açın ile cümle
açın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gülümseyin, gülümseyin. Ağzınızı açın.إبتسموا من فضلكم .. قموا بفتح أفواهكم
Gülümseyin, gülümseyin. Ağzınızı açın.親しげな笑顔でお願いします
Güzel, sinüs alfa artı beta yani bu açının tamamı karşı bölü hipotenüse eşit.Beh, il seno di α + β, il seno di tutto quest'angolo, opposto fratto ipotenusa.
Güzel, sinüs alfa artı beta yani bu açının tamamı karşı bölü hipotenüse eşit.Bem, o seno de alfa e beta, o seno deste ângulo totalmente, em frente ao longo hipotenusa.
Güzel, sinüs alfa artı beta yani bu açının tamamı karşı bölü hipotenüse eşit.Добре, синус от алфа плюс бета, синус от този целия ъгъл, срещу хипотенузата.
Güzel, sinüs alfa artı beta yani bu açının tamamı karşı bölü hipotenüse eşit.Тогда, синус (α+β), синус всего этого угла,
Hadi durmayın, açınAcum deschideţi-l.
Hadi durmayın, açınAhora, ¡adelante, ábranlo!
Hadi durmayın, açınDalej, otwórzcie ją.
Hadi durmayın, açınForza, apritelo.
Hadi durmayın, açınMaak de envelop maar open.
Hadi durmayın, açınMaintenant allez-y et ouvrez l'enveloppe.
Hadi durmayın, açınNào, cứ tự nhiên mở nó ra.
Hadi durmayın, açınNur zu, öffnen Sie ihn.
Hadi durmayın, açınА сега го отворете.
Hadi durmayın, açınДавайте, открывайте.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Ancora una volta, centriamo il goniometro sul vertice dell'angolo.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .다시 한번 각의 꼭짓점의 중심을 각도기의 중심에 둡니다
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Lad os prøve at måle den lige herovre. Vi placerer igen vinkelmålerens centrum ved spidsen af vinkelen.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .OK, zmierzmy ten tutaj. Znowu ustawiamy środek kątomierza w wierzchołku kąta.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Takže znova, umiestnime stred uhlomera na stred, vrchol uhla
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .Нека пробваме да измерим този. Както преди: поставяме центъра на транспортира върху върха на дадения ъгъл.
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .اذاً دعونا نحاول قياس هذه ومرة اخرى نضع مركز المنقلة على مركز او رأس الزاوية
Hadi şimdi bunu ölçmeye çalışalım, bir kez daha açı ölçerin merkezini açının tepesine yerleştirelim. . .分度器の中心を 角度の頂点に置きます。 この角度の側をゼロの線に重ねます。
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.90°の角の対辺となっています。 どの辺がどの角と対角になるか,注意をすることが重要です。
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.그리고 우리가 다룰 c 변은 90도 각도의 마주보는 변이라는 것을 기억하세요
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.I pamiętaj, że bok c, z którym mamy do czynienia tutaj jest naprzeciwko kąta o miarze 90 stopni.
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.Læg mærke til, at c er siden modsat vinklen på 90 grader.
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.Pamatujte si, že strana, kterou jsme označili "c", se nachází naproti pravému úhlu.
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.Запомнете, "с" е страната, лежаща срещу 90 градосвия ъгъл.
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.תזכרו! הגימל שאנחנו מתעסקים איתו פה הוא הצד מול הזווית 90 מעלות.
Hatırlayalım, c kenarı 90 derecelik dik açının tam karşısındaki kenar.و تذكر أن الجانب ت الذي نتعامل معه هنا هو الجانب المقابل للزاوية بقياس 90 درجة.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.Buena enfermera compañeros honestos, ah, poner, poner, pues bien sabes que esto es un caso lamentable.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.INFERMIERA compagni onesti buona, ah, condizionati, condizionati; Per ben sapete questo è un caso pietoso.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.그대 정직한 좋은 친구들 아, 올려, 올려, 잘 들어이 불쌍해 경우 알아.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.NŐVÉR Őszinte jó fickók, ah, kimért, kimért, mert jól tudod, ez egy szánalmas helyzet.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.NURSE semenii Onest bun, ah, condiţionate, ambalate; De bine ştiţi acest lucru este un caz jalnică. [Exit.]
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.PERAWAT rekan yang baik Jujur, ah, disiapkan, disiapkan, sebab baik Anda tahu ini adalah kasus menyedihkan.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.PIELĘGNIARKA Honest dobra bliźnich, ah, pakowane, pakowane; Dla dobrze wiesz, że to jest żałosne sprawy.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.SAIRAANHOITAJA Rehellinen hyvä miehet, ah, sietää, sietää, sillä hyvin tunnet tämä on säälittävä tapaus.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.SESTRA čestný dobrých chlapov, ach, upravené v balení, pre dobre viete, že je žalostný prípad.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.SESTRA Čestný dobrých chlapů, ach, upravené v balení, pro dobře víte, že je žalostný případ.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.SJUKSKÖTERSKA Ärlig goda medmänniskor, ah, sätta upp, sätta upp, ty väl du vet att detta är en ömklig fallet.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.SYGEPLEJERSKE Ærlig gode medmennesker, ah, sætte op, sat op; For godt du kender det er en ynkelig sag.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.VERPLEEGKUNDIGE Eerlijk goede kameraden, ah, zet op, zet op, want ook u weet dat dit een zielig geval.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.Y TÁ nghiên cứu sinh Trung thực tốt, ah, đưa lên, đưa lên, bạn cũng biết đây là một trường hợp đáng thương.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.МЕДСЕСТРА Честный молодцы, ах, смириться, терпеть, ибо хорошо вы знаете, что это жалкий случай.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.ישר אחות בחורים טובים, אה, להשלים, להשלים, גם כי אתה יודע את זה היא מקרה מעורר רחמים.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.ممرض الزملاء جيدة وصادقة ، آه ، مهيأة ، مهيأة ، لأنك تعرف جيدا هذه حالة يرثى لها.
HEMŞİRE Dürüst iyi arkadaşlarının, ah, koymak, koyun, iyi için bu acınacak bir durumda olduğunu biliyorum.[終了。]
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Chúng tôi thấy bản thân bị đàn áp bởi số lượng qua từng ngày khốn khổ.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Ci trovammo in inferiorità numerica un giorno disgraziato dopo l'altro.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Eram depășiți numeric, zile triste-n șir.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Kami menjumpai diri kami kalah hari demi hari malang.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Každý den, stále byli v přesile.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.우리는 이어지는 비참한 날들에 수적으로 불리하다는 것을 알았죠.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Minden egyes nyomorult nap túlerőben voltak.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Miserável dia após dia, éramos sempre a minoria.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Nos vimos superados día tras miserable día.
Her acınası günden sonra kendimizi daha kıstırılmış bulduk.Olimme alakynnessä surkea päivä toisensa jälkeen.