ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Rispose la donna al serpente: «Dei frutti degli alberi del giardino noi possiamo mangiare
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Και ειπεν η γυνη προς τον οφιν, Απο του καρπου των δενδρων του παραδεισου δυναμεθα να φαγωμεν
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Жената рече на змията: От плода на градинските дървета можем да ядем;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,И сказала жена змею: плоды с дерев мы можем есть,
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,ותאמר האשה אל הנחש מפרי עץ הגן נאכל׃
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,فقالت المرأة للحيّة من ثمر شجر الجنة نأكل.
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,女 人 對 蛇 說 、 園 中 樹 上 的 果 子 我 們 可 以 喫
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,女人 對 蛇說 、 園中樹 上 的 果子 我 們 可以 喫
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Bà nói chuyện với phụ nữ, và giải thích rằng đất đai ở đây rất cằn cỗi. vì họ đã cắt và bán hết cây cối.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Beszél a nőkkel, és elmagyarázza, hogy a föld azért terméketlen, mert kivágták és eladták a fákat.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Ella habla con las mujeres, y les explica que la tierra está árida porque han cortado y vendido los árboles.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Fala com as mulheres, e explica que a terra está árida porque cortaram e venderam as árvores.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hon talar med kvinnorna och förklarar att jorden är ofruktbar eftersom de har huggit ner och sålt alla träd.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hun taler med kvinderne og forklarer at jorden er ufrugtbar, fordi de har fældet og solgt træerne.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.그녀는 그곳 여성들에게, 나무를 너무 많이 베어 팔아서 땅이 불모지가 되었다고 설명했습니다.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Mluvila se ženami a vysvětlila jim, že půda je neúrodná, protože se pokácely a prodaly stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Parla con le donne e spiega che la terra è sterile perché hanno tagliato e venduto gli alberi.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Rozprávala sa so ženami a vysvetľovala im, že pôda je neúrodná, pretože vyťali a predali stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Vorbeste cu femeile si le explica ca pamantul este sterp pentru ca au taiat si vandut copacii.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Μιλά με τις γυναίκες και εξηγεί ότι η γη είναι άγονη επειδή έκοψαν και πούλησαν τα δέντρα.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Вона говорить з жінками та пояснює, що земля неродюча, бо дерева вирубали та продали.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Тя говори с жените, обяснявам им, че земята не ражда, защото са изсекли и продали дърветата.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.משוחחת עם הנשים ומסבירה שהאדמה לא פוריה כי כרתו ומכרו את כל העצים.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.وتحدثت مع النساء، لتشرح لهن بأن الأرض قاحلة لأنهم قطعوا الأشجار وباعوها
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.女たちに説明しました そして植樹をしてもらい時間をかけて
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Der König Salomo ließ sich eine Sänfte machen von Holz aus Libanon.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.El rey Salomón se hizo una carroza de madera del Líbano
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.En bæreseng gjorde kong Salomo sig av Libanons trær.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.En praktbår är det som konung Salomo har låtit göra åt sig av virke från Libanon.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Hálóágyat csinált magának Salamon király a Libánus fáiból.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Împăratul Solomon şi -a făcut această pataşcă din lemn din Liban.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.솔로몬왕이 레바논 나무로 자기의 연을 만들었는데
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Kong Salomo laved sig en Bærekarm af Træ fra Libanon,
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Koning Salomo heeft voor zichzelf een draagkoets laten maken van hout uit de bossen van Libanon.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Kuningas Salomo teetti itsellensä kantotuolin Libanonin puista.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Le roi Salomon s`est fait une litière De bois du Liban.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Nosidlo si spravil kráľ Šalamún z dreva Libanona.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Nosilnico krasno si je napravil kralj Salomon iz lesa libanonskega.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.O rei Salomão fez para si um palanquim de madeira do Líbano.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Pałac sobie król Salomon wystawił z drzewa Libańskiego.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Salomo membuatkan dirinya sebuah tandu, dari kayu yang paling bermutu
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Schranu vystavěl sobě král Šalomoun z dříví Libánského,
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Un baldacchino s'è fatto il re Salomone, con legno del Libano
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Vua Sa - lô-môn làm cho mình một cái kiệu bằng gỗ Li-ban .
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Vua Sa-lô-môn làm cho mình một cái kiệu bằng gỗ Li-ban.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Ο βασιλευς Σολομων εκαμεν εις εαυτον φορειον εκ ξυλων του Λιβανου
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Носильный одр сделал себе царь Соломон из деревЛиванских;
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Цар Соломон си направи носилка От ливанско дърво:
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.אפריון עשה לו המלך שלמה מעצי הלבנון׃
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.الملك سليمان عمل لنفسه تختا من خشب لبنان.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.所 羅 門 王 用 利 巴 嫩 木 、 為 自 己 製 造 一 乘 華 轎
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.所羅門 王用利 巴嫩木 、 為自己 製造 一 乘 華轎
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;aj na všetky cedry Libanona, vysoké a povznesené, i na všetky duby Bázana,
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;auch über alle hohen und erhabenen Zedern auf dem Libanon und über alle Eichen in Basan;
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;både over alle Libanons sedrer, de høie og ophøiede, og over alle Basans eker
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;contra todos os cedros do Líbano, altos e sublimes; e contra todos os carvalhos de Basã;
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;Contre tous les cèdres du Liban, hauts et élevés, Et contre tous les chênes de Basan;
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;contro tutti i cedri del Libano alti ed elevati, contro tutte le querce del Basan
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;De hoge ceders van de Libanon en de machtige eiken van Basan zullen zich buigen.
Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;És Libánon minden czédrusai ellen, a melyek magasak és felemelkedettek, s Básánnak minden tölgyfái ellen;