açım ile cümle
açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu acımasız olacak.It's going to be brutal.
Bu bir acıma olur.That would be a pity.
İnsanlar neden böyle acımasız?Why are people so cruel?
Orada acımasız bir dünya var.It's a cruel world out there.
Tom bana karşı acımasızdı.Tom was mean to me.
Akşam yemeği ne zaman hazır olacak? Korkunç açım.When will dinner be ready? I'm terribly hungry.
Ben açım. Peki ya sen?I'm hungry. What about you?
Şu anda biraz açım.I'm a little hungry right now.
Bu acımasız.It's brutal.
Yaşam çok acımasız.Life is too cruel.
Gerçekten açım, ama ne yemek istediğime karar veremiyorum.I'm really hungry, but I can't decide what I want to eat.
Ben sadece senin kadar açım.I'm just as hungry as you are.
Erken bir öğle yemeği yedim, bu yüzden şimdi oldukça açım.I ate an early lunch, so I'm pretty hungry now.
Tom acımasızdı.Tom was cruel.
Tom'un acımasız olduğunu düşünüyorum.I think Tom is harsh.
Öğle yemeğini atladım, bu yüzden oldukça açım.I skipped lunch, so I'm pretty hungry.
Ben çok açım. Yemek ne zaman hazır olacak?I'm very hungry. What time will the food be ready?
Açıkçası ben açım.Frankly I am hungry.
Bizim açımızdan hiç problem yok.We're totally cool with it.
Onlar yeterince acımasızlar mı?Are they brutal enough?
Ben şimdi açım.I'm hungry now.
Kimsenin bu kadar acımasız olma hakkı yoktur.No one has the right to be so cruel.
Benim bakış açımdan üç seçeneğimiz var.The way I see it, we've got three options.
"Aç mısın?" "Her zaman açım.""Are you hungry?" "I'm always hungry."
Tom acımasız bir insandır.Tom is a cruel person.
Tom acımasız, değil mi?Tom is ruthless, isn't he?
O, acımasızdır.He is ruthless.
O acımasız bir adamdı.He was a cruel man.
Üşüyorum ve açım.I'm cold and hungry.
Bu kızlar neden bu kadar acımasız?Why are these girls so cruel?
Çete, Tom adında acımasız bir suçlu tarafından yönetiliyor.The gang is lead by a ruthless criminal called Tom.
Dan polis tarafından acımasızca dövüldü.Dan was brutally beaten by the police.
Gulag olarak bilinen Rus cezaevi sistemi çok acımasız bir yerdi.The Russian prison system, known as the Gulag, was a very brutal place.
O sadece acımasız.That's just cruel.
Dan acımasız bir katildi.Dan was a ruthless killer.
Sadece zavallı karıma acımalısın.You just have to have mercy on my poor wife.
Hapishanede pedofillere acımasızca davranılır.Pedophiles are cruelly treated in prison.
Benim açımdan, güvenli bir şekilde karar vermek mümkün değil.From my point of view, it's not possible to make a decision safely.
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Mary bir saplı tava ile Tom'u acımasızca dövdü.Mary clobbered Tom with a skillet.
Neden dünya bana karşı çok acımasız?Why is the world so cruel to me?
Redwall evreninde, gelincikler acımasız türlerden biridir.In the Redwall universe, stoats are one of the villain species.
Tom'a yaptığın şey acımasızcaydı.What you did to Tom was cruel.
Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
Tom'un babası acımasız bir adamdı.Tom's father was a cruel man.
Tom babasından acımasız bir dayak yedi.Tom received a brutal beating from his father.
Tom acımasız bir rakip.Tom is a fierce competitor.
Katlandıkları şey için sadece acıma hissedebilirim.I could only feel pity for what they were enduring.
Ben gerçekten açım.I'm really hungry!
O acımasız öğretmenin bugün bize zor bir test vereceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that that mean teacher will give us a hard test today.
Anne, ben açım.Mom, I am hungry.
Şu anda açım.I am hungry right now.
Kedi acımasız olmaya çalışmıyordu.The cat was not trying to be cruel.
Biraz acımaya çalış.Try to have some compassion.
Baba evlatlık oğluna acımasızca davrandı.The dad treated his adoptive son cruelly.
Ben de açım.I'm hungry, too.
Savunmayı planlamak için görünüm acımasızdır.The outlook for planning the defense is grim.
O böceği acımasızca ezdi.He crushed the insect mercilessly.
Acımasız rekabet karşısında, bizim iş hayatta kalmakta başarısız oldu.In the face of ruthless competition, our business failed to survive.
Şimdi açım.Now I am hungry.