"Başarıya yol açan nedir?" dedi."Kaj je pot do uspeha?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi."어떻게 하면 성공할 수 있나요?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.M-a întrebat, "Ce ne conduce către succes?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Mi fece una domanda molto semplice: "Cosa porta al successo?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi."O que é que leva ao sucesso?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Povedala: "Čo vedie k úspechu?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi."Qu'est ce qui amène à la réussite?", m'a t'elle demandé
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Řekla: "Co vede k úspěchu?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Sie sagte: "Was führt zum Erfolg?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Είπε: "Τι είναι αυτό που οδηγεί στην επιτυχία;"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Она спросила: "Что приводит к успеху?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.Попита ме, "Какво води към успеха?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi."Що приводить до успіху?"
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.היא אמרה "מה מביא להצלחה?".
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.قالت "ما الذي يؤدي إلى النجاح"؟
"Başarıya yol açan nedir?" dedi.でも 僕は答えられず
Belli ki ırkçılık, katliama yol açan bir durum.Sin duda, el racismo es semillero fértil para los baños de sangre.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Cred că această interacţiune a condus la apariţia calculatorului personal.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Credo fu quell'interazione a portare all'informatica individuale.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Creo que fue esa interacción la que llevó a la computadora personal.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Ich glaube, es war dieser Austausch, der zu PCs geführt hat.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Je pense que ce fut cette interaction qui nous mena à l'informatique personnelle.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.이런 모든 것들이 개인용 컴퓨터가 나오게 된 것과 관련이 있다고 생각합니다.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Myślę, że to doprowadziło do PC-ta.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Tôi nghĩ, chính sự tương tác đó đã dẫn tới máy tính cá nhân.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Думаю, именно это привело к созданию персонального компьютера.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.Мисля, че това взаимодействие доведе до персоналните компютри.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.אני חושב שזו היתה האינטראקציה שהובילה למיחשוב האישי.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.أعتقد أن تفاعل كل تلك الأحداث هو ما قاد إلى ظهور الكمبيوتر الشخصي.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Als ich ein kind war, erlebte meine Mutter, die Choreografin war, ein Phänomen, das sie sehr besorgt hat.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Când eram mic copil, mama, care era coregraf, a dat peste un fenomen care o îngrijora.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Cuando era una niña pequeña, mi madre, que era coreógrafa, se encontró con un fenómeno que le preocupó.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Khi còn nhỏ, mẹ tôi, một biên đạo múa, có một hiện tượng làm bà lo lắng.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Kiedy byłam małym dzieckiem, moja mama, która była choreografem, zauważyła zjawisko, które ją zaniepokoiło.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Kisgyerekkoromban anyám, aki koreográfus volt, szembesült egy jelenséggel, ami nagyon aggasztotta.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.제가 어렸을때, 안무가인 어머니는 우려할만한 어떤 현상을 목격했습니다.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Quand'ero bambina mia madre, che era una coreografa, si imbatté in un fenomeno che la turbò.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Toen ik jong was, was mijn moeder choreografe. Ze hoorde over een verontrustend fenomeen.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Όταν ήμουν παιδί, η μητέρα μου που ήταν χορογράφος, αντιλήφθηκε ένα φαινόμενο που την ανησύχησε πολύ.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Когато бях малко дете, майка ми, която беше хореографка, се натъкна на един феномен, който я разтревожи.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.Коли я була дитиною, моя мати, хореограф, стикнулася з явищем, що схвилювало її.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.כשהייתי ילדה קטנה, אמי, שהיתה כוראוגרפית, נתקלה בתופעה שהדאיגה אותה.
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.عندما كنت صغيرة .. فقد كانت والدتي مصممة رقصات وقت واجهت حينها قضية جعلتها تقلق على المجتمع من حولها
Ben çocukken, bir koreograf olan annem... ...endişelenmesine yol açan bir olayla karşılaştı.とても辛い出来事に遭遇しました それは若い花嫁達がグジャラートの田舎町で
Biraz karışık, ama çığır açan bir olay yok. -Esperemos que no sea demasiado confuso.
Biraz karışık, ama çığır açan bir olay yok. -É um pouco peludo, mas eu não acho que qualquer coisa aqui é inovador.
Biraz karışık, ama çığır açan bir olay yok. -Jest trochę skomplikowane, ale nic tu nie jest przełomowe.
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Cu câţiva ani în urmă au fost inundaţii severe care au provocat mii de morţi,
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.몇 년 전 이 곳에서 큰 홍수가 나면서 수천 명이 죽었는데
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Vài năm trước, có một trận lụt kinh hoàng
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Vor ein paar Jahren gab es sehr starke Überschwemmungen welche zum Tod von Tausenden führten.
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Пару лет назад произошло сильное наводнение, в результате которого погибли тысячи человек.
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.לפני כמה שנים הייתה הצפה קשה
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.قبل عدة سنوات حدث فيضان عنيف أدى بأرواح الآلاف,
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.深刻な洪水がありました 土壌を守るための森林が
Bir kitap yazip, geriye donuk sergimi acana kadar degil--geriye bakinca--Aber erst bis ich ein Buch schrieb und eine rückblickende Ausstellung hatte, konnte ich genau feststellen -
Bir kitap yazip, geriye donuk sergimi acana kadar degil--geriye bakinca--Fu solo dopo un libro ed una retrospettiva che potei tracciare esattamente
Bir kitap yazip, geriye donuk sergimi acana kadar degil--geriye bakinca--실제로 책을 내고 회고전까지 열고 나서야 제대로 돌이켜볼 수 있었습니다.
Bir kitap yazip, geriye donuk sergimi acana kadar degil--geriye bakinca--Tornei-me criativo.
Bir kitap yazip, geriye donuk sergimi acana kadar degil--geriye bakinca--ורק כאשר הוצאתי ספר וערכתי תערוכה מיצירותי, הצלחתי בדיוק להבחין--