açtılar ile cümle

açtılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.και με λογους μισους με περιεκυκλωσαν και με επολεμησαν αναιτιως.
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.Обиколиха ме тъй също с думи на омраза, И воюват против мене без причина.
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.ודברי שנאה סבבוני וילחמוני חנם׃
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.بكلام بغض احاطوا بي وقاتلوني بلا سبب‎.
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.他 們 圍 繞 我 、 說 怨 恨 的 話 、 又 無 故 地 攻 打 我
Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar.他 們圍繞 我 、 說 怨恨 的 話 、 又 無 故地 攻打 我
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenEles abriram as partituras, o maestro deu o sinal, e, bum, eles lançaram-se no Kyrie, do "Requiem" de Mozart.
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenHe avasivat nuotit, johtaja löi ensimmäisen lyönnin, ja bum, he aloittivat Kyrien
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenKinyitották a kottájukat, a karmester beintett, és bumm, belekezdtek a Kyriebe
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden그들이 악보를 열자, 지휘자는 연주신호를 주었고, 그리고는 쾅, 모차르트의 "레퀴엠" 중
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden Kyrie'ye girdiler.Abrieron sus partituras, el director les dio la señal y, zaz, se lanzaron al Kyrie del "Requiem" de Mozart.
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden Kyrie'ye girdiler.Aprirono gli spartiti, il direttore diede la battuta, e, boom, si lanciarono nel Kyrie del Requiem di Mozart.
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden Kyrie'ye girdiler.De dirigent gaf de maat aan, en, boom, ze barstten los in het Kyrie uit het "Requiem" van Mozart.
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden Kyrie'ye girdiler.Dom öppnade sina partitur, dirigenten slog in, och, pang, fyrade de av Kyriesatsen från Mozarts "Requiem".
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden Kyrie'ye girdiler.Otvorili si noty, dirigent mávol, a bum, začali spievať Kyrie z Mózartovho "Requiem."
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"inden Kyrie'ye girdiler.Otworzyli nuty, dyrygent pokazał wejście i, boom, - zaczęli śpiewać "Kyrie" z "Requiem" Mozarta.
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenOtevřeli si svoje partitury, dirigent udal rytmus a bum! Spustili "Kyrie" z Requiem od Mozarta.
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenהם פתחו את התווים, המנצח נתן את האות, ובום, הם פרצו לתוך הקיריי
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenو فتحو نوتاتهم الموسيقية و اعطي قائد الجوقة اشارة البداية و بوم! بدأوا في كايري
Notalarını açtılar, şef ilk vuruşu verdi, ve bom, Mozart'ın "Requiem"indenバーン! モーツァルトの「レクイエム」の キリエが始まりました
O kadar ki, benim için en ilginç şey olan tuttukları defterleri, finansal kayıtları bile açtılar.제가 가장 관심있었던 것까지 공개할 정도의 신뢰를 얻었죠. 갱단의 장부, 재무기록을 말하는 겁니다.
O kadar ki, benim için en ilginç şey olan tuttukları defterleri, finansal kayıtları bile açtılar.Udostępnili mu nawet najciekawszą rzecz: buchalterię, prowadzone zapisy finansów.
O kadar ki, benim için en ilginç şey olan tuttukları defterleri, finansal kayıtları bile açtılar.עד כדי כך שהם פתחו את מה שהכי עניין אותי: את ספריהם, את הרשומות הפיננסיות שניהלו.
O kadar ki, benim için en ilginç şey olan tuttukları defterleri, finansal kayıtları bile açtılar.لمرحلة أنهم فتحوا إليه الشيء الأهم بالنسبة لي وهو: دفاتر حساباتهم، حيث يسجل بها جميع الأمور المالية.
O kadar ki, benim için en ilginç şey olan tuttukları defterleri, finansal kayıtları bile açtılar.財政的な記録を見せてくれるまでにー 僕たちは
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar."23:04:'Lazlo' şi CMS au desfăcut darurile.
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar."23:04: 'Lazlo' y CMS abren los regalos.
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar.<i>:23:04</i>
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar. Sonrasında muhtemelen seviştiler.الساعة 11:04 مساء (لزلو) و (ك م س) فتحا الهدايا نخمن بأنهما مارسا الجنس بعد ذلك
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.Asa ca au declarat razboi Austriei
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.Assim, eles declararam guerra à Áustria.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.A tak vyhlásili válku Rakousku.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.Così dichiararono guerra all'Austria.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar. Hızlıca Avusturya'nın genelinden kopuk olanLes Pays-bas, qui étaient en quelque sorte dissociés du reste de l'Autriche
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.그래서 그들은 오스트리아에 전쟁을 선포했습니다
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.So erklärten sie Österreich den Krieg.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.Tak więc wypowiedzieli wojnę Austrii.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.И така обявяват война на Австрия.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.Тож вони оголосили війну з Австрією.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.و هكذا تم إعلان الحرب علي النمسا.
Sonuç olarak , Avusturya 'ya savaş açtılar.迅速に、オーストリア領のオランダに侵攻、
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Ai đó trong chuyến bay đầy đủ bước đi rất nhiều vào ngón tay của mình.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Alguém em pleno vôo pisou fortemente em seu dedo.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Cineva în zbor integral umblat foarte mult pe deget.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Iemand in volle vlucht trapte zwaar aan zijn vinger.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Jemand in voller Fahrt trat stark auf seinen Finger.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Joku kokonaan lento kulki raskaasti sormeen.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.전체 비행 누군가가 자신의 손가락에 많이 밟았지.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Ktoś w pełnym biegu stąpał mocno na palcu.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Någon i full flykt trampade tungt på hans finger.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Nekdo v celoti letom trod močno na prstu.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Někdo v plném letu šlapal těžce na prst.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Niekto v plnom letu šliapal ťažko na prst.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Qualcuno in pieno volo calpestato pesantemente al dito.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Quelqu'un en plein vol foulé fortement sur son doigt.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Seseorang dalam penerbangan penuh menginjak berat di jarinya.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Valaki teljes repülés taposta erősen ujján.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Κάποιος σε πλήρη πτήση πάτησε σε μεγάλο βαθμό από το δάχτυλό του.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Кто-то в полную силу ступал тяжело на пальце.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Някой в пълен полет стъпи тежко на пръста си.

İlgili Sayfalar