ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Quindi mentre lo diceva Susan Boyle, un pubblico di 80 000 persone cantava contemporaneamente.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Så [imens] Susan Boyle sagde det, sang 80.000 tilskuere sammen.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Şi, când Susan Boyle spunea asta, 80.000 de spectatori cântau live împreună.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Terwijl Susan Boyle dat zong, zongen 80.000 mensen live mee.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Y a medida que Susan Boyule cantaba eso una audiencia de 80.000 personas cantó con ella.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Οπότε, καθώς μου τα έλεγε αυτά η Σούζαν Μπόιλ, 80.000 άνθρωποι τραγουδούσαν όλοι μαζί.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.И докато Сюзан Бойл казваше това, 80-хилядната публика пя заедно.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Поэтому, когда Сьюзан Бойл это сказала, 80 000 аудитория начала подпевать.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Тож коли Сьюзан Бойл казала це, 80 000 жива аудиторія заспівала разом.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.אז כשסוזן בויל אמרה זאת, 80,000 איש בקהל שרו יחדיו
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.و مع ذلك تقول سوزان بويل أن 80 ألف مستمع قاموا بالغناء مع بعضهم
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.所以蘇珊大媽會咁唱, 連同八萬名現場觀眾一起跟唱。
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Com a transpiração a substituir o ofegar, a boca foi libertada permitindo desenvolver vozes primitivas.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Como el sudor remplazo el jadeo, la boca quedo libre permitiendo el desarrollo de la voz en forma primitiva.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Cum transpirația a înlocuit gâfâitul, vocea primitică s-a putut dezvolta.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Když pocení nahradilo ochlazování skrz dech, ústa byla osvobozena a umožnila vývoj primitivních zvuků.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Ponieważ pocenie zastąpiły sapanie, uwolnione usta pozwoliły na rozwój prymitywnego głosu.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Terwijl zweten het hijgen verving, werd de mond vrijgemaakt waardoor primitieve stemmen konden ontwikkelen.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.Потливость заменила тяжелое дыхане, и рот был освобожден позволяя развиться примитивному голосу.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.כאשר הזיעה החליפה את ההתנשפות, הפה השתחרר ואפשר התפתחות קולות פרימיטיביים.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.ホモ・エレクトスは、ある時、本能的な火への恐怖を 克服し、初めて火を使いこなした。[ 180万年前 ]
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahıTölö sjukhus olycksfallsstation, Oral och käkkirurgisk jourmottagning
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahıTöölön sairaalan tapaturma-asema, Service de permanence de chirurgie buccale et maxillo-faciale
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahıTöölön sairaalan tapaturma-asema, Suu- ja leukakirurgian päivystys
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahıTöölö医院事故急救中心,口腔和颌面外科急诊
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahıТравмпункт больницы Тёёлё, дежурный челюстно-лицевой хирург
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahıمركز الحوادث لمستشفى Töölö، مناوبة الطوارئ لجراحة الفم والفك
Töölö Hastanesi kaza merkezi, Acil ağız ve çene cerrahı服务时间21–8 Töölö医院事故急救中心,口腔和颌面外科急诊
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ako vpije nad menoj njiva moja in brazde njene vse vkup jokajo;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ak volá proti mne moja zem a spolu plačú jej brázdy;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dacă pămîntul meu strigă împotriva mea, şi dacă brazdele lui varsă lacrămi;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dersom min aker skriker over mig, og alle dens furer gråter,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ha földem ellenem kiáltott és annak barázdái együtt siránkoztak;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min mark höjt rop över mig, och hava dess fåror gråtit med varandra?
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min Mark måttet skrige over mig og alle Furerne græde,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jestliže proti mně země má volala, tolikéž i záhonové její plakali,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jeźliż przeciw mnie ziemia moja wołała, a jeźliże z nią społem zagony jej płakały;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jos peltoni huusi minua vastaan ja sen vaot kaikki itkivät,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,언제 내 토지가 부르짖어 나를 책망하며 그 이랑이 일시에 울었던가
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi , Các giòng cày nó khóc với nhau ;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi, Các giòng cày nó khóc với nhau;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se a minha terra clamar contra mim, e se os seus sulcos juntamente chorarem;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Seandainya tanah yang kubajak telah kucuri, dan kurampas dari pemiliknya yang sejati
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se contro di me grida la mia terra e i suoi solchi piangono con essa
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si ma terre crie contre moi, Et que ses sillons versent des larmes;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si mi tierra clama contra mí y junto con ella lloran sus surcos
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Wird mein Land gegen mich schreien und werden miteinander seine Furchen weinen;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Αν ο αγρος μου καταβοα εναντιον μου και κλαιωσιν ομου οι αυλακες αυτου,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ако нивата ми вика против мене, И браздите й плачат заедно;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Если вопияла на меня земля моя и жаловались на меня борозды ее;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,אם עלי אדמתי תזעק ויחד תלמיה יבכיון׃
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ان كانت ارضي قد صرخت عليّ وتباكت اتلامها جميعا
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪 取 田 地 、 這 地 向 我 喊 冤 、 犁 溝 一 同 哭 泣
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪取 田地 、 這地 向 我 喊冤 、 犁溝 一同 哭泣
Tüm geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız görünüyordu kadar Dickon Kullanıcı sırıtış yayıldı ve o ovuşturdu kaba kafa.Dickon er grin spredt, indtil han syntes alle brede, røde, buede mund, og han gned ru hoved.
Tüm geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız görünüyordu kadar Dickon Kullanıcı sırıtış yayıldı ve o ovuşturdu kaba kafa.Dickon grijns uitbreiden totdat hij leek al breed, rood, gebogen mond, en hij wreef zijn ruwe hoofd.
Tüm geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız görünüyordu kadar Dickon Kullanıcı sırıtış yayıldı ve o ovuşturdu kaba kafa.그는 모두가 넓은, 빨강, 휘었 입을 듯 때까지 Dickon의 미소가 퍼져, 그는 문질러서 그
Tüm geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız görünüyordu kadar Dickon Kullanıcı sırıtış yayıldı ve o ovuşturdu kaba kafa.Dickon n virnistys levisi kunnes hän näytti kaikki leveä, punainen, kaartuvat suun, ja hän hieroi karkea pää.
Tüm geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız görünüyordu kadar Dickon Kullanıcı sırıtış yayıldı ve o ovuşturdu kaba kafa.Dickon s flin spred tills han verkade allt stort, rött, böjda mun, och han gned grov huvud.
Tüm geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız görünüyordu kadar Dickon Kullanıcı sırıtış yayıldı ve o ovuşturdu kaba kafa.Dickon úsmev sa rozšíril, až sa zdalo, že všetky široká, červeno, zakrivenie úst, a on sa podrbal hrubý hlavy.
İlgili Sayfalar