açgöz ile cümle

açgöz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Saygısızlık. Açgözlülük. Nefret..בוז. תאוות בצע. שנאה
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Imate res je!" Je zavpil, prijema Sherlock Holmes, ki jih bodisi ramo in nestrpno iščejo v obraz.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."당신은 정말 있나!"그는 두 어깨에서 셜록 홈즈를 쥐고, 울었다
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Olet todella sain sen!" Hän huusi, ahne Sherlock Holmes joko olkapää ja etsivät innokkaasti hänen kasvonsa.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Te tényleg van!" Kiáltotta, megragadta Sherlock Holmes bármelyik váll és keresi mohón az arcába.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Vy jste opravdu dostali to," zvolal, uchopením Sherlock Holmes buď rameno a díval se dychtivě do obličeje.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Vy ste naozaj dostali to," zvolal, uchopením Sherlock Holmes buď rameno a díval sa dychtivo do tváre.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Έχετε πραγματικά!", Φώναξε, πιάνοντας Σέρλοκ Χολμς είτε από τον ώμο και αναζητούν με αγωνία στο πρόσωπό του.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."Вие наистина го!" - Извика той, ненаситни Шерлок Холмс от някоя от рамото и гледа жадно в лицето му.
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."אתה חייב באמת חייב את זה!" הוא צעק, תופס שרלוק הולמס בכתף ​​או
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan."لقد حصل ذلك حقا!" بكى ، واستيعاب شيرلوك هولمز من قبل أي من الكتف
"Sen gerçekten var!" Diye, her iki omuz, Sherlock Holmes açgözlü ağladı hevesle onun yüzüne bakan.と彼の顔に熱心に探して。 "まだ。"
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Begær, grådighed, dovenskab, frås, - - misundelse, vrede, hovmod.
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Himo, ahneus, laiskuus, ylensyönti- -kateus, viha, ylpeys...
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Lujuria, avaricia, pereza, gula, envidia, ira, orgullo...
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Lussuria, avarizia, accidia, gola, invidia, ira, superbia.
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Luxúria, ganância, preguiça, gula, inveja, ira, orgulho...
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Pożądanie, zachłanność, lenistwo, obżarstwo, zazdrość, gniew, pycha...
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Vällust, girighet, lättja, frosseri- -avund, vrede, högmod...
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Λαγνεία, απληστία, νωθρότητα, λαιμαργία φθόνος, οργή, περηφάνια...
Şimdi sadece hırs, miskinlik, açgözlülük, kıskançlık, nefret, gurur var...Страсть, жадность, лень, обжорство, зависть, гнев, гордость...
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Ihmiset tekevät virheen arvottaessaan ahneutta.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.I mennesker bliver udspillet, fordi I fordømmer grådigheden.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Los humanos os equivocáis porque insistís en darle un valor.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Ni människor blir uppspelta för att ni ålägger girigheten värde.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Vocês, humanos, passam-se porque atribuem grande valor à ganância.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Voi umani andate in crisi perché volete attribuire valore morale all'avidità.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Wy, ludzie, dajecie się zbić z tropu, bo zakładacie wartościowanie pragnień.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Οι άνθρωποι μπερδεύονται. Επειδή πρέπει να αποδώσουν αξία στην απληστία.
Siz insanlar aldanıyorsunuz, çünkü açgözlülüğe iyiden kötüye doğru değer biçiyorsunuz.Вы, люди, сбиты с толку, потому что оцениваете всё, исходя из своей жадности.
Siz "sanat" dersiniz, ama aslında şöhret hırsı ve açgözlülüktür.Se montrer nue au tout venant et se dire artiste, ce n'est qu'un prétexte pour s'enrichir.
Siz "sanat" dersiniz, ama aslında şöhret hırsı ve açgözlülüktür.Tu la chiami "Arte" ma č solo un mezzo per ottenere successo.
Siz "sanat" dersiniz, ama aslında şöhret hırsı ve açgözlülüktür.Tu lo llamas "arte", pero es ambición y codicia por la fama.
Siz "sanat" dersiniz, ama aslında şöhret hırsı ve açgözlülüktür.Το λέτε "τέχνη", αλλά είναι η απληστία σαs για δόξα.
Siz "sanat" dersiniz, ama aslında şöhret hırsı ve açgözlülüktür.Ты можешь звать это "искусством", но это только лишь тщеславие и жадность.
"TŞu açgözlü Bayan Wust doyamıyor"Esa tacaña de la Sra. Wust nunca tiene bastante.
"TŞu açgözlü Bayan Wust doyamıyor"Этой ненасытной фрау Вурст всегда было мало. "
Üstelik ilk tanışmamızdan beri, para konusunda oldukça açgözlüsün.C'est vrai, la première fois que nous nous sommes rencontrés, il a été question d'argent.
Üstelik ilk tanışmamızdan beri, para konusunda oldukça açgözlüsün.Úgy értem, az első találkozásra is a pénz miatt került sor.
Üstelik ilk tanışmamızdan beri, para konusunda oldukça açgözlüsün.Αλλά πάλι, από τότε που σε γνώρισα ήσουν τόσο ενθουσιώδης για το εισόδημα σου.
Üstelik ilk tanışmamızdan beri, para konusunda oldukça açgözlüsün.منذ لقائنا الاول كنت مهتمة جدا بالمال
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,A bezkoľajové regióne, ale zo všetkých strán napadnutí nepriateľmi nenásytný,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,A bezkolejové regionu, ale ze všech stran napadeni nepřáteli nenasytný,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,And jälkiä alueella, vaikka joka puolella pahoinpitelivät kyltymätön vihollisia,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,And 자취를 남기지 않는 지역, 비록 왕성 원수에 의해 폭행 모든 측면에
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,And úttalan régióban, de minden oldalról bántalmazta telhetetlen ellenséget,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Dan wilayah rel, meskipun pada setiap sisi diserang oleh musuh rakus,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,En ongebaande regio, maar van alle kanten aangevallen door vraatzuchtige vijanden,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,E região sem trilhas, apesar de todos os lados assaltado por inimigos vorazes,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,E regione senza strade, anche se da ogni parte assaliti da nemici voraci,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Et la région sans rail, mais de tous côtés par des ennemis voraces Assaulted,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,I bezdrożach regionu, choć z każdej strony atakowany przez żarłoczne wrogów,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,In Brez sledu regiji, čeprav je na vsaki strani napadla neutrudnim sovražniki,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Och trackless regionen, men på alla sidor överfallna av glupska fiender,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Og uvejsomme region, men på hver side overfaldet af glubende fjender,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Rừng hoang khu vực, mặc dù trên tất cả các bên bị tấn công bởi kẻ thù tham lam,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Si regiunea fără urme, deşi pe fiecare parte asaltat de duşmani vorace,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Und unwegsamen Region, obwohl auf allen Seiten von gefräßigen Feinden angegriffen,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Y en la región sin caminos, aunque en todas partes Asaltado por los enemigos voraces,
Ve izsiz bölge olsa da, açgözlü düşmanları tarafından saldırıya her tarafı,Και απάτητα περιοχή, αν και σε κάθε πλευρά επίθεση από εχθρούς αδηφάγος,

İlgili Sayfalar