ağızdan ile cümle

ağızdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
("Biz halkız!") sloganını hep bir ağızdan haykırıyorlardı.قال تعالى: فَلَمَّا عَتَوْاْ عَن مَّا نُهُواْ عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُواْ قِرَدَةً خَاسِئِينَ .
O gün köyde ağızdan ağza bu müjdeli haber dolaşmış, konuşulmuştur.وأيضا سنة الصبح وهي سنة الفجر قال عنها «ركعتا الفجر خير من الدنيا وما فيها».
Bu maddeler solunum yolu ile alınabildiği gibi, ciltten temas ya da yiyecek şeklinde ağızdan da alınabilir.يأتي على شكل قرص يؤخذ عن طريق الفم، مع الطعام أو بدونه.
Gıdanın ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar.الشعور بارتجاع الطعام إلى الفم.
Bu nedenle sindirilmemeş besinler ağızdan dışarı atılır.لا يبرح سفر هذه الشريعة من فمك.
2. Grup’un Yöntemi: Ağızdan Ağza Solunum.كيفية إعطاء الدواء: عن طريق الفم.
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.تحسن الكورتيكوستيرويدات عن طريق الفم فرصة الشفاء وتقلل المدة الإجمالية للأعراض.
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.Os corticosteroides por via oral aumentam a probabilidade de recobro e diminuem a duração dos sintomas.
Hikâye ilk ağızdan anlatılır.A história é contada na primeira pessoa.
Ağızdan alındığı zaman da analgesik tesiri kuvvetlidir.Wanneer de kaas stevig is geworden, wordt deze op (stro)matjes gelegd.
O gün köyde ağızdan ağza bu müjdeli haber dolaşmış, konuşulmuştur.Op diezelfde dag werd de single Good on You Son uitgebracht.
Tobol ağızdan 437 km’ye kadar gemilerin işlemesine elverişlidir.De Tobol is bevaarbaar vanaf 437 kilometer van haar estuarium.
Hem ağızdan verilir, hem de şırınga edilir.Hij wordt ook gebruikt bij kauwen en blazen.
Kahvedeki insanlar hep bir ağızdan "Tamam!" demiş.De douane zegt "OK"!
Hikâye ilk ağızdan anlatılır.Het verhaal wordt verteld vanuit de eerste persoon.
Ona ağızdan ağıza nefes verdi.Ze gaf hem een mond-op-mondbeademing.
Asla ağızdan yiyecek içecek VERİLMEZ.Koktajli nie pije się nigdy do posiłków.
Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz.W przeciwieństwie do morfiny nie wywołuje zaparć.
Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat."Ciesząc się z rzadka głosem w telefonie.
Tevatür, bir haberin ağızdan ağza yayılması, yaygın söylenti .Była uosobieniem wieści, szybko rozchodzącej się plotki.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Scena początkowa została nakręcona jako pierwsza.
2. Grup’un Yöntemi: Ağızdan Ağza Solunum.Męski głos odpowiada: Zamknij się!
Biyodizel için ağızdan alınmada öldürücü doz 17.4 g biyodizel/kg vücut ağırlığı şeklindedir.Смертельна доза для кроликів при введенні через рот або внутрішньовенно 1,75 мг/кг.
Lösemi için üç aya kadar ağızdan alınır.Склав ці повноваження за три місяці до смерті.
Eski Mısırlılara göre ölümden sonra ruh ağızdan bir kuş şeklinde çıkardı.Так, на думку стародавніх єгиптян, душа померлого покидала людину у вигляді бджоли.
2. Grup’un Yöntemi: Ağızdan Ağza Solunum.II. díl: Vrátit slovo umlčeným.
Başarısı ağızdan ağza söylenir oldu.A hírneve szájról szájra terjedt.
Genellikle günde iki veya üç doz ağızdan alınarak kullanılması önerilir.Általában két vagy három, szájon át beadandó dózis a javasolt.
Ağızdan da uygun sulu besinler verilir.Hänen oikeasta suustaan tulee salamoita.
Başarısı ağızdan ağza söylenir oldu.Λαμβάνεται από το στόμα.
Hikâye ilk ağızdan anlatılır.Η ιστορία είναι γραμμένη σε πρώτο πρόσωπο.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Der trækkes lod om første udspil.
Topikal steroidli merhemler ve ağızdan antihistaminikler kaşıntıyı azaltmak için kullanılabilir.Antihistamin indtaget gennem munden eller lotion med et middelstærkt steroid kan benyttes til at mildne kløen.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Historien er skrevet i førsteperson.
Ayrıca kişiler ağızdan ağza solunum desteği verme konusunda zorunlu değildirler.Man er heller ikke pålagt å gi personstemme for å levere stemmeseddelen.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Sebelumnya, posisi itu dipegang oleh Pertamina.
Başarısı ağızdan ağza söylenir oldu.Karena yang diucapkan mulut meluap dari hati.
Bu nedenle sindirilmemeş besinler ağızdan dışarı atılır.Do đó ít con mồi nào thoát khỏi miệng nó.
2. Grup’un Yöntemi: Ağızdan Ağza Solunum.Phương pháp của đội 2: Trao đổi không khí dưới nước bằng miệng.
Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat."「声を聞くのはもっと簡単」とのことである。
Gıdanın ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar.食事は口から管を伸ばして行う。
Ağızdan alındığı zaman da analgesik tesiri kuvvetlidir.當不定式的主語是主格的時候,它通常被省略。
O gün köyde ağızdan ağza bu müjdeli haber dolaşmış, konuşulmuştur.一天如廁時,因為提著話頭,而有所省悟。
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.初次登場於第一話。
Bu tabirin ağızdan ağza tabirinden farkı, bilgilerin gizlice (fısıltıyla) aktarılmasıdır.若無靜慮中間,更說何等名無尋唯伺?由此知,有靜慮中間,依之盡漏。
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.구강 코르티코스테로이드는 회복의 가능성을 높이고 증상의 지속기간을 줄인다.
Ağızdan alındığı zaman da analgesik tesiri kuvvetlidir.직계비속의 혼례가 있는 때 귀휴의 허가사유가 존재하지 아니함이 밝혀진 때.
Ayrıca kişiler ağızdan ağza solunum desteği verme konusunda zorunlu değildirler.ומכל מקום יש הנוהגים שלא לרחוץ את הפה.
Hikâye ilk ağızdan anlatılır.Историята е разказана в първо лице.
Başarısı ağızdan ağza söylenir oldu.Организират се от USTA.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Повествованието се води от първо лице.
Genellikle günde iki veya üç doz ağızdan alınarak kullanılması önerilir.Обикновено се препоръчват две или три дози от формата за орален прием.
Hem ağızdan verilir, hem de şırınga edilir.В сместа се добавя и пропен.
Oral seks ya da ağızdan ilişki, bir cinsel ilişki türüdür.Както вагиналният секс, така и оралният е вид сексуален акт.
Tobol ağızdan 437 km’ye kadar gemilerin işlemesine elverişlidir.Tobol je plovna rijeka od 437. kilometra od njenog ušća.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Zgodba je napisana v prvi osebi.
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.Peroralni kortikosteroid izboljšujejo možnost za okrevanje ter zmanjšujejo celokupno trajanje simptomov.
Bu ajanlar genellikle burundan veya ağızdan (oral) verilerek kullanılırlar.Zaužijemo jih peroralno (skozi usta).
Ardından hasta 5 gün için ağızdan antibiyotiklere geçirilerek taburcu edilir.Kužnost se preneha po petih dneh od prejetja antibiotikov.
Hem ağızdan verilir, hem de şırınga edilir.Pojavljajo pa se tudi razjede v ustih.
İlgili Sayfalar