ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Все дерева твои и плоды земли твоей погубит ржавчина.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Всичките ти дървета и плода на земята ти, щурецът ще ги пояде.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.כל עצך ופרי אדמתך יירש הצלצל׃
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.جميع اشجارك واثمار ارضك يتولاه الصرصر.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.你 所 有 的 樹 木 、 和 你 地 裡 的 出 產 、 必 被 蝗 蟲 所 喫
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.你 所有 的 樹木 、 和 你 地裡 的 出產 、 必被 蝗蟲 所 喫
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;couper ou endommager les arbres vivants
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;fälla eller skada växande träd
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;kaataa tai vahingoittaa kasvavia puita;
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;Recoger árboles secos o caídos, ramas, musgo o similares en terrenos de propiedad ajena sin permiso.
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;рубить или повреждать растущие деревья;
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;قطع أو تخريب الأشجار التي في مرحلة النمو
Büyüyen ağaçları deviremez veya zarar veremezsiniz;未经许可,从他人拥有的土地上收集枯木、倒塌的树木、树枝或苔藓等。
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Ada jumlah mawar standar yang telah begitu menyebar cabang-cabang mereka bahwa mereka seperti pohon kecil.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Ci sono stati i numeri di rose standard, che aveva così diffondere i loro rami che erano come alberelli.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Có số lượng hoa hồng tiêu chuẩn đã lan rộng chi nhánh của họ rằng họ đã như cây nhỏ.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Der var antallet af standard roser, som havde så bredte deres grene, at de var som små træer.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Det fanns fler vanliga rosor som så hade spridit sina grenar att de var som små träd.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Er waren nummers van stamrozen, die zo had spreiden hun takken die ze als kleine bomen.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Es wurden Zahlen von Standard-Rosen, die so ihre Äste ausgebreitet hatte, dass sie wie kleine Bäume.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Havia números de rosas padrão que tanto espalhou seus galhos que estavam como pequenas árvores.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Hubo un número de rosas estándar que se había extendido tanto sus ramas que se como pequeños árboles.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Je bilo število standardnih vrtnic, ki se je tako razširila svoje podružnice, ki so bili kot majhni drevesa.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.그래서 그들은 자기들이 그들의 지점을 퍼집니다 표준 장미의 숫자가 있었는데
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Oli määrä standardi ruusuja, joka oli niin levinnyt niiden oksat, että he olivat kuin pieniä puita.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Tam bol množstvo štandardných ruží, ktorá tak rozšírila svoje pobočky, ktoré boli ako malé stromčeky.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Tam byl množství standardních růží, která tak rozšířila své pobočky, které byly jako malé stromky.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Voltak számú szabvány rózsa, amely annyira elterjedt, hogy ágakat, hogy ők mint a kis fák.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.Існували числа стандартних троянд, які так поширенню їх філій, що вони були як маленькі дерева.
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.היו מספרים ורדים סטנדרטי אשר התפשט כל כך סניפים שלהם כי הם
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.كانت هناك أعداد قياسية من الورود التي انتشرت فروعها حتى أنهم كانوا
Bu yüzden olduğunu şubeleri yayıldı standart gül numaraları vardı küçük ağaçları gibi.少し木が好きです。
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.A háztetők vagy bambuszerdők mint helyszínek mostanában népszerűek.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Di atap rumah, hutan bambu hal seperti itu sedang trend
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Les toits et les bosquets sont à la mode ces temps-ci.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Như mái nhà hoặc là rừng hoang, những nơi đó bây giờ rất thịnh hành.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Střechy nebo bambusový háj, takovéhle věci teď letí.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Techos y arboledas de bambú parecen ser la tendencia actual, verás.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Terrazzi o foreste di bambų vanno di moda adesso.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Vezi tu, acoperisurile si plantatiile de bambus sunt tendinta actuala.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.- Покриви и бамбукови гори. Това е модерно сега.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Сейчас модно снимать на крыше или в бамбуковом лесу.
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.Това е модерно сега. - Бамбукови гори?
Çatılar ya da bambu ağaçları gibi yerler şimdi moda.أسطح المنازل و فوق الأشجار, هذه الأشياء مشهورة هذه الأيام
Çiçekler açtı, güneş çıktı. Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları. Çiçek açmaya başladılar.Și există un loc în creierul nostru unde poate fi găsit?
Çimenleri kesip otları yakacaktım. Ağaçları budayacaktım.Η παρουσία μου εδώ πρέπει να σου είναι βάρος.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.Aan de top ontvouwen de bomen zich in platformachtige gebieden.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.Drzewa te tworzą platformy na szczycie.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.E poi gli alberi tendono in cima ad allargarsi in una specie di piattaforma.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.És akkor a fák gyakran egy platformszerű területben törnek ki a tetejükön.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.그리고 나무들은 꼭대기로 갈수록 벌어져서 꼭대기 부분은 평평한 모양이 됩니다.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.Maria est assise sur l'une d'entre elles.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.Maria sitzt hier auf einer.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.Sau đó cây sẽ xòe tán ra dạng vòm ở đỉnh
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.Și apoi copacii tind să se extindă înafară pe secțiuni asemănătoare unor platforme.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.А после дърветата се разширяват в подобни на платформи зони на върха.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.А потом деревья обычно расширяются кверху, создавая участки в виде платформы.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.ואז העצים נוטים להתרחב לאזורים דמויי משטחים לקראת החלק העליון.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.وكذلك الأشجار تميل إلى التوسع إلى مساحات تشبه المنصات في القمة.
Çok geçmeden, ağaçların bir düzlük üzerinde gittikçe genişleyerek uzandığını görüyorsunuz.マリアが頂上に座っています