açtım ile cümle
açtım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--Dracorexa - rozrezal som nášho Dracorexa - a pozrite, vo vnútri bol špongiovitý, veľmi špongiovitý.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.---- eu cortei ao meio o nosso Dracorex -- e olharmos, é esponjoso por dentro, realmente esponjoso por dentro.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--- îl secţionez pe Dracorex-ul nostru - şi mă uit, este poros în interior, foarte poros în interior.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--저는 우리의 드라코렉스를 잘라 보았습니다. 그리고 보세요, 이 안은 해면과 같습니다. 정말 안은 스펀지 같죠.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--Rozříznu našeho Dracorexe -- a hele, je uvnitř houbovitý, velmi houbovitý.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--Tôi cắt phanh con Dracorex của tôi -- và xem này, nó xốp bên trong, thực sự rất xốp bên trong.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--אם נחתוך את דראגורקס-- ונסתכל נראה שהוא ספוגי בפנים ממש ספוגי בפנים.
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--قٌمت بقص الدراكوريكس خاصتنا-- ونظرت, كان اسفنجي من الداخل حقاً اسفنجي من الداخل
Ben bizim Dracorex'e açtım -- ve baktım ve süngerimsi gerçekten süngerimsi bir iç yapısı olduğunu gördüm.--中はスポンジ状でした スポンジにそっくりでした つまりこれは子供の骨で
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Am pornit calculatorul, iar asistenţii mei introduc o dischetă gigantică construită din carton.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Bekapcsoltam a gépet, a segédek pedig egy óriási flopilemezt fognak kartonból, és behelyezik a rendszerbe.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Ik heb de computer aangezet. Deze assistenten plaatsen een gigantische floppydisk van karton in de computer.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.제가 컴퓨터를 켭니다. 이 도우미들이 널판으로 만든 거대한 프로피 디스크를 컴퓨터에 넣습니다.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Włączam komputer, asystenci wkładają do niego ogromną tekturową dyskietkę.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Я включаю компьютер, и эти "помощники" берут эту гигантскую дискету из картона и вставляют её в компьютер.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.הפעלתי את המחשב, ועוזרים אלה שמים דיסקט גמיש ענק שנבנה מקרטון, לתוך המחשב.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.قمت بتشغيل الحاسوب هؤلاء المساعدات يقمن بوضع قرص مغناطيسي ضخم مصنوعة من الورق المقوى، يتم وضعها في الحاسوب
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.助手達が巨大な 段ボール製のフロッピーを コンピュータに 差し込みます フロッピードライブ役の人が それを身に付けます (笑)
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Abrí una revista y el eslogan de Visa era,
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Am deschis o revistă şi sloganul Visa era:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Ich öffnete ein Magazin und sah die Werbung von VISA:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Ik sloeg een tijdschrift open, en Visa's huisstijl was:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı, "İş Basitlik Gerektirir".Felcsaptam egy magazint, és a Visa szlogenje nézett vissza: "az üzlet egyszerűsége".
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı, "İş Basitlik Gerektirir".Ho aperto una rivista, ed ecco il motto aziendale di Visa: "il Business porta la Semplicità".
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı, "İş Basitlik Gerektirir".Otworzyłem gazetę, a tam Visa też promuje prostotę ("Business Takes Simplicity").
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,J'ai ouvert un magazine, et le slogan de Visa était :
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Jeg åbnede et magasin, og Visa's branding var,
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,잡지책을 펼쳐들었는데 비자의 브랜드광고는
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Otevřel jsem časopis a moto společnosti Visa bylo
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Отворих едно списание, а рекламата на "Виза" беше:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Я открыл журнал, и увидел новый слоган Визы:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,פתחתי איזה מגזין, והפרסום של "ויזה" היה,
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,تصفحت مجلة، و كانت الحملة الترويجية لبطاقئة الإئتمان "فيزا" عن
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,「ビジネスはシンプリシティーを選ぶ」
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım. Bir stüdyo kurdum ve işlerimi yayınlatmayı denedimPrzeniosłem się do Bostonu i założyłem sklep, studio i próbowałem wydać książkę.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Bostonba költöztem, és belevágtam egy üzletbe.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Et j'ai déménagé à Boston et ouvert mon business.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Ik verhuisde naar Boston en begon als zelfstandige.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.그리고 보스톤으로 이주하여 사업을 시작했습니다.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Mudei-me para Boston, onde montei uma loja.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Я переехал в Бостон и начал собственный бизнес.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.עברתי לבוסטון ופתחתי שם חנות.
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.وانتقلت لبوسطن، و أسست محل
Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.スタジオを構え 出版されるよう努力しました
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Abrí mi boca, y me dio a comer ese rollo
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Am deschis gura, şi mi -a dat să mănînc sulul acesta.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.A otvoril som svoje ústa, a dal mi zjesť svitok knihy.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Da lot jeg op min munn, og han gav mig denne rull å ete
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Då öppnade jag min mun, och han gav mig rullen att äta.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Da tat ich meinen Mund auf, und er gab mir den Brief zu essen
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Então abri a minha boca, e ele me deu a comer o rolo.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Felnyitám azért számat, és megéteté velem azt a türetet.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Ik deed mijn mond open en Hij liet mij die rol eten.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.In odprem usta, in on mi da jesti tisti zvitek.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Io aprii la bocca ed egli mi fece mangiare quel rotolo
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.I otevřel jsem ústa svá, a dal mi snísti knihu tu,
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.J`ouvris la bouche, et il me fit manger ce rouleau.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.내가 입을 벌리니 그가 그 두루마리를 내게 먹이시며
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Lalu kubuka mulutku dan Allah memberikan kitab gulungan itu kepadaku supaya kumakan
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Niin minä avasin suuni, ja hän antoi tämän kirjakäärön minun syödäkseni.