ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İki milyondan fazla kişi ağaçları kesti.Но над два милиона души рязаха дървета.
İki milyondan fazla kişi ağaçları kesti.מעל ל-2 מיליון אנשים חטבו עצים,
İki milyondan fazla kişi ağaçları kesti.ولكن تخيلوا وجود 2 مليون شخص يرغبون بقطع الأشجار.
İki milyondan fazla kişi ağaçları kesti.甚大な森林破壊となり
İlk seferinde, Noel ışıklarını takip etmişti, New York şehrinin ağaçlarına kadar.Alla sua prima uscita, seguì le luci di Natale che punteggiavano le strade di New York.
İlk seferinde, Noel ışıklarını takip etmişti, New York şehrinin ağaçlarına kadar.Das erste Mal draußen folgte er den Weihnachtslichtern, die ihren Weg durch die Bäume von New York leuchteten.
İlk seferinde, Noel ışıklarını takip etmişti, New York şehrinin ağaçlarına kadar.En si primera salida, él siguió las luces de navidad, a través de los arboles de la ciudad de Nueva York.
İlk seferinde, Noel ışıklarını takip etmişti, New York şehrinin ağaçlarına kadar.Första gången han gick ut följde han juleljusen som prickade sig genom träden i New York City.
İlk seferinde, Noel ışıklarını takip etmişti, New York şehrinin ağaçlarına kadar.Prima oară, a urmat luminile de Crăciun înşirate de-a lungul copacilor din New York.
İlk seferinde, Noel ışıklarını takip etmişti, New York şehrinin ağaçlarına kadar.Sa première sortie, il a suivi les lumières de Noël, qui parsemaient les arbres de New York.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Dostaje się ludzkie płuca, drzewa akacjowe, paprocie, otrzymuje się te piękne, naturalne formy.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.I polmoni umani, le acacie, le felci, queste bellissime forme naturali.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Je krijgt menselijke longen, acaciabomen, varens, je krijgt deze mooie natuurlijke vormen.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Man erhält menschliche Lungen, Akazienbäume, Farne, man erhält diese schönen, natürlichen Formen.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Megkapjuk az emberi tüdőt, az akáciát, a páfrányt, ezeket a gyönyörű természeti formákat.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Obtemos os pulmões humanos, as acácias, os fetos, obtemos estas lindíssimas formas naturais.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Obtienes los pulmones humanos, obtienes acacias, obtienes helechos, obtienes estas hermosas formas naturales.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Obţii plămînii umani, obţii arborii acacia, obţii ferigi, obţii aceste minunate forme naturale.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.On obtient les poumons humains, les acacias, les fougères, on obtient ces magnifiques formes naturelles.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Προκύπτουν οι ανθρώπινοι πνεύμονες, δέντρα ακακίας, φτέρες, προκύπτουν αυτές οι πανέμορφες φυσικές μορφές.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.Так можно получить человеческие лёгкие, акации, папоротники, все эти красивые природные формы.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..인간의 폐조직, 아카시아 나무, 고사리등과 같은
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..Man får menneskets lunger, man får akacietræer, man får bregner, -
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..ניתן לקבל ריאות אנושיות, עצי שיטה ושרכים.
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..يمكنك الحصول على رئتي انسان, أو شجرة أكاسيا, أو نبات السرخس,
İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları..美しい自然の形を描けるのです
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Az emberi társadalom kénytelen voltam varázsolni a volt lakók ezen erdők.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Bagi masyarakat manusia saya berkewajiban untuk menyulap up mantan penghuni dari hutan ini.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Dla społeczeństwa ludzkiego musiałem wyczarować do dawnych właścicieli tych lasów.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.För det mänskliga samhället var jag tvungen att trolla upp den tidigare åkande i de här skogarna.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.For det menneskelige samfund var jeg nødt til at fremtrylle op de tidligere beboere af disse skove.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Für die menschliche Gesellschaft war ich gezwungen, zaubern bis die ehemaligen Bewohner dieser Wälder.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Ihmisyhteisöön jouduin manata asti entisen asukkaat näistä Woods.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Para a sociedade humana, fui obrigado a conjurar o ex-ocupantes desses bosques.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Para la sociedad humana que se vio obligado a evocar a los antiguos ocupantes de estas maderas.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Pentru societatea umană am fost obligat să conjure până ocupanţilor fostul aceste păduri.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Pre ľudskú spoločnosť som bol nútený vyvolávať do bývalej obyvateľov týchto lesoch.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Pro lidskou společnost jsem byl nucen vyvolávat do bývalé obyvatele těchto lesích.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Voor de menselijke samenleving was ik verplicht om toveren de voormalige bewoners van deze bossen.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Za človeški družbi sem bil dolžan to pričarati up nekdanji potniki v teh gozdovih.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.Για την ανθρώπινη κοινωνία ήμουν υποχρεωμένος να ενσκήψει μέχρι την πρώην επιβαίνοντες αυτά τα δάση.
Insan toplumu için hokkabaz zorunda kaldı Bu ağaçların eski işgalcilere kadar.За човешкото общество е длъжен да апелирам на бившия обитателите на тези гори.
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Da sprach das Weib zu der Schlange: Wir essen von den Früchten der Bäume im Garten;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,És monda az asszony a kígyónak: A kert fáinak gyümölcsébõl ehetünk;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Femeia a răspuns şarpelui: ,,Putem să mîncăm din rodul tuturor pomilor din grădină.``
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,In žena odgovori kači: Od sadu drevja s tega vrta uživava;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,I řekla žena hadu: Ovoce stromů rajských jíme;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,I rzekła niewiasta do węża: Z owocu drzewa sadu tego pożywamy;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,"Kami boleh makan buah-buahan dari setiap pohon di dalam taman ini," jawab perempuan itu
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,여자가 뱀에게 말하되 동산 나무의 실과를 우리가 먹을 수 있으나
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Kvinden svarede: "Vi har Lov at spise af Frugten på Havens Træer;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Kvinnan svarade ormen: »Vi få äta av frukten på de andra träden i lustgården,
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,La femme répondit au serpent: Nous mangeons du fruit des arbres du jardin.
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,La mujer respondió a la serpiente: --Podemos comer del fruto de los árboles del jardín
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Na to povedala žena hadovi: Z ovocia rajských stromov jeme.
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Người nữ đáp rằng : Chúng_ta được ăn_trái các cây trong vườn ,
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Người nữ đáp rằng: Chúng ta được ăn trái các cây trong vườn,
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Niin vaimo vastasi käärmeelle: "Me saamme syödä muiden puiden hedelmiä paratiisissa,
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Og kvinnen sa til slangen: Vi kan ete av frukten på trærne i haven;
Kadın, ‹‹Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz›› diye yanıtladı,Respondeu a mulher � serpente: Do fruto das árvores do jardim podemos comer,