açgözlü ile cümle

açgözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!Acum sa luptam sa indeplinim acea promisiune! Sa luptam sa eliberam lumea!
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!Lottare per liberare il mondo, per smetterla con le barriere nazionali, l'avidità con l odio e l'intolleranza!
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!国境など要らない! 憎しみも、不寛容も、強欲も要らない! 理性ある世界のために戦おう!
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.그래서 제가 감정에 대해 말하는 것은 간디가 폭식에 대해 말하는 것과 같습니다. 하지만 이것는 우리가 생각하는 방식의
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.אז כשאני מדבר על רגשות זה כמו שגנדי ידבר על גרגרנות, אבל זהו התהליך המארגן המרכזי
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.عندما اتحدث عن العاطفة ابدو مثل غاندي وهو يتحدث عن النهم, لكنها عملية مركزية
Duygulardan konuşan ben açgözlülükten konuşan Gandi gibi, ama düşünme şeklimizin merkezi düzenleme süreci bu.ガンジーが大食いについて 話すのと同じです とにかく感情が 私たちの思考の中心です
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Hai davvero fatto!", Gridò, Sherlock Holmes afferrare da una spalla e guardando con impazienza in faccia.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."당신은 정말 없어!"고 외쳤다 두 어깨로 셜록 홈즈 쥐고 그의 얼굴에 간절히 찾고 있었다.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Még nem kaptam meg!" Kiáltott, megragadása Sherlock Holmes bármelyik vállát és keresi mohón az arcába.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Olet todella sain sen!", Hän huusi, ahne Sherlock Holmes joko olkapää ja etsivät innokkaasti hänen kasvonsa.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Sie haben wirklich es!" Rief er, Greifen Sherlock Holmes entweder Schulter und suchen eifrig in sein Gesicht.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Ti res je!" Je zavpil, zagrabitev Sherlock Holmes, ki jih bodisi ramo in je videti nestrpno v obraz.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Vy jste opravdu dostali to," zvolal, uchopením Sherlock Holmes buď rameno a díval se dychtivě do obličeje.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Vy ste naozaj dostali to," zvolal, uchopením Sherlock Holmes buď rameno a díval sa dychtivo do tváre.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Έχετε πολύ!" Φώναξε, αντιληφθεί Σέρλοκ Χολμς είτε από τον ώμο και αναζητούν με αγωνία στο πρόσωπό του.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Ви дійсно отримав його! Вигукнув він, Захоплюючі Шерлок Холмс або плече і, дивлячись охоче йому в обличчя.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."Вие сте наистина го!" Той извика, възползване от Шерлок Холмс или рамото и гледам с нетърпение в лицето му.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."אתה חייב את זה באמת!" הוא צעק, אוחז שרלוק הולמס מאת הכתף או ו מחפשים בשקיקה אל פניו.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor."لقد حصل ذلك حقا!" صرخ ، شرلوك هولمز استيعاب من قبل أي من الكتف ويبحث بشغف في وجهه.
"Gerçekten var!" Diye bağırdı omuzlarından Sherlock Holmes açgözlü ve onun yüzüne merakla bakıyor.両肩でシャーロックホームズを把握する 、彼の顔に熱心に探している。 "まだ評価されていません。"
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!¿A eso llamas la avaricia que tiene que poseerlo todo?
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!Är det vad du kallar Den Girige- -som måste ha allt?!
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!Czy wszystko usprawiedliwia to, co nazywasz chciwością?
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!É a isso que chamas avareza que tem de ter tudo?!
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!E dici di essere l'incarnazione dell'avarizia che vuole tutto nelle sue mani?
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!Er det det, du kalder den grådige, - - som skal have alt?
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!Sitäkö kutsut ahneudeksi- -jonka on saatava kaikki?
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!Αυτή είναι τελικά η πλεονεξία που θέλει να τα έχει όλα;
Her şeye sahip olmak isteyen açgözlülük dediğin bu mu?!Разве это называется алчностью, которая должна иметь всё?!
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Chúng ta giống như những đứa trẻ tham lam dùng cạn kiệt mọi thứ đúng không?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Jesteśmy jak chciwe dzieci, które wszystko zużywają, nieprawdaż?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?우리는 탐욕스러운 아이들 같아요, 전부 다 써버리면서, 그렇지 않나요?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Olyanok vagyunk, mint a kapzsi gyerekek, mindent elhasználunk, nem?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?On est un peu comme des sales gosses avides, à tout gâcher, non ?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Siamo come bambini avidi, che consumano tutto, no?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Somos como niños codiciosos, consumiéndolo todo, verdad?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Suntem un fel de copii lacomi care vor totul, nu-i așa?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Wij zijn een soort inhalige kinderen. Alles maar opmaken, niet?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Wir sind ein bisschen wie gierige Kinder, die alles aufbrauchen, oder?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Μοιάζουμε με άπληστα παιδιά, που τα θέλουν όλα, έτσι δεν είναι;
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Мы похожи на ненасытных детей, истощая все, чем владеем, до самого конца, не так ли?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?Ние сме като алчни деца - изчерпваме всичко, нали?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?אנחנו קצת כמו ילדים חמדנים, משתמשים בהכל, נכון?
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?نحن كنوع من الاطفال الجشعين، وذلك باستخدام كل شيء ، أليس كذلك؟
Her şeyi tüketen açgözlü çocuklar gibiyiz, değil mi?今日 私は水について話をしたいと思います
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.De säger att människan har sju dödssynder: Vällust... Girighet...
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.De siger, at mennesket har syv dødssynder: Begær ... Grådighed ...
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Dizem que o homem tem sete pecados: luxúria, ganância, preguiça, gula, inveja, ira e orgulho.
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Ihmistä houkuttavat seitsemän syntiä: Himo, ylpeys- -laiskuus, ylensyönti-
İnsanda yedi günah olduğu söylenir: şehvet, açgözlülük, tembellik, oburluk, kıskançlık, öfke, ve kibir.Говорят, что человеку свойственны семь грехов: похоть, жадность, лень, обжорство, зависть, гнев и гордыня.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.É grande a avareza dos humanos.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Gli umani hanno un'avidità senza fine.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.La avaricia de los humanos no tiene límites.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Ludzka chciwość nie zna granic.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Människans girighet är stor.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Menneskets griskhed er utrolig.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Voi ihmisten ahneutta.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Πόσο πλεονέκτες είναι οι άνθρωποι.
İnsanların açgözlülüğü ne büyük.Как алчны люди.

İlgili Sayfalar