açgözlü ile cümle
açgözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir dahaki sefere Ferrari kullanan birini gördüğünüzde 'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.Legközelebb, ha látnak valakit, aki Ferrarit vezet, ne az jusson eszükbe, hogy "ez egy kapzsi ember".
Bir dahaki sefere Ferrari kullanan birini gördüğünüzde 'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.Næste gang, I ser nogen køre i en Ferrari, så lad være med at tænke "det er en, der er grådig".
Bir dahaki sefere Ferrari kullanan birini gördüğünüzde 'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.Następnym razem gdy zobaczycie kogoś w Ferrari nie myślcie : "ten człowiek jest chciwy".
Bir dahaki sefere Ferrari kullanan birini gördüğünüzde 'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.Την επόμενη φορά που θα δείτε κάποιον να οδηγεί μια Φεράρι μη σκεφτείτε, "Να ένας άπληστος άνθρωπος."
Bir dahaki sefere Ferrari kullanan birini gördüğünüzde 'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.В следующий раз, когда вы увидите кого-то на Ferrari, не думайте "Этот человек жаден!".
Bir dünya açgözlülükle akıyor,Respeite os outros por suas próprias opiniões, da mesma forma que você pode esperar o mesmo em troca.
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Daar gaat een hebberig iemand", maar:
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Das ist ein gieriger Mensch".
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Es alguien codicioso".
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."저 사람은 참 탐욕적이로군"이라고 생각하시지 말고
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.-som ger oss känslomässiga belöningar-
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Ta je pa pohlepen."
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Toto je chamtivec."
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Tuo henkilö on ahne."
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."От жаднюга!", а краще:
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin."Това е алчен човек."
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.אל תחשבו, " זהו מישהו חמדן".
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.لا تقل في نفسك "ان هذا الشخص طماع"..
'Bu açgözlü biri.' diye düşünmeyin.「すごく傷つきやすく 愛に飢えた人だ」と思ってください
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Benne volt a mohóság és a nemtörődömség, ami a fúrás közbeni robbanáshoz vezetett.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Bol hrabivosťou a bezohľadnosťou, ktoré viedli k výbuchu vrtu.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Była tam chciwość i lekkomyślność, które prowadziły do eksplozji odwiertów.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Byla to chamtivost a lehkomyslnost, která vedla k explozi hloubení vrtů.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.C'est l'avidité et l'imprudence qui nous ont amené à l'explosion du forage.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Det var girigheten och hänsynslösheten som ledde till borrexplosionen.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Era la codícia y la imprudencia que llevaron a la explosión de perforaciones.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Era lăcomia şi neglijenţa care au dus la explozia platformei petroliere.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Es war die Gier und die Rücksichtslosigkeit, die zur Bohrexplosion geführt hatte.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Het was de hebzucht en roekeloosheid die tot de boorexplosie leidde.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Itu adalah ketamakan dan kerusakan yang membuat kita menambang dengan gila.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.그것은 시추의 급증을 일으킨 탐욕과 무모함이었습니다.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Sono state l'avidità e la trascuratezza a causare l'esplosione della piattaforma di perforazione.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Sự tham lam và sự tàn phá đã dẫn đến việc nổ dàn khoan dầu đó.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Tinha a ganância e a imprudência que levaram à explosão da plataforma.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Ήταν η απληστία και η απερισκεψία που οδήγησε στην έκρηξη της εξόρυξης.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Жадність і нерозсудливість, які призвели до вибуху бурових свердловин.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Жадность и безответственность, которые привели к взрыву буровых скважин.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Това бе алчност и безотговорност, които доведоха до експлозията при пробиването.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.היו אלה החמדנות וחוסר תשומת הלב שהובילו להתפוצצות הקידוח.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.كان الجشع والتهور الذي قاد إلى تفجر حفر التنقيب
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.系貪婪,肆無忌憚, 導致佐鑽探爆炸事件。
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.貪欲さと向こう見ずな態度でした その事件の前にも後にも 流布した—
Bunun nedeni kötü politikacılar veya açgözlü piyasa değil.Powodem tego nie jest polityka czy chciwość korporacji.
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.Det är inte bara girighet eller maktmissbruk eller det luddiga uttrycket "svag styrning".
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.Es ist nicht nur Gier oder Machtmissbrauch oder die nebulöse Phrase: "schwache Regierung".
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.Het is niet enkel hebzucht of misbruik van macht of die vage term 'zwak bestuur'.
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.그것은 단지 욕심이나 권력의 악용이 아닙니다. 모호한 표현인 "빈약한 통치"도 아니죠.
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.Não é apenas a ganância, o abuso de poder, ou a vaga expressão "má governança."
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.Nu e doar lăcomia sau abuzul puterii sau acea expresie obscură "guvernare slabă".
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.Δεν είναι μόνο η απληστία ή η κατάχρηση της εξουσίας, ή αυτή η ομιχλώδης φράση: "αδύναμη διακυβέρνηση".
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.איננו רק תאוות בצע או ניצול לרעה של כוח או הביטוי המעורפל: "ממשל חלש".
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.حسنا أنها ليست مجرد الجشع أو إساءة استعمال السلطة أو أن هذه العبارة غامضة "ضعف الحكم."
Bu sadece açgözlülük ya da iktidarın kötüye kullanılması... ...ya da şu belirsiz tabir "kötü yönetim" değildi.曖昧な言葉「ガバナンスの弱さ」ではありません ええ これらは全て関係あります
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.de som følelsesløse har overgitt sig til skamløshet, så de driver all urenhet tillikemed havesyke.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.de, som jo følesløse have hengivet sig til Uterligheden, til at øve al Urenhed i Havesyge.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.ki so se, ko so postali brezčutni, vdali razuzdanosti, da strežejo sleherni nečistosti z lakomnostjo.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.저희가 감각 없는 자 되어 자신을 방탕에 방임하여 모든 더러운 것을 욕심으로 행하되
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.Kteřížto zoufavše sobě, vydali se v nestydatost, aby všelikou nečistotu páchali s chtivostí.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.ktorí, keď otupeli do bezcitnosti, oddali sa nestudatosti páchať každú nečistotu nenasytnou žiadosťou.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.Którzy zakamieniawszy, udali się na rozpustę ku popełnianiu wszelakiej nieczystości z chciwością.