ağırlamak ile cümle

ağırlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sizi misafirimiz olarak ağırlamaktan zevk aldık.We enjoyed having you as our guest.
Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.Santa Claus, I want to receive a girlfriend for Christmas.
Misafir ağırlamak ister misin?Would you like to do the honors?
Seni ağırlamaktan mutlu oluruz.We'd be happy to accommodate you.
Onlar misafirleri ağırlamak için Allah'ın emrini yerine getiriyorlar.They are fulfilling the commandment to host guests.
IFFR, film yapımcılarının fon arayışı için CineMart'ı da ağırlamaktadır.IFFR also hosts CineMart, for film producers to seek funding.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.The neighbouring house is also owned by the studio and used to house musicians.
Seni ağırlamak harika.It's great to have you here
Seni ağırlamak zevkti.It's a delight to have you here
Sizi de ağırlamaktan onur duyuyoruz.We are honored to welcome you, too.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.It's an honor to have you at TED.
Sizi burada ağırlamak güzeldi.It was great to have you here.
Ancak bakan, herkesi ağırlamaktan fazlasının söz konusu olduğunu vurguladı.Ostojic stresses however that there is more involved than just rolling out the welcome mat to all.
Kaymakamı ağırlamak adına çeşitli hazırlıklar tertip edilmeye başlanır.Various preparations are put in place for his arrival.
Merkez, çoğunluğu yaz aylarında olmak üzere yılda yaklaşık 15.000 ziyaretçi ağırlamaktadır.The center receives around 15,000 visitors a year, mostly in the summer.
Elde edilen hamur, hurma veya susam ile karıştırılarak misafirleri ağırlamak için kullanılır.The resulting dough, mixed with dates or sesame seeds, is used for welcoming guests.
Park, ağacı ziyaret etmek için gelen 10.000 ziyaretçiyi ağırlamaktadır.The park receives 10,000 visitors a year who visit the tree.[citation needed]
Tek partili dönemden sonra saray, yabancı misafirleri ağırlamak amacıyla hizmete açılmıştır.Nach dem Umsturz diente der Palast zur Beherbergung von Staatsgästen.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.Les villageois commencèrent également à louer des chambres aux visiteurs.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.También se erigieron casas de huéspedes para alojar a los viajeros.
Toplam 43.933 m² alana sahip beş katlı bina olarak yıllık 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamaktadır.Он занимает на 5 этажах площадь в 43 933,85 м², его посещает ежегодно более миллиона посетителей.
3. Sahne: Şatoda bir yemek salonu Macbeth ziyaretçilerini şatosunun yemek salonda ağırlamaktadır.В зале своего замка Макбет приветствует гостей.
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.Anna Sergejevna Odintsova – een rijke weduwe die de nihilisten vaak vermaakt in haar huis.
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.Ганна Сергіївна Одинцова — багата вдова, яка приймає друзів-нігілістів у своєму маєтку.
Bunlar düğün ve bayramlarda misafir ağırlamakta kullanılırdı.Подавалася вона лише гостям і у святкові дні.
Misafir ağırlamak ister misin?Ai vrea să faci tu onorurile?
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.A szomszédos ház szintén a stúdió tulajdona, ahol az épp ott dolgozó zenészek szállhatnak meg.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.Emellett az épületet magas rangú vendégek elszállásolására használják.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.De nærliggende husene ble også eiet av selskapet og ble brukt for å huse musikere.
Misafirler, ev sahibinin emanetidir, en güzel şekilde ağırlamak zorundadırlar.Đối với khách là nam giới thì chủ nhà nhất thiết tiếp mâm riêng.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.スタジオ近隣の家々も同社によって所有され、ミュージシャンの宿泊に使用された。
Köye misafir gelmişse ağırlamak.高城元気がゲスト出演。
Buradaki amaç ertesi gün çalışacak ve misafirlere hizmet edecek gençleri ağırlamaktır.このとき勝成は世話役の娘に手を付け子供をもうける。
IFFR, film yapımcılarının fon arayışı için CineMart'ı da ağırlamaktadır.CRTプロジェクタ プロジェクタ 日本液晶学会 How to build your own Home cinema projector?
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.安娜·谢尔盖耶芙娜·奥金左娃(Anna Sergeevna Odintsova):一位富有的寡婦,她用她的遺產來招待那些虛無主義的朋友。
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.Горната част на къщата му бива приспособена за обсерватория.
Bu çok eğlenceli. Seni ağırlamak harika.Es genial tenerte aquí
Çok teşekkürler. (seyirci alkışlar) Seni ağırlamak zevkti.Muchas gracias (Audiencia aplaude)
EP: tamam Osario çok teşekkürler. Sizi burada ağırlamak güzeldi.Okay, Osorio, terima kasih banyak sudah bergabung dengan kami.
Seni ağırlamak harika.É fantástico ter-te aqui!
Seni ağırlamak harika.Terima kasih sudah datang
Seni ağırlamak zevkti.Muito obrigado!
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.C'est une honneur vous avoir au TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Det er en ære at have dig ved TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Es ist eine Ehre dich hier in TED zu haben.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Este o onoare să te avem aici la TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Es un honor tenerte presente en TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.É uma honra ter-te no TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.È un onore averti qui a TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Het is een eer om je op TED te hebben.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Kehadiran Anda di TED sungguh merupakan suatu kehormatan
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Megtiszteltetés hogy itt a TED-en fogadhattuk.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.TED 에서 뵐 수 있어 영광이었습니다.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Thật vinh dự khi cậu tham gia TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Twoja obecność jest dla nas zaszczytem.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Vaše návštěva na TEDu je pro nás velkou poctou.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Είναι τιμή μας να σε έχουμε στο TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Чест е да те имаме в TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.Это честь для нас, что вы продемонстрировали всё это для TED.
Seni TED'de ağırlamak bir şerefti.זה כבוד לארח אותך ב-TED.

İlgili Sayfalar