açtılar ile cümle

açtılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çoğu zaman açtılar.A menudo tienen hambre.
Çoğu zaman açtılar.Často hladoví.
Çoğu zaman açtılar.Chúng thường bị đói.
Çoğu zaman açtılar.Często chodziły głodne.
Çoğu zaman açtılar.Eles frequentemente têm fome.
Çoğu zaman açtılar.Gyakran éhesek.
Çoğu zaman açtılar.Hanno spesso fame.
Çoğu zaman açtılar.Ils sont souvent affamés.
Çoğu zaman açtılar.Sie sind oft hungrig.
Çoğu zaman açtılar.Ze lijden vaak honger.
Çoğu zaman açtılar.Συχνά πεινούν.
Çoğu zaman açtılar.Они постоянно голодны.
Çoğu zaman açtılar.Ці діти часто голодують.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.그리고 토요일 점심식사 때 47년산을 슈발 블랑을 개봉했습니다.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.A během večeře v sobotu jsme otevřeli r. '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Ao almoço de sábado, abrimos o '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Au déjeuner de samedi, on a ouvert le 1947.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Aztán a szombati ebédnél kinyitottuk a 47-est.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Dan ketika makan siang pada hari Sabtu, kami membuka '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Do lunchu w sobotę otworzyliśmy rocznik '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.En op zaterdag tijdens de lunch openden we de '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Og til frokost lørdag, åbnede vi '47'en.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Pri kosilu v soboto smo odprli letnik '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Şi la prânz, sâmbătă, am deschis vinul de '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Und beim Mittagessen am Samstag haben wir den '47er geöffnet.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Vào buổi trưa thứ 7, chúng tôi mở chai '47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Y el sábado, durante un almuerzo, abrimos la reserva del 47.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.За обедом в субботу мы открыли бутылочку 47 года.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.На обяд в събота отворихме реколтата от 47-а.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.ובארוחת צהרים של שבת, פתחנו את ה-47'.
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.وفي غداء يوم السبت ، فتحنا زجاجة " 47 "
Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.香りはやわらかく
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.왜냐하면 사실은 인류가 지난 1만 년 동안 자연에 거대한 구멍을 만들어왔기 때문입니다.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Adevărul e că oamenii au făcut o gaură adâncă în natură în ultimii 10.000 de ani.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Bởi vì thực tế là, con người đã tạo ra một cái lỗ lớn cho tự nhiên trong 10.000 năm qua.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Denn in den letzten 10.000 Jahren haben die Menschen ein großes Loch in der Natur hinterlassen.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Faktem jest, że człowiek zrobił ogromną wyrwę w przyrodzie w ciągu ostatnich 10 tys. lat.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Feit is dat de mens een enorm gat heeft geslagen in de natuur, de laatste 10.000 jaar.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Mivel a tény az, hogy az emberek egy óriási lyukat képeztek a természetben az elmúlt 10.000 évben.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Perché il fatto è che gli uomini hanno fatto un buco enorme nella natura negli ultimi 10 000 anni.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Porque, o facto é que os humanos fizeram um buraco enorme na Natureza, nos últimos 10 000 anos.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Γιατί είναι γεγονός, ότι ο άνθρωπος δημιούργησε μια τεράστια τρύπα στη φύση τα τελευταία 10.000 χρόνια.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Дело-то в том, что за последние 10 000 лет человечество нанесло природе очень большой ущерб.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.בגלל שהאמת היא שהאדם פער חור גדול בטבע במהלך 10,000 השנים האחרונות.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.لأن الحقيقة أن الإنسان تسبب في فجوة بيئية ضخمة خلال 10.000 سنة الأخيرة.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.自然界に巨大な穴を開けてきたのです 今の私たちにはそのダメージを
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Ääni Näkymätön mies kuultiin ensimmäistä kertaa, huudamme jyrkästi, kun Poliisi kulki hänen jalka.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.A hang az Invisible Man hallatszott először, kiabálás el élesen, mint a rendőr taposta a lábát.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.A voz do Homem Invisível foi ouvida pela primeira vez, gritando agudamente, como o policial pisou em seu pé.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Die Stimme des Invisible Man war zum ersten Mal hörte, schrie scharf, wie Der Polizist trat auf seinen Fuß.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Glas o Invisible Man je slišal prvič, kričal ven močno, kot je policist trod na svoje noge.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Głos Invisible Man został przesłuchany po raz pierwszy, krzycząc ostro, jak policjant stąpał na nogę.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Hlas Neviditelný zazněla poprvé, křičel ostře, as policista šlapal na nohu.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Hlas Neviditeľný zaznela prvýkrát, kričal ostro, as policajt šliapal na nohu.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.투명 인간의 목소리로 급격하게 밖으로 소리 처음 들었다는
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.La voz del hombre invisible se escuchó por primera vez, gritando fuertemente, como el policía pisó el pie.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Rösten av den osynlige mannen hördes för första gången, skriker ut kraftigt, polismannen trampade på hans fot.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Suara Invisible Man terdengar untuk pertama kalinya, berteriak keluar tajam, sebagai polisi menginjak kakinya.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Гласът на невидим човек се чу за първи път, да крещи, рязко, тъй като полицай стъпи върху крака му.
Görünmez Adam sesi olarak, keskin bir şekilde bağırıyor, ilk kez duyuldu polis ayağını açtılar.Голос Людина-невидимка було чутно в перший раз, крики різко, як Поліцейський наступив на ногу.

İlgili Sayfalar