ağız ile cümle

ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.We hebben mondkanker op te lossen.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.Wir müssen Mundkrebs besiegen.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.Имаме да разрешим проблема с рака на устата.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.Нам слід вирішити проблеми раку ротової порожнини.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.Нужно решить проблему рака ротовой полости.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.אנו צריכים לפתור את בעית סרטן הפה.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.لقد وصلنا إلى حل سرطان الفم.
Çözmemiz gereken bir ağız kanseri var.口腔癌は顔面の損傷が最も激しく 完治はまだ不可能です
Çözüm oldukça basitti: Oral Rehidrasyon Tuz Sıvısı. (Ağızdan alınan su kaybı giderici eriyik)Итак, решение оказалось очень простым и заключалось в солях, восстанавливающих содержание воды.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.(5:10) Ибо нет в устах их истины: сердце их – пагуба, гортань их – открытый гроб, языком своим льстят.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herra, johdata minua vanhurskaudessasi minun vihamiesteni tähden, tasoita tiesi minun eteeni.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.HERRE, led mig genom din rättfärdighet, för mina förföljares skull; gör din väg jämn för mig.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herre, led mig ved din rettferdighet for mine motstanderes skyld, gjør din vei jevn for mitt åsyn!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, proveď mne v spravedlnosti své, pro ty, jenž mne střehou; spravuj přede mnou cestu svou.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, voď ma vo svojej spravedlivosti pre tých, ktorí ma strežú. Urovnaj predo mnou svoju cestu.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.저희 입에 신실함이 없고 저희 심중이 심히 악하며 저희 목구멍은 열린 무덤같고 저희 혀로는 아첨하나이다
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Signore, guidami con giustizia di fronte ai miei nemici; spianami davanti il tuo cammino
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Thi blottet for Sandhed er deres Mund, deres Hjerte en Afgrund, Struben en åben Grav, deres Tunge er glat.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Uram, vezess engem a te igazságodban az én ellenségeim miatt; egyengesd elõttem a te útadat!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.כי אין בפיהו נכונה קרבם הוות קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון׃
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.‎لانه ليس في افواههم صدق. جوفهم هوّة. حلقهم قبر مفتوح. ألسنتهم صقلوها‎.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因 為 他 們 的 口 中 沒 有 誠 實 . 他 們 的 心 裡 滿 有 邪 惡 . 他 們 的 喉 嚨 、 是 敞 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 諂 媚 人
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因為 他 們 的 口中 沒 有 誠實 . 他 們的 心裡滿 有 邪惡 . 他 們的 喉嚨 、 是 敞開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭諂 媚人
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.왜냐하면 상어들이 입을 벌리고 헤엄을 치면서 계속해서 플랑크톤을 먹기때문이죠.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.מפני שהם באופן בסיסי מתעדי פלנקטון ברציפות שוחים מסביב עם הפה פתוח.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.لأنها في الاساس مُسجلات مستمرة للعوالق تبحر وأفواهها مفتوحة
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.継続的なプランクトン記録装置だからです 現在ウバザメはIUCNで絶滅危惧種とされています
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.Je vais dessiner quelqu'un avec un nez et une bouche.
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.Možno nakreslím jazyk.
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.Să desenez limba. ...
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.Tal vez te llamo la lengua. ~Pausa~
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.Напевне, домалюю язик.
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.لعلي أرسم اللسان
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Ich denke: "Welchen Effekt wird die Bürste im Mund erzielen?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Ik denk over het effect van de borstel in de mond.
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Îmi spun: "Care va fi efectul periuţei de dinţi în gură?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.입 안에서 칫솔이 어떻게 작용할까? 를 생각합니다.
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Myślę, "Co będzie skutkiem szczoteczki w buzi?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Penso: "Quale sarà l'effetto dello spazzolino in bocca?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Pienso, "¿Cual sera el efecto del cepillo en la boca?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Přemýšlím: "Jaký bude efekt kartáčku v ústech?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum."Qual será o efeito da escova dos dentes na boca?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum."Quel sera l'effet de la brosse dans la bouche ?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Saya berfikir, "Apa efek yang akan dihasilkan sikta di dalam mulut?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Σκέφτομαι, "Ποιά θα είναι η επίδραση της οδοντόβουρτσας μέσα στο στόμα;"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Мисля: "Какъв ще бъде ефектът от четката в устата?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Я думал "Какой эффект вызывает щетка во рту?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.Я думаю: "Який ефект ця щітка буде мати в роті?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.אני חושב "איזו השפעה תהיה למברשת השיניים בפה?"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.بل أفكر في، "ما تأثير الفرشاة في الفم؟"
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.口の中での歯ブラシの働きを理解するには
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Als het deel rond de mond werd benadrukt dan kon dat "mond" betekenen.
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Dacă era scoasă în evidență zona gurii, asta putea însemna "gură".
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Ha a fejen a száj területe ki volt emelve, azt jelenthette, hogy "száj".
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Hvis området omkring munden var fremhævet kunne det betyde 'mund'
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Jeśli rysunek podkreślał rejon ust, to mogło oznaczać "usta".
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.만약 머리의 입부분이 강조되어 있다면, 그것은 "입"을 의미합니다.
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Nếu phần miệng của đầu được nhấn mạnh, nó có nghĩa là "miệng",
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Om munytan på huvudet framhävdes kunde det betyda "mun".
Eğer başın ağız bölümü vurgulanıyorsa bu "ağız" anlamına geliyordu.Pokud byla na hlavě zvýrazněna oblast úst, mohlo to znamena "ústa".
İlgili Sayfalar