açım ile cümle

açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon 얼굴에 동성애, 거의 어설픈 동정 따윈 바라지 않아, 표정으로 그녀를 따라갔다.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon követte egy furcsa, szinte szánakozó, arcán.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon la seguì con uno strano, quasi compassionevole, sguardo sul suo volto.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon la siguió con una extraña, casi compasiva, mirada en su cara.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon la suivait avec une tapette, presque pitié, regard sur son visage.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon mengikutinya dengan melihat, aneh hampir mengasihani, di wajahnya.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon seguiu com um estranho, quase compassivo olhar, no rosto.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon seurasi häntä kummallinen, melkein sääliä, nähdä hänen kasvonsa.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon theo của mình với một cái nhìn, đồng tính, gần như thương hại trên khuôn mặt của mình.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon volgde haar met een vreemde, haast medelijden, blik op zijn gezicht.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon za nią z dziwnym, niemal z litością, patrzeć na jego twarz.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon την ακολούθησε με ένα queer, σχεδόν pitying, βλέμμα στο πρόσωπό του.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon אחריה עם מבט מוזר, רחמים כמעט על פניו.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Дикон последовал за ней со странной, почти жалея, посмотрите на его лице.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Дикън я последва със странна, почти окайване, поглед върху лицето му.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Дікон пішов за нею з дивною, майже шкодуючи, подивіться на його обличчі.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.يتبع Dickon لها مع عليل ، نظرة ، حنون تقريبا على وجهه.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.彼はいくつかの奇妙な鳥の巣を見に導かれていたと移動する必要があるかのように彼は感じた
Dik açımız burada, yani bu açının karşısındaki kenar hipotenüs ve aynı zamanda en uzun kenar.여기 직각이 있고 빗변은 직각의 반대편에 있는 각이므로 이 변이 빗변이자 가장 긴 변이에요
Dik açımız burada, yani bu açının karşısındaki kenar hipotenüs ve aynı zamanda en uzun kenar.Kolik je tato strana? Nejprve určíme, co je přepona.
Dik açımız burada, yani bu açının karşısındaki kenar hipotenüs ve aynı zamanda en uzun kenar.Vi har vores rette vinkel her, så siden modsat den er hypotenusen og dermed den længste side.
Dik açımız burada, yani bu açının karşısındaki kenar hipotenüs ve aynı zamanda en uzun kenar.Имаме правият ъгъл тук, така че страната срещу правия ъгъл е хипотенузата, а също и най-дългата страна.
Dik açımız burada, yani bu açının karşısındaki kenar hipotenüs ve aynı zamanda en uzun kenar.Чему равна эта сторона? Сначала давайте определим, где у нас гипотенуза.
Dik açımız hemen burada.Kąt prosty jest tutaj.
Dik açımız hemen burada.여기에 직각이 있어
Dik açımız hemen burada.L'angolo retto sta qui.
Dik açımız hemen burada.Nous avons ici l'angle droit.
Dik açımız hemen burada.Pravý úhel máme tady.
Dik açımız hemen burada. Tam zıttına gidiyorsunuz.Ето го правия ъгъл тук, търсим страната срещу него...
Dik açımız hemen burada.Temos o ângulo reto aqui.
Dik açımız hemen burada.Tu máme pravý uhol.
Dik açımız hemen burada.Vi har vores rette vinkel her.
Dik açımız hemen burada.Wij hebben de juiste hoek hier.
Dik açımız hemen burada.И это будет сторона, противоположная прямому углу.
Dik açımız hemen burada.יש לנו את הזווית הישרה פה.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,(38:3) Я был нем и безгласен, и молчал даже о добром; и скорбь моя подвиглась.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Aku diam seribu bahasa, sehingga merugikan diriku sendiri. Dan penderitaanku terasa semakin berat
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Am stat mut, în tăcere; am tăcut, măcar că eram nenorocit; şi totuş durerea mea nu era mai puţin mare.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Com silêncio fiquei qual um mundo; calava-me mesmo acerca do bem; mas a minha dor se agravou.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Enmudecí, quedé en silencio; me callé aun respecto de lo bueno, pero mi dolor se agravó
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Ich bin verstummt und still und schweige der Freuden und muß mein Leid in mich fressen.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Jeg var stum og tavs, jeg tav for at undgå tomme Ord, men min Smerte naged,
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,내가 잠잠하여 선한 말도 발하지 아니하니 나의 근심이 더 심하도다
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Onemel sem in se vdal tihoti, tih sem bil, ne meneč se niti za dobro; ali hujšala se je bolečina moja.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Tôi câm , không lời_nói , Ðến đỗi lời lành cũng không ra khỏi miệng ; Còn nỗi đau_đớn tôi bị chọc lên .
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Tôi câm, không lời nói, Ðến đỗi lời lành cũng không ra khỏi miệng; Còn nỗi đau đớn tôi bị chọc lên.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Εσταθην αφωνος και σιωπηλος εσιωπησα και απο του να λεγω καλον και ο πονος μου ανεταραχθη.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,Станах ням и мълчалив, Въздържах се от да говоря, и нямах спокойствие; И скръбта ми се раздвижваше.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,נאלמתי דומיה החשיתי מטוב וכאבי נעכר׃
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,‎صمتّ صمتا سكتّ عن الخير فتحرك وجعي‎.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,我 默 然 無 聲 、 連 好 話 也 不 出 口 . 我 的 愁 苦 就 發 動 了
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,我 默然 無聲 、 連好話 也 不 出口 . 我 的 愁苦 就 發動了
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu ve "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi.Mete el espejo en tu boca para examinar tus dientes, y dice, "No te preocupes, no te dolerá nada".
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.Det er generelt, og vi vil bevise det her ved siden.
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.이것은 다른 문제에도 적용될 수 있는 개념이므로, 제가 증명해 보겠습니다
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.To platí obecně, proto se na to blíže podíváme.
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.Знаем, че ъгъл с такава мярка ще бъде 180 минус b.
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.І це в точності відома властивість, давайте доведемо її тут
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.على هذا الجانب حتى اثبتها ايضاً. اذا كان لدي --بنفترض ان هاتان الزاويتان، او دعوني اقول قياس
Diyelim ki burada iki tane açımız var, a ve b iç açıları.この角の大きさは180-a-bで表されます。

İlgili Sayfalar