ağaçları ile cümle

ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bulunulan dalı değiştir veya çalışma ağaçlarını onar.Extraire une branche ou des chemins vers l'arborescence de travail.
Bulunulan dalı değiştir veya çalışma ağaçlarını onar.Перемикає на гілку чи шлях до робочої директорії.
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Acestea nu sunt rădăcinile epifitelor, ci sunt rădăcini care ies din trunchiul şi braţele arborilor-gazdă.
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Dit zijn geen epifyt-wortels maar wortels die ontspruiten aan de stam en tak van de gastheer-bomen zelf.
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Nie są to korzenie epifitów, to korzenie, które wyłaniają się z pnia i gałęzi samych drzew-żywicieli.
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Non sono radici di epifite, sono radici che emergono dal fusto e dai rami degli stessi alberi ospite.
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Това не са епифитни корени - това са корени, излизащи от самия дънер и клон на самите дървета-гостоприемници.
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Это не корни эпифитов, это корни, вырастающие из ствола и ветвей самих несущих деревьев.
Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Es sind Wurzeln, die aus dem Stamm und den Zweigen der Baumwirte selbst austreten.
Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.숙주나무의 줄기와 가지 자체에서 나온 뿌리에요
Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.אלא שורשים שמקורם בגזעים ובענפים של העצים המארחים עצמם.
Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.هذه هي الجذور التي تخرج من جذع وفرع من فروع الأشجار المضيفة نفسها.
Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.つまり、着生植物は住み着く木に貢献をし
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.많은 이끼류들이 나무위에 붙어 있네요.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Molte specie di muschio, e ogni sorta di licheni che ricoprono tutto l'albero.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Multe specii de mușchi și apoi tot felul de licheni care acoperă copacii de jur împrejur.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Nhiều loài rêu, tất cả địa y bám đầy các cây
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Sok féle moha, és mindenféle zuzmók borítják be a fát.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Veel soorten mos, en allerlei soorten korstmos die de boom bedekken.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Widać mchy i porosty obrastające drzewo.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Многие виды мхов и всевозможные лишайники просто облепливают дерево.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Много видове мъхове и всякакви видове лишеи просто покриват дървото.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.מינים רבים של טחב, וגם סוגי חזזית פשוט דבוקים לעץ.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.العديد من أصناف الطحالب، وثم كل أنواع الأشنات المنحصر دورها في تجصيص الشجرة.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.木の頂上近くに来ると落ちる気がしなくなります
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Ce n'est pas seulement une chose qui aide les arbres, mais qui relie les gens et les pays ensemble.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Es ist nicht nur etwas, dass Bäume unterstützt, sondern etwas, das Menschen und Länder verbindet.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.É uma coisa que sustenta árvores, e também une pessoas e países.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Het is niet enkel een ondersteuning voor bomen, maar iets dat mensen en landen samen bindt.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.이 구조물은 단지 나무만 지탱하는 것이 아니라 사람, 그리고 여러 국가들을 함께 연결하는 것입니다.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Nie tylko wspiera on drzewa, ale także łączy ludzi i kraje.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Nó không chỉ chống đỡ cho cây cối, mà còn giúp kết nối nhiều người và nhiều quốc gia lại với nhau.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Non è solo una cosa per sostenere gli alberi, ma anche qualcosa che unisce le persone e le nazioni.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.No sólo es un soporte para los árboles, sino algo que conecta a las personas y a los países.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Nu este numai ceva care susţine copacii, ci este ceva care conectează oamenii şi naţiunile.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Δεν είναι μόνο κάτι που υποστηρίζει τα δέντρα, αλλά κάτι που ενώνει ανθρώπους και χώρες.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.Това е не само нещо, което подкрепя дърветата, но и нещо, което свързва хора и страни заедно.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.זה לא רק משהו שתומך בעצים, אלא משהו שמחבר אנשים ומדינות ביחד.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.إنها ليست شيئًا يدعم الأشجار فقط ولكنه شيئًا يصل الأشخاص والدول ببعضها البعض.
Bu sadece ağaçları destekleyen bir şey değil, aynı zamanda insanları ülkeleri bağlayan bir şey.人々と国を一つにつなぎ止めるものです 最後にこの構造のアニメーションをご覧に入れ、
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alla dina träd och din marks frukt skall ohyra taga i besittning.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alle deine Bäume und Früchte deines Landes wird das Ungeziefer fressen.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alle dine Træer og dit Lands Afgrøde skal Insekterne bemægtige sig.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Alle dine trær og din jords frukt skal gresshoppen ta i eie.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Con rầy sẽ ăn hết cây cối và thổ sản của ngươi.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Con rầy sẽ ăn hết cây_cối và thổ_sản của ngươi .
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.De sprinkhanen zullen uw bomen en vruchten vernietigen.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.네 모든 나무와 토지 소산은 메뚜기가 먹을 것이며
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.La langosta tomará posesión de toda tu arboleda y del fruto de tu tierra
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Les insectes prendront possession de tous tes arbres et du fruit de ton sol.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Minden fádat és földednek minden gyümölcsét megemészti a sáska.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Omizile îţi vor mînca toţi pomii şi rodul pămîntului.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Semua pohon dan tanamanmu akan habis dimakan serangga
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Todo o teu arvoredo e o fruto do teu solo consumi-los-á o gafanhoto.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Tuhohyönteiset valtaavat kaikki sinun puusi ja sinun maasi hedelmän.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Tutti i tuoi alberi e il frutto del tuo suolo saranno preda di un esercito d'insetti
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Všecko stromoví tvé i úrody země tvé kobylky zkazí.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Všetky tvoje stromy jako i plod tvojej pôdy zaujme v dedičstvo chrobač.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Vse tvoje drevje in sad tvoje zemlje posedejo kobilice.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Παντα τα δενδρα σου και τον καρπον της γης σου θελει καταφθειρει ο βρουχος.

İlgili Sayfalar