Çok ağırbaşlı görünüyorsun.You look very dignified.
Roy ona hikayeyi anlatırken ağırbaşlı görünüyordu.Roy looked solemn as I told him the story.
Tom ağırbaşlı görünüyor.Tom looks dignified.
Tom ağırbaşlı olmadıkça, onun bize yardım etmesini istemiyorum.Unless Tom is sober, I don't want him helping us.
Ne ağırbaşlı bir adam!What a dignified man!
Tom ağırbaşlı görünmeye çalıştı.Tom tried to look dignified.
Tom üç aydır ağırbaşlı.Tom has been sober three months.
O zaman çok ağırbaşlıydım.I was very sober at the time.
Tom ağırbaşlı göründüğümü söylüyor.Tom says I look dignified.
Mary ağırbaşlı kıyafetler giyiyor.Mary is wearing demure clothes.
Ağırbaşlı duruyor.He looks dignified.
Bu resminde, Van Gogh annesinin ağırbaşlı ve gururlu doğasını resmeder.In this painting, Van Gogh captures his mother's dignified and proud nature.
Daha ağırbaşlı ve ciddi bir görünüme sahiptir.Like him she looked serious and severe.
Sen ağırbaşlı bir adamsın.You could do it, for us.
Ve bu ağırbaşlılığın zihinsel niteliğidir.And that is the mental quality of equanimity.
Heykelde ağırbaşlılık ve bir dinginlik vadır.And it feels very distant in that way.
Hayır, ağırbaşlılı ve güzelim değil mi?No, with dignity and elegance, right?
Ve yardımcısı bazen eylem tarafından ağırbaşlı.And vice sometimes by action dignified.
Ve daha çok resmi ve ağırbaşlı.And it's very kind of staid and formal.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Their wives in the same way must be reverent, not slanderers, temperate, faithful in all things.
Dava boyunca ağırbaşlı bir biçimde duruşmalara katılabilecek mi?Will his attitude hold steady during the trial?
Bu resminde, Van Gogh annesinin ağırbaşlı ve gururlu doğasını resmeder.In dit schilderij legde Van Gogh de waardige en trotse natuur van zijn moeder vast.
Katalan shawm ve tabalesin ritmiyle dans eden kişiler ciddi ve ağırbaşlı bir yüz takınırlar.Zarówno Cygan jak i Siuda Baba mają dokładnie wysmarowane sadzą dłonie i twarze.
Diğeri daha ağırbaşlı, oturaklıdır.För andra betydelser, se Ostrý.
Ev ortamına uyum sağlar ve ev içerisinde sessiz, uysal, ağırbaşlı bir tavır sergiler.Rozmazlujte se, dopřejte si pohodlnou a vysokou postel.
Diğeri daha ağırbaşlı, oturaklıdır.Jedno lehčí, druhé těžší.
Daha ağırbaşlı ve ciddi bir görünüme sahiptir.Působí dosti strnulým, vážným a mohutným dojmem.
Daha ağırbaşlı ve ciddi bir görünüme sahiptir.Ca și el, părea serioasă și severă.
Daha ağırbaşlı ve ciddi bir görünüme sahiptir.Han virker også meget beslutsom og seriøs.
Ağırbaşlı bir mekan, yivli sütunlar veya süslü sütun kaideleri görmüyoruz.Pewnien rodzaj surowości wynika z braku falistości kolumn czy pilastrów.
Ağırbaşlı bir mekan, yivli sütunlar veya süslü sütun kaideleri görmüyoruz.Але у цьому стилі відчувається певна строгість. На колонах та пілястрах немає різьблення.
Ağırbaşlı bir mekan, yivli sütunlar veya süslü sütun kaideleri görmüyoruz.(Ж) И вместе с тем возникает ощущение некой строгости.
Ağırbaşlı, ciddiyet içinde, gördüğümüz yüz bize otoriteyi çağrıştırıyor.Je to vážnost, úctyhodnost, jakýsi druh autority zrozený z kvalit tváře, na niž se díváme.
Ağırbaşlı, ciddiyet içinde, gördüğümüz yüz bize otoriteyi çağrıştırıyor.В чертах этого лица чувствуется торжественность, серьезность и некая властность.
Ağırbaşlı, ciddiyet içinde, gördüğümüz yüz bize otoriteyi çağrıştırıyor.На його обличчі читається урочистість, серйозність та владність.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Allo stesso modo le donne siano dignitose, non pettegole, sobrie, fedeli in tutto
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Da mesma sorte as mulheres sejam sérias, não maldizentes, temperantes, e fiéis em tudo.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Desgleichen ihre Weiber sollen ehrbar sein, nicht Lästerinnen, nüchtern, treu in allen Dingen.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Feleségeik hasonlóképen tisztességesek, nem patvarkodók, józanok, mindenben hívek legyenek.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Femeile, de asemenea, trebuie să fie cinstite, neclevetitoare, cumpătate, credincioase în toate lucrurile.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.여자들도 이와 같이 단정하고 참소하지 말며 절제하며 모든 일에 충성된 자라야 할지니라
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Kvinder bør ligeledes være ærbare, ikke bagtaleriske, ædruelige, tro i alle Ting.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Las mujeres, asimismo, deben ser dignas de respeto, no calumniadoras, sobrias, fieles en todo
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Les femmes, de même, doivent être honnêtes, non médisantes, sobres, fidèles en toutes choses.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Likeså skal kvinnene være verdige, ikke baktalende, edruelige, tro i alle ting.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Samoin tulee vaimojen olla arvokkaita, ei panettelijoita, vaan raittiita, uskollisia kaikessa.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Tak podobne musia byť počestné aj ženy, nie pomluvačné, triezve, verné vo všetkom.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Též i manželky jejich musejí býti šlechetné, neutrhavé, středmé, ve všem věrné.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Vợ các chấp sự cũng phải nghiêm trọng, chớ nói xấu, phải có tiết độ và trung tín trong mọi việc.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Vợ các chấp sự cũng phải nghiêm_trọng , chớ nói_xấu , phải có tiết độ và trung_tín trong mọi việc .
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Žene istotako, da so resnobne, ne obrekljive, trezne, zveste v vsem.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Żony także niech mają poważne, nie potwarliwe, trzeźwe, wierne we wszystkiem.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Αι γυναικες ωσαυτως σεμναι, ουχι καταλαλοι, εγκρατεις, πισται κατα παντα.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Жінкам (їх) так само (треба бути) чесним, не до осуди, тверезим, вірним у всьому.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Защото всяко нещо, създадено от Бога, е добро, и нищо не е за отхвърляне, ако се приема с благодарение;
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Равно и жены их должны быть честны, не клеветницы, трезвы, верны во всем.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.וככה הנשים תהיינה ישרות ולא מלשינות משלות ברוחן ונאמנות בכל׃
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.كذلك يجب ان تكون النساء ذوات وقار غير ثالبات صاحيات امينات في كل شيء.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.女 執 事 〔 原 文 作 女 人 〕 也 是 如 此 、 必 須 端 莊 、 不 說 讒 言 、 有 節 制 、 凡 事 忠 心
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.女 執事 〔 原文 作 女人 〕 也 是 如此 、 必須端莊 、 不 說讒 言 、 有 節制 、 凡事 忠心