Onlar onun ağabeyinin ev ödevlerini yapmalarına yardım etmesini istediler.They asked his older brother to help them do their homework.
Birbirimizi anlamaya çalışarak yakınlaşırız fakat sadece birbirimizi incitiriz ve ağlarız.We get closer, trying to understand each other, but just hurt each other and cry.
Eğer onu ağabeyi ile karşılaştırırsanız, farkı göreceksiniz.If you compare him with his older brother, you'll see the difference.
Göz pınarları kuruyana kadar ağladı.She cried until she ran out of tears.
Bazen midemde ağrım olur.I sometimes have pain in my stomach.
Bir zamanlar bir ağacın içinde kayboldum.Once, I got lost inside a tree.
Huş ağacı yaprakları zaten sarardı.The birch leaves have already turned yellow.
Vücudumun her tarafı ağrıyor.My body aches all over.
Müzik beni ağlattı.This music brought me to tears.
Bebek uyumak için ağladı.The baby cried himself to sleep.
Ağustosta hiç ders yok.There are no classes in August.
Lyusya, Mahler'i dinlerken ağladı.Lyusya weeped while listening to Mahler.
Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.Social networking sites are dangerous for people under 13.
Bu ilaç baş ağrıları için iyidir.This medicine is good for headaches.
Demir taşıdım ama borçtan daha ağır bir şey bulmadım.I carried iron, but didn't find anything heavier than debt.
Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.Santa Claus, I want to receive a girlfriend for Christmas.
Ağlamanın yararı yok. Hiç kimse seni duymaz.There is no use in crying. No one will hear you.
Onun yan tarafında bir ağrısı var.He has a pain in his side.
Gerçek erkekler aerobik yapmak için değil, ağırlık çalışmak için spor salonuna giderler.Real men go to the gym to pump iron, not to do aerobics.
Ağabeyim TV izliyor.My older brother is watching TV.
O, hayatında akut ağrıdan çekiyor.He's suffering from acute pain in his life.
Son olarak ne zaman gerçekten bir güzel ağladın?When was the last time you had a really good cry?
Ağacın kök sistemi otuz metre boyunca uzanır.The tree's root system stretches over thirty meters.
Kiraz ağacının altında bir ceset var.There's a dead body under the cherry tree!
Kiraz ağaçlarının altında ölü bedenler var.There are dead bodies under the cherry trees!
Ormana baktıklarında, ağaçları görmüyorlar.When they look at the forest, they don't see the trees.
Bahçede birçok elma ağacı var.There are many apple trees in the garden.
Ayağım ağrıyor.My foot is aching.
Bacağım ağrıyor.My leg is aching.
Hangi gözün ağrıyor?Which eye is hurting you?
Kentindeki caddelerde ne çiçek ne de ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Onun şehrinin sokaklarında ne çiçekler nede ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Eğitim ağırlıklı olarak önceden öğrenmediğimiz şeylerden oluşmaktadır.Education consists mainly in what we have unlearned.
Bu şarkıyı her dinlememde ağlarım.I cry every time I listen to this song.
Tayfun bahçemdeki bir ağacı devirdi.The typhoon knocked down a tree in my yard.
Beyaz top kırmızı top kadar ağırdır.The white ball weighs as much as the red ball.
Ağaç yolu kapattı.The tree blocked the road.
Fırtına bir ağacı devirdi.The storm blew down a tree.
İnsan beyni yaklaşık üç paund ağırlığında.The human brain weighs about three pounds.
Ağırlık kaldırmada bir Olimpiyat şampiyonuydu.He was an Olympic champion in weightlifting.
Bir çocukken ağaca tırmandın mı?Did you climb trees when you were a child?
Tom bacağında bir ağrıyla karşılaştı.Tom experienced a pain in his leg.
Tom'un ağır bir işyükü var.Tom has a heavy workload.
Tom ağır halterleri kaldırabilir.Tom can lift heavy weights.
Artrit, eklemleri etkileyen ağrılı bir durumdur.Arthritis is a painful condition that affects the joints.
Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.The loud drill gave her husband a headache.
Ayağımda bir ağrı var.I have a pain in my foot.
Tom sırt ağrısından şikâyet ediyordu.Tom was complaining of back pain.
Bir elma tohumu ekerseniz, ağaç haline gelebilir.If you plant an apple seed, it might grow into a tree.
Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.Aspirin can provide quick relief for a headache.
Bir vinç ağır inşaat malzemelerini kaldırır.A crane raises heavy construction materials.
Komşu ağacını kesme ricamı reddetti.My neighbor rejected my request to cut his tree.
Dizinin onarımından sonra, o ağrı olmadan yürüyebiliyordu.After his knee repair, he could walk without pain.
Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.My grandfather went to the hospital to seek help for his stomach pain.
Ailemde yalanın cezası ağırdı.In my family, the punishment for lying was severe.
Yıllardır, Tom migren baş ağrısından çekti.For years, Tom suffered from migraine headaches.
Yaşlı ağaçlardan hiçbiri yangını atlatamadı.None of the old trees survived the fire.
Tom kovayı ağzına kadar doldurdu.Tom filled the bucket to the top.
Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.Mary's back pain was torturing her.
Trajik haberi duyduktan sonra her ikisi de ağladı.They both cried after hearing the tragic news.