Ancak, saldırı ağaçlarının kullanımı sadece bilgi sistemlerinin analizi ile sınırlı değildir.However, their use is not restricted to the analysis of conventional information systems.