açım ile cümle

açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.Vì người bạo_ngược đã bị diệt ; kẻ khinh lờn đã mất đi , phàm những kẻ nhơn dịp làm sự ác đã bị trừ tiệt ,
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.Διοτι ο τρομερος εξελιπε και ο χλευαστης εξωλοθρευθη και παντες οι παραφυλαττοντες την ανομιαν εξηλειφθησαν
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.потому что не будет более обидчика, ихульник исчезнет, и будут истреблены все поборники неправды,
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.כי אפס עריץ וכלה לץ ונכרתו כל שקדי און׃
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.لان العاتي قد باد وفني المستهزئ وانقطع كل الساهرين على الاثم
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.因 為 強 暴 人 已 歸 無 有 . 褻 慢 人 已 經 滅 絕 . 一 切 找 機 會 作 孽 的 、 都 被 剪 除
Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.因 為強 暴 人 已 歸無 有 . 褻慢人 已 經滅絕 . 一切 找 機會 作孽 的 、 都 被 剪除
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır.왜냐면 제가 참고할 수 있는 한에서는 제가 바닥에 있는 똑같은 비행기에
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır.Porque do meu referêncial parece idêntico
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır. Ve eğer aynı uçağı yerden test ediyor olsaydım.Fordi følelsen vil være den samme som at være i et fly som er i hvile.
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır. Ve eğer aynı uçağı yerden test ediyor olsaydım.Защото от моя гледна точка, изглежда напълно идентично, ако бях в същия самолет, докато почива на земята.
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır.בגלל שממערכת היחוס שלנו, זה נראה בדיוק אותו דבר
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır.لانه في الاطار المرجعي الذي اتواجد فيه , متطابق تماما
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır.地面に静止している状態は、完全に同じように感じるからね。
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Bo zawisna miłość jest zapalczywością męża, a nie sfolguje w dzień pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Căci gelozia înfurie pe un bărbat, şi n'are milă în ziua răzbunării;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Car la jalousie met un homme en fureur, Et il est sans pitié au jour de la vengeance;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Denn der Grimm des Mannes eifert, und schont nicht zur Zeit der Rache
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.For nidkjær er mannens vrede, og han sparer ikke på hevnens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Jaloezie is een vuurgloed in een man en overspel wordt niet vergeven, wel gewroken.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.그 남편이 투기함으로 분노하여 원수를 갚는 날에 용서하지 아니하고
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Lebo žiarlivosť je zúrivý hnev muža, ani sa nezľutuje v deň pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Mert a féltékenység a férfiú haragja, és nem cselekszik kegyelmességgel a bosszúállásnak napján.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Nebo zůřivý jest hněv muže, a neodpouštíť v den pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.poiché la gelosia accende lo sdegno del marito, che non avrà pietà nel giorno della vendetta
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.porque los celos del hombre son su furor, y él no perdonará en el día de la venganza
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.porque o ciúme enfurece ao marido, que de maneira nenhuma poupará no dia da vingança.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Sillä luulevaisuus nostaa miehen vihan, ja säälimätön on hän koston päivänä.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Thi Skinsyge vækker Mandens Vrede, han skåner ikke på Hævnens Dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Ty svartsjuk är mannens vrede, och han skonar icke på hämndens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Vì sự ghen ghét là điều giận dữ của người nam, Trong ngày báo thù, người không dung thứ;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Vì sự ghen_ghét là điều giận_dữ của người nam , Trong ngày báo_thù , người không dung_thứ ;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Διοτι η ζηλοτυπια ειναι μανια του ανδρος, και δεν θελει δειξει ελεος εις την ημεραν της εκδικησεως.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Защото ревнуването на мъжа е една ярост; И той няма да пожали в деня на възмездието;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.потому что ревность – ярость мужа, и не пощадит он в день мщения,
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.כי קנאה חמת גבר ולא יחמול ביום נקם׃
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.لان الغيرة هي حمية الرجل فلا يشفق في يوم الانتقام.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.因 為 人 的 嫉 恨 、 成 了 烈 怒 . 報 仇 的 時 候 、 決 不 留 情
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.因 為人 的 嫉恨 、 成了 烈怒.報仇 的 時候 、 決 不 留情
Çünkü öğrencileri ölçme yöntemleri oldukça acımasız sayılarla yapılıyor.Aber die Schüler werden an Noten gemessen,
Çünkü öğrencileri ölçme yöntemleri oldukça acımasız sayılarla yapılıyor.그리고 저는 학교가 수치로 학생들을 평가하는 매우 가혹한 방법으로
Çünkü öğrencileri ölçme yöntemleri oldukça acımasız sayılarla yapılıyor.ובגלל שהדרך בה סטודנטים נמדדים היא דרך מספרים שהם כל כך קשים,
Çünkü öğrencileri ölçme yöntemleri oldukça acımasız sayılarla yapılıyor.ولأن طريقة تقييم الطلاب تتم عبر الأرقام وذلك قاس جدًا،
Çünkü öğrencileri ölçme yöntemleri oldukça acımasız sayılarla yapılıyor.結果として 公立校は 生徒から創造性を 奪っていると思います
Daha önce söylediğimiz gibi b ikinci açımız.Então estamos dizendo que "b" é o segundo ângulo.
Daha kötü hâle getirdim. Acımadığını söylemiştin. Ama acıyor.Jeszcze pogorszyłem powiedziałaś, że to nie boli.
Daha önce söylediğimiz gibi b ikinci açımız.b가 두번째 각이고요
Delacroix bu resimde bize acımasızlığı, sefaleti gösteriyor.Delacroix nám ukazuje nelítostné utrpení.
Delacroix bu resimde bize acımasızlığı, sefaleti gösteriyor.Delacroix w swoim dziele ilustruje ogromne cierpienie.
Delacroix bu resimde bize acımasızlığı, sefaleti gösteriyor.Harris: Delacroix nous montre une misère implacable.
Delacroix bu resimde bize acımasızlığı, sefaleti gösteriyor.HARRIS: Lo que hace acá Delacroix es mostrarnos una miseria inexorable.
Delacroix bu resimde bize acımasızlığı, sefaleti gösteriyor.Гарріс: Що робить Делакруа, так це показує нам невблаганну убогість.
Delacroix bu resimde bize acımasızlığı, sefaleti gösteriyor.(Ж) Делакруа показывает нам неизбывные страдания.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon ei au urmat cu un ciudat, aproape milă, uita-te pe fata lui.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon folgte ihr mit einem sonderbaren, fast mitleidig, Blick auf sein Gesicht.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon följde henne med en konstig, nästan tycka synd, titta på hans ansikte.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon fulgte hende med en mærkelig, næsten medlidende, se på hans ansigt.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon ji následoval s podivným, téměř soucitně, podívejte se na jeho tváři.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon ji sledi s queer, skoraj pitying, poglej na obrazu.
Dickon, yüzünde tuhaf bir, neredeyse acımaktı, görünüm ile onu izledi.Dickon ju nasledoval s podivným, takmer súcitne, pozrite sa na jeho tvári.

İlgili Sayfalar