Ana içeriğe geç
Sözlük

açar ile cümle

açar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen ışığı açar mısınız?Could you turn on the light, please?
Bankalar dokuzda açarlar.Banks open at nine o'clock.
Lütfen pencereyi açar mısın?Would you please open the window?
Pencereyi açar mısın?Would you mind opening the window?
Çantayı açar mısın?Will you open the bag?
Çiçekler açar.Flowers bloom.
Nergisler ilkbaharın başlarında çiçek açarlar.It is in early spring that daffodils come into bloom.
Lütfen radyoyu açar mısın?Please turn on the radio.
Umarım yakında hava açar.I hope it will clear up soon.
Farlarınızı açar mısınız?Could you turn on your headlights?
Güller ilkbaharda çiçek açar.The roses bloom in spring.
Tom televizyonu açar açmaz sigorta attı.No sooner had Tom turned on the TV than the fuse blew.
Kaputu nasıl açarım?How do I open the hood?
Kapıyı açarken kilidi kırdım.In opening the door, I broke the lock.
Kapıyı açar mısın?Will you open the door?
Lütfen kapıyı açar mısın?Would you please open the door?
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.The instant he opened the door, he smelt something burning.
TV'yi açar mısın?Will you turn on the TV?
Televizyonu açar mısın?Will you turn on the television?
Birçok güzel çiçekler İlkbaharda çiçek açar.Many beautiful flowers bloom in spring.
Jim kapıyı açar.Jim opens the door.
Bu çiçekler İlkbaharda çiçek açarlar.These flowers bloom in spring.
Bu çiçekler diğerlerinden daha önce çiçek açar.These flowers bloom earlier than others do.
Burada hava kötü. Pencereyi açar mısın?The air is bad here. Will you open the window?
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat pencereyi açar mısın?Excuse me for interrupting you, but would you mind opening the window?
Mart ayında birçok çiçek açar.In March, many flowers come out.
Benim için yer açar mısın?Would you make room for me?
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.No sooner had I opened the box than a frog jumped out.
Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.Then the guest of honor opens them and expresses his or her appreciation.
Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in spring and others in autumn.
Lütfen benim için yer açar mısın?Could you please make room for me?
Eğer hava açarsa, ormanda yürüyüşe gideceğiz.If the weather clears up, we'll go for a walk in the forest.
Pencereyi açar mısın ve bu havasız odayı havalandırır mısın?Will you open the window and air out this stuffy room?
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.Many plants bloom in the spring.
Tembellik yıkıma yol açar.Idleness leads to ruin.
Tayfunlar her yıl zarara yol açar.Typhoons bring about damage every year.
Bahçedeki çiçekler baharda açar.The flowers in the garden bloom in spring.
Işığı açar mısınız?Would you be so kind as to turn the light on?
Erik Mart ayında çiçek açar.Plum blossoms come out in March.
Bir kutu açarken parmağını kesti.He cut his finger in opening a can.
Onlar bir şişe şarap açarak onun başarısını kutladılar.They celebrated his success by opening a bottle of wine.
O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.She had hardly opened the door when a white dog rushed out of the house.
O, kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.No sooner had she opened the door than a cat ran out.
O pencereyi açar.She opens the window.
O, çekmeceyi açarken dikkatliydi.She was careful opening the drawer.
Işığı açar mısın?Will you turn on the light?
Yarın hava açarsa iyi olur.When it clears up tomorrow it is good.
O kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.As soon as she opened the door, a cat ran out.
Kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı koştu.As soon as she opened the door, a cat ran out.
Acele etmek hataların yapılmasına yol açar.Hurrying leads to mistakes being made.
Azim ve sabır her kapıyı açar.Patience and hard work will conquer all.
Para bütün kapıları açar.Money opens all doors.
Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.Different flowers bloom in each season.
Lütfen televizyonu açar mısın?Would you please turn on the TV?
Para her kapıyı açar.Money opens each door.
Et suyu kaynarken dostluk çiçek açar.While broth boils, friendship blooms.
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Lütfen klimayı açar mısınız?Would you please turn on the air conditioner?
Dil dünyalar açar.Language opens worlds.
Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.When Tom leaves at night, he turns on the burglar alarm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod