ağırlık ile cümle

ağırlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1922 Dünya Sampiyonası'nda sıkleti için belirlenen ağırlık sınırını geçtiği için yarışmadı.1922 m. pasaulio čempionate jam nebuvo leista dalyvauti dėl viršyto svorio kategorijoje.
Şiirlerinde her konuya yer vermesine karşın sevda teması ağırlıktadır.Dar būdama gimnaziste susidomėjo poezija, jos eilėraščiuose vyravo meilės tema.
Bir tarafta ağırlıklar bulunur.Kai kur yra terasų fragmentų.
Yemek ve kültür olarak alevi kürt kültürü agirliklidir.Maistas ir valgymo kultūra Radvilų dvare.
Ağırlıklı olarak sömürge halkı ile İtalya Yahudileri'ne karşı kullanılmıştır.Šie įstatymai buvo nukreipti daugiausia prieš Italijos žydus bei Italijos kolonijų vietinius gyventojus.
Ağırlıkları 13.000 tondan fazladır.Talpa - 113 000 tonų.
Saat 18:00'da başlayan bombardımanda ağırlıklı olarak yangın bombaları kullanılmıştır.Maždaug 2 val. nakties pasirodė pirmasis poveikis ugniagesiams.
Amonyum klorür ağırlıklı olarak yüzde 8'e kadar konsantrasyonlarda tuzlu meyankökü şekerinde kullanılır.Amonio chloridas daugiausiai yra naudojamas sūrioje lakricoje, kurioje jo koncentracija yra iki 8 procentų.
Fakat depolama ve pompalama ağırlıkları yüksektir.Antsnapio ir posnapio kraštai yra aštrūs.
Bu durumda ağırlık2 0 değildir.Galutinis rezultatas 2:0.
Onuncu Doktor'un ağırlıklı olmadığı bölümlerden biridir.Jis vienintelis 9 skyriaus narys, neturintis karinės kvalifikacijos.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Saugos diržai užtikrina papildomą saugumą.
Oyunda afroamerikan karakterler ağırlıktadır.Pagrindinis kūrinio veikėjas afroamerikietis.
Ağırlıklı olarak Versailles Antlaşması'nın uygulanmasıyla ilgilendi.Jam teko pasirašyti Versalio taikos sutartį.
Bununla birlikte, bazı kilolu hastalar, ağırlıklarından dolayı tip 2 ile yanlış teşhis edilir.Tačiau pasitaiko, kad nemažai vaistažolių yra sunaikinama dėl neteisingo jų rinkimo.
Sadece naylondan daha güçlü değil Kevlar ağırlıkça çelikten beş kat daha güçlü idi.Lyginant pagal svorį, jis 5 kartus stipresnis už plieną.
Çay töreninde ağırlıklı olarak Zen Budizmi'nin etkisi görülür.Tatami kilimo naudojimas turėjo įtakos arbatos ceremonijos plėtrai.
1920 yılı halterin ağırlık kategorisine bölündüğü ilk yıldı.1920 m. didžioji girios dalis nacionalizuota.
Hadise ve Şebnem Ferah seçimi ağırlıktaydı.Biržų rinktinės ir Pasvalio rinktinės susitikimai pasižymėdavo nuožmumu.
Arakawa, Edo döneminde ağırlıklı olarak tarım alanıydı.Edo laikotarpiu Arakava buvo agrikultūrinis regionas.
Her ikisinin de ağırlıkları 14 tona ulaşabilmektedir.Bendras abiejų ančių tūris gali siekti 8 cm³.
Şehirde ağırlıklı olarak Kantonca konuşulmaktadır.Centrinėje provincijos dalyje daugiausiai kalbama kantonietiškai.
Bir atın taşıdığı ağırlık asıl olarak binici (jokey) ve eyerdir.Laama (Llama) Muul (Mule) – hobuse ja eesli paaritumisel sündiv loom.
Yirmi euro, ağırlıkla mavi renktedir ve 133 x 72 milimetrelik büyüklüğüyle üçüncü en küçük euro banknotudur.20-eurone on väiksuselt kolmas mõõtmetega 133×72 mm ja sinise värvilahendusega.
Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir.Seiklus on seega sügavalt isiklik kogemus.
Bölgenin ekonomisi ağırlıklı olarak turizme bağlıdır.Piirkonna elanike käekäik sõltub suuresti turismist.
Ağırlıklı olarak Makedonca konuşulmaktadır.Kõnelevad makedoonia keelt.
Ağırlık farkları çok abartılmıştır.Töökoormus suurenes järsult.
Özellikle sayısal ve eşit ağırlık öğrencileri vardır.Seal on mitu erineva raskusastmega nõlva ning eraldi õppenõlv.
Ağırlık olarak 10 ila 25 ton düşünülüyordu.Valminuna oleks ta kaalunud 10–25 tonni.
Geminin ağırlık merkezi veya dengesi gibi önemli konular üreticilerin deneyimlerine göre yapılıyordu.Nii hinnati olulisi faktoreid, nagu näiteks laeva raskuskese, laevameistri kogemuste põhjal.
Kütle ve ağırlık.Mass ja selle mõõtmine.
Ortalama ağırlıkları 26 g'dır.Kehakaal on umbes 26 g.
Kalbine acı bir ağırlık çöktü.Südamest käis valusähvakas läbi.
Karaman Beyi takımlarını, ağırlıklarını bırakıp kaçtı.Loona rebis end tema haardest lahti ja põgenes.
Bir tarafta ağırlıklar bulunur.Pea külgedel on põskhabe.
Ekonomi ağırlıklı olarak tarım üzerinde odaklanmıştır.Majandus põhines tugevalt põllumajandusel.
STS-6 görevinin başlamasıyla hafif ağırlıklı tank tanıtılmış oldu.Alates kuuendast missioonist (STS-6), tulid kasutusele kerged kütusepaagid.
Genellikle evinde ağırlık malzemeleri bulunur.Harilikult asub kurn pesas.
Mutfağı çok zengin olup, kırmızı et ağırlıklıdır.Jõesilm on maitsva liha ja suure toiteväärtusega.
Yemekleri genellikle sebze ağırlıklıdır.Tavaliselt paljuneb taim vegetatiivselt.
Ortalama ağırlık hala belirsizdir.Põhjaloomastik on keskmise ohtrusega.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Need paiknesid kõik laviiniohututes kohtades.
Bilimsel çalışmaları ağırlıklı olarak Braunschweig-Lüneburg Dükalığı'nın tarihi üzerineydi.Ametlikult oli ta nüüd Braunschweig-Lüneburgi kuurvürst.
Bazı kuvvetler ağırlık oluşturur.Mõjukust lisab suur formaat.
Anket sonuçları yaş ve cinsiyete göre ağırlıklandırılır.Merejääd kategoriseeritakse paksuse ja vanuse järgi.
Canını zor kurtaran Nadir Han, bütün ağırlıklarını bırakarak kaçtı.Refugio jõupingutused poja tagasivõitmiseks jooksevad aina luhta, mis tõukab ta masendusse ja ta kaotab töö.
Michael Rasmussen, ağırlık konusundaki hasasiyeti ve detaycılığıyla bilinmektedir.Michael Carrick on tuntud hea pallivaldamise ja täpsete söötude poolest.
1987 yılında Bakü Spor Ağırlıklı Yatılı Okulu'ndan mezun oldu.Keskkoolis, ta lõpetas aastal 1987 Murjāņi Spordiinternaatkooli.
Ağırlıklı olarak Ege Bölgesi'nin ekiplerinde oynadı.Ta võttis osa Suurest põhjaekspeditsioonist.
Daha ziyade tahıl ağırlıklı tarım yapılmaktadır.Murukera viljaliha on palju kõvem.
Ağırlıkları 350-550 gramdır.Ta kaalub 300–550 g.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) Tyto obchody prodávají legální, převážně přírodní produkty, včetně halucinogenních hub.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) V teh trgovinah prodajajo dovoljene in predvsem naravne proizvode, vključno s halucinogenimi gobami.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Aceste magazine vând produse legale ªi predominant naturale, inclusiv ciuperci halucinogene. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Disse butikker sælger legale og hovedsageligt naturlige produkter, herunder hallucinogene svampe. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estas lojas vendem produtos legais e predominantemente naturais, incluindo cogumelos alucinogénios. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estos comercios venden productos legales y predominantemente naturales, incluidos los hongos alucinógenos. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) In diesen Shops werden vor allem Naturprodukte legal verkauft, darunter halluzinogene Pilze.)
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Si tratta di negozi che vendono prodotti leciti, prevalentemente naturali, tra cui i funghi allucinogeni. )

İlgili Sayfalar