açın ile cümle
açın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu belge bir çizelge değil, bu belge bir% 1. Lütfen belgeyi uygun bir uygulama ile açın.هذا المستند ليس مخططاً بل% 1, الرجاء محاولة فتحه عن طريق تطبيق أخر
Bu belge bir çizelge değil, bu belge bir% 1. Lütfen belgeyi uygun bir uygulama ile açın.この文書はグラフではなく %1 です。適切なアプリケーションで開いてください。
Bu bir açı ortay çünkü bize bu iki açının eşit olduğunu söylüyor. . .이 변의 길이는 6, 그리고 여기 작은 점선에서 이 각은 저 각과 분명히 같기 때문에 각 이등분 선이라고 할 수 있겠죠
Bu bir açı ortay çünkü bize bu iki açının eşit olduğunu söylüyor. . .Przerywany odcinek to oczywiście dwusieczna kąta, ponieważ dwa zaznaczone kąty są sobie równe.
Bu bir bu da iki. Şu an açının bir önemi yok, değilmi?Jeżeli zaznaczymy odcinek o długości dwa -- raz, dwa ...
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.Det fortæller os, at det er en ret vinkel.
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.이 표시는 이 각이 직각이라는 것을 알려주지요
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.Poďla nej vieme, že sa jedná o pravý uhol.
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.Това означава, че имаме прав ъгъл.
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.Это и означает, что угол прямой.
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.هذا يوضح لي بأنها زاوية قائمة
Bu bize bu açının bir dik açı olduğunu söylüyor.これが、左から右へ
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.C'est amer ! Tu es vraiment pitoyable, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.Das ist schmerzhaft!<br />Du bist echt erbärmlich, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.E amar! Esti demna de mila, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.E' amaro! Sei davvero pietosa,Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.Pahit! Kau benar-benar menyedihkan, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.To jest przykre. Jesteś naprawde żałosna, Jang Man Ok.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.Είναι λυπηρό! Είσαι τόσο αξιοθρήνητη, Τζανγκ Μαν Οκ.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.ياللـمرارة! أنتِ حقاً بائسة، جانغ-مان-أُك
Bu dik açının hipotenüsü nedir?Então a grandeza deste sobre a hipotenusa deste triângulo reto. Bem o que é a hipotenusa deste triângulo reto
Bu dik açının hipotenüsü nedir?מהו היתר של המשולש הזה?
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.De beder, giver du, at ikke tro tur til at fortvivle.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.De ber, ge du, så att tro vända sig till förtvivlan.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Ei se roage, mii de finanţare, ca nu cumva credinţa rândul său, la disperare.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Eles oram, dai tu, para não transformar a fé em desespero.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Essi pregano, concedere tu, perché non trasformare la fede alla disperazione.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.He rukoilevat, myöntää sinä, etten usko kääntyä epätoivoon.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Họ cầu nguyện, cấp ngươi, vì sợ rằng đức tin lần lượt thất vọng.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Ils prient, tu subvention, de peur que leur tour la foi au désespoir.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Imádkoznak, támogatást te, nehogy a hit pedig a kétségbeesés.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.그들은기도, 절망에 믿음의 설정 않도록, 그대를 부여합니다.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Mereka berdoa, hibah engkau, supaya gilirannya iman untuk putus asa.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Modlą się, przyznać ty, żeby skręcić w wierze do rozpaczy.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Modlí sa, tie dotácie, inak vieru obrátiť k zúfalstvu.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Modlí se, ty dotace, jinak víru obrátit k zoufalství.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Molijo, ti odobri, da ne pa vera v obup.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Rezan, te conceda, para que a su vez la fe a la desesperación.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Sie beten, gewähre du, damit Glaube wiederum zur Verzweiflung.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Ze bidden, te verlenen gij, opdat het geloof wenden tot wanhoop.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Προσεύχονται, εσύ επιχορήγησης, για να μην τη σειρά του την πίστη στην απόγνωση.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Они молятся, дай ты, чтобы верой обратиться к отчаянию.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.Те се молят, ти предоставя, да не би вяра завой до отчаяние.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.הם מתפללים, מענק אתה, שמא האמונה להפוך לייאוש.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.يصلون ، ومنحة أنت ، لئلا يتحول الإيمان إلى اليأس.
Bu dua, umutsuzluğa niyetle açın diye, sen vermek.ジュリエットの聖人は、祈りを期するための助成金も、移動しないでください。
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.이 상황에서는 이 변이 90도에 마주보는 변이니까 빗변이 됩니다
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.A v chvíli si zopakujte, že přepona je strana, která leží naproti úhlu o velikosti 90 stupňů.
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.Tutaj, w tej sytuacji powiesz, dobrze, to jest bok naprzeciwko kąta 90 stopni.
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.Vi ved dog, at det er siden modsat vinklen på 90 grader.
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.אז הנה , במצב הזה , אתה יכול לאמר, זה פשוט הצד שמקביל לזווית הישרה.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.이 상황에서는 이 변이 빗변일거야 90도의 반대에 있으니까
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.Dans cette situation, voilà l'hypoténuse, parce qu'il est opposé à l'angle de 90 degrés.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.Hier is dit de hypotenusa (schuine zijde) omdat het tegenover de hoek van 90 graden ligt.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.I det tilfælde er det her så hypotenusen, fordi det er siden modsat vinklen på 90 grader.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.In questa situazione questa e' l'ipotenusa, perche' e' opposta all'angolo di 90 gradi.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.Nesta situação esta é a hipotenusa, porque está oposta ao ângulo de 90º.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.V této situaci je tato strana přepona, protože je naproti pravému úhlu.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.V tom prípade toto je prepona, pretože je oproti 90 stupňovému uhlu.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.W takim razie, to jest przeciwprostokątna, ponieważ leży po przeciwnej stronie kąta 90 stopni.