Virüsün varlığıyla kansere yol açan genetik mutasyon arasında oldukça güçlü bir bağlantı var.Нами доказана сильная связь между присутствием вируса и генетической мутацией, ведущей к раку.
Virüsün varlığıyla kansere yol açan genetik mutasyon arasında oldukça güçlü bir bağlantı var.יש לנו זיקה חזקה בין נוכחות הוירוס הזה ומוטציה גנטית שבעבר קושרה לסרטן.
Virüsün varlığıyla kansere yol açan genetik mutasyon arasında oldukça güçlü bir bağlantı var.هناك رابط قوي بين وجود هذا الفيروس و الطفرة الوراثية المتعلقة بالسرطان
Virüsün varlığıyla kansere yol açan genetik mutasyon arasında oldukça güçlü bir bağlantı var.がんに関連する遺伝子の変異に 強い繋がりがある それしかわかりません
Wyoming'de federal araziyi 750 milyon tonluk kömür için madenciliğe açan bir kağıt parçası imzaladı.بتوقيع ورقة تنص على فتح 750 طن من الفحم أسفل الاراضي الإتحادية في وايومنغ في مجال التعدين.
Ya da, işten eve döndüklerinde ilk olarak bir şişe şarap açan çiftleri düşünmüyorlar.Sie vergessen das Ehepaar, das von der Arbeit zurück kommt und jeden Abend eine Flasche Wein trinkt.
Ya da, işten eve döndüklerinde ilk olarak bir şişe şarap açan çiftleri düşünmüyorlar.Tentang pasangan yang pulang kerja, dan hal pertama yang mereka lakukan setiap malam membuka sebotol anggur.
Yakın zamanda, bir şarap barı açan arkadaşıyla.유학 시절부터 언니가 와인바 한다 그랬었는데 결국 차렸어요
Yakın zamanda, bir şarap barı açan arkadaşıyla.Seorang teman yang membuka bar wine
Yakın zamanda, bir şarap barı açan arkadaşıyla. Teşekkür ederim.Подруга недавно відкрила свій винний бар.
Yakın zamanda, bir şarap barı açan arkadaşıyla.Uma amiga recentemente abriu uma casa de vinhos.
Yakın zamanda, bir şarap barı açan arkadaşıyla.Una amiga abrió hace poco una vinería.
Yakın zamanda, bir şarap barı açan arkadaşıyla.صديقتها افتتحت حانة نبيذ منذ وقت قريب
Yani teknoloji hiç de yeni ya da çığır açan birşey değildi.De manera que esta tecnología no era nada nuevo o innovador. y aún ahora no lo es.
Yani teknoloji hiç de yeni ya da çığır açan birşey değildi.La tecnologia non era per niente nuova o innovatrice.
Yani teknoloji hiç de yeni ya da çığır açan birşey değildi. Ve hala da öyle değil.Si cette technologie n'était pas quelque chose de nouveau ou novateur. et même maintenant, elle ne l'est pas.
Yani teknoloji hiç de yeni ya da çığır açan birşey değildi. Ve hala da öyle değil.Vì thế công nghệ cũng chả có gì mới hay cũng chỉ cạp đất, và cũng vẫn vậy.
Yapraklar tatlı tatlı yeşeriyor. Dağ kekiği çiçek açan kırlarda büyüyor.Y las hojas florecen dulcemente, y el tomillo salvaje de la montaña crecer alrededor del brezo florido.
Yaşlanmaya ve hastalıklara yol açan bir başka süreç de genetik düzenleyicilerin aktive olması.Otro proceso que lleva al envejecimiento así como a enfermedades es la activación de reguladores genéticos
Yaşlanmaya ve hastalıklara yol açan bir başka süreç de genetik düzenleyicilerin aktive olması.「調節遺伝子」の活性化があります 「転写因子」としても知られているものです
Yaz geliyor Yapraklar tatlı tatlı yeşeriyor. Dağ kekiği çiçek açan kırlarda büyüyor.О, лятото идва, и листата прекрасно зеленеят, и дивата горска мащерка израства около цъфналото пиринче.
Yaz geliyor Yapraklar tatlı tatlı yeşeriyor. Dağ kekiği de çiçek açan kırlarda büyüyor.О, лятото идва, и листата прекрасно зеленеят, и дивата горска мащерка израства около цъфналото пиринче.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Chúng ta vẫn nhớ ơn những người khai phá, ♪ và nhìn xuyên suốt qua họ. ♪
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Emlékszünk azokra akik kitaposták az utat, rajtuk keresztül is látva azt.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Kita ingat mereka yang mempersiapkan jalan, melihat melalui apa yang telah mereka lihat.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.laptop-uri, aer condiţionat....
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Lembramo-nos daqueles que dispuseram o caminho como também visualizamos através deles.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Noi ricordiamo coloro che hanno preparato la strada guardando attraverso loro stessi
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Nosotros recordamos aquellos que prepararon el camino viendo a través de ellos también.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Pamätajme na tých, ktorí pripravili túto cestu, a tak cez nich vidíme.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Pamatujeme na ty, kteří připravili tuto cestu, ♪ rovněž skrze ně vidíme. ♪
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Vi minns de som beredde vår väg, vi ser även genom deras ögon.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.We herinneren hen die de weg hebben voorbereid en zien ook door hun ogen.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.We remember those who prepared the way, ♪ seeing through them also. ♪
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Wspominamy tych, którzy przygotowali drogę, patrzymy również przez nich.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Znanost je skupen podvig, ♪ ki povezuje nove generacije. ♪
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Θυμόμαστε εκείνους που προετοίμασαν τον δρόμο, ♪ βλέποντας μέσω αυτών επίσης. ♪
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.Ние помним тези подготвили пътя, виждайки и през техните очи.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.אנו זוכרים את אלה שהכינו את הדרך. ורואים דרכם.
Yolumuzu açanları anıyor ve dünyayı onların gözünden görüyoruz.♪ その人たちのことを記憶しています。 ♪ もしあなたに科学的な素養があれば、
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Arme und Reiche begegnen einander: beider Augen erleuchtet der HERR.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.A szegény és az uzsorás ember összetalálkoznak; mind a kettõnek pedig szemeit az Úr világosítja meg.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Chudobný a dráč sa stretávajú; no, ten, kto osvecuje oči ich oboch, je Hospodin.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Chudý a dráč potkávají se, obou dvou však oči osvěcuje Hospodin.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Den fattige och förtryckaren få leva jämte varandra; av HERREN få bådas ögon sitt ljus.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Den fattige og den som undertrykker ham, møtes; Herren gir begges øine deres lys.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.El pobre y el opresor tienen esto en común: A ambos Jehovah les alumbra los ojos
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Fattigmand og Blodsuger mødes, HERREN giver begges Øjne Glans.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Il povero e l'usuraio si incontrano; è il Signore che illumina gli occhi di tutti e due
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Kẻ nghèo khổ và người hà hiếp đều gặp nhau; Ðức Giê-hô-va làm sáng mắt cho cả hai.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Kẻ nghèo_khổ và người hà_hiếp đều gặp nhau ; Ðức_Giê - hô-va làm sáng_mắt cho cả hai .
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.가난한 자와 포학한 자가 섞여 살거니와 여호와께서는 그들의 눈에 빛을 주시느니라
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Köyhä ja sortaja kohtaavat toisensa; kumpaisenkin silmille Herra antaa valon.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Le pauvre et l`oppresseur se rencontrent; C`est l`Éternel qui éclaire les yeux de l`un et de l`autre.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.O pobre e o opressor se encontram; o Senhor alumia os olhos de ambos.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Săracul şi asupritorul se întîlnesc, dar Domnul le luminează ochii la amîndoi,
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Ubogi i zdzierca spotkali się; a wszakże obydwóch oczy Pan oświeca.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Ubožec in oderuh se srečujeta; obeh oči razsvetljuje GOSPOD.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Πενης και δανειστης συναπαντωνται ο Κυριος φωτιζει αμφοτερων τους οφθαλμους.
Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir.Бедный и лихоимец встречаются друг с другом; но свет глазам того и другого дает Господь.