Açgözlülük iyidir.Greed is good.
Açgözlülük her zaman iyi değildir.Greed is not always good.
Açgözlülük yedi ölümcül günahtan biridir.Greed is one of the seven deadly sins.
Açgözlülük yedi ölümcül günahlardan biridir.Gluttony is one of the seven deadly sins.
Bu, açgözlülük.That's greed.
Açgözlülük bütün kötülüklerin anasıdır.Greed is the root of all evil.
Açgözlülük insanı kör eder.Greed blinds men.
Dünya açgözlülük olmadan çok daha iyi olurdu.The world would be so much better off without greed.
Kıskançlık ve açgözlülük, cinayetin en yaygın etkenlerinden ikisidir.Jealousy and greed are two of the most common motivators of murder.
Açgözlülük yıkıcı bir kuvvettir.Greed is a destructive force.
Açgözlülük yüzünden kaç tane insan öldü?How many people have died because of greed?
Açgözlülük kaç insanı öldürdü?How many people has greed killed?
Açgözlülük insanın hayatını mahvedebilir.Greed can destroy people's lives.
Yalnýz açgözlülükten gözü dönmüţ birisi arkadaţýna istediđi kopyayý vermez."Only those blinded by greed would refuse to let a friend make a copy."
Bir dünya açgözlülükle akıyor, Parasal kazanç ve maddi zafer ile zehirlenmiş mi?A world coursing with greed, intoxicated on monetary gain and material conquest?
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.It was the greed and recklessness that led to the drilling explosion.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetics has nothing to do with greed, business, race prejudice.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrator) We are not born with greed, envy, hatred, or bigotry.
Açgözlülük, yolsuzluk ve suiistimaller...The greed, corruption. All of this.
Özellikle soldaki figür, açgözlülükle öne doğru eğilmiş gibi.Yeah, they are leaning over sort of greedily, the figure especially on the left.
Hâlâ da açgözlülükle imkânlarını daha da artırmama hevesleniyor.Yet he wants that I should give him more.
Bu tür ihlaller tipik olarak açgözlülük, şehvet veya gücün kötüye kullanılmasından kaynaklanır.Such breaches have typically erupted from greed, lust or the abuse of power.
Açgözlülük Üzerine Hatem Tai tarafından [1]On Avarice by Hatem Taiy[10]
Açgözlülük kördür.Gier macht blind.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Ils ne lavent pas leurs vêtements, ne les repassent pas, et ne portent pas d'habits propres.
Açgözlülük ve Hırs Irmağıdır.Il est dévoré par l'avidité et l'ambition.
Açgözlülük anlamı içerir.L'avidité est violence.
Rahip Cosmas, Bulgar başrahipler ve piskopos sürülerini açgözlülük, oburluk ve ihmalle suçladı.Cosmas il Prete accusò gli abati e i vescovi bulgari di avidità, ingordigia e negligenza verso il popolo.
Açgözlülük anlamı içerir.Rappresenta l'avidità.
Rahip Cosmas, Bulgar başrahipler ve piskopos sürülerini açgözlülük, oburluk ve ihmalle suçladı.Cosme acusou os abades e bispos búlgaros de ganância, gula e negligência em relação ao seu rebanho.
Fazla açgözlülük zarar getirir.Die het onderste uit de kan wil hebben, krijgt het lid op de neus.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Wśród nich nie było sławnych ludzi, nie dzierżyli też oni żadnych urzędów.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.A genetikának semmi köze a kapzsisághoz, üzlethez, faji előítélethez.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Geeneillä ei ole mitään tekemistä ahneuden, bisneksen tai rotuennakkoluulojen kanssa.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genen hebben niets te maken met hebzucht, handel en racisme.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetica nu are nimic de-a face cu lăcomia, afacerile, prejudecata rasială.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetika nijak nesouvisí s chamtivostí, byznysem, rasovými předsudky.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetika nima nobene povezave s pohlepom, poklicem, rasnimi predsodki.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetik har inget att göra med girighet, affärsverksamhet, rasistiska fördomar.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetik hat nichts mit Gier, Wirtschaft und Rassenvorurteilen zu tun.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetyka nie ma żadnego związku z chciwością, biznesem czy uprzedzeniami rasowymi.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.La genetica non ha nulla a che fare con l'avidità, gli affari, i pregiudizi razziali.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.La génétique n'a rien à voir avec l'avidité, les affaires, les préjugés raciaux.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Τα Γενετικά χαρακτηριστικά δεν έχουν να κάνουν με απληστία, επιχειρήσεις, φυλετικές προκαταλήψεις.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Генетика не имеет никакого отношения к жадности, профессии или расовым предрассудкам.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Гените нямат нищо общо с алчност, бизнес или расови предразсъдици.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.لا علاقة للمورثات الجينية بالجشع، وبالأعمال، وبالأحكام العنصرية المسبقة.
Açgözlülük mü?Ahneus?
Açgözlülük mü?Avareza?
Açgözlülük mü?¿Avaricia?
Açgözlülük mü?Avidità?
Açgözlülük mü?Chciwość?
Açgözlülük mü? Giderek daha çok saçmalıyorsun.Απληστία; Δεν βγάζεις νόημα.
Açgözlülük mü?Girighet?
Açgözlülük mü?Grådighed?
Açgözlülük mü?Алчность?!
Açgözlülük. Nefret.Hebzucht.
Açgözlülük, yolsuzluk ve suiistimaller... Bunların hepsi kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.la cupidité, la corruption, tout cela... se résume à une incompréhension de qui nous sommes.
Açgözlülük, yolsuzluk ve suiistimaller...Chamtivost, korupce.
Açgözlülük, yolsuzluk ve suiistimaller...La avaricia, la corrupción.