açım ile cümle

açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hiçbir acıması yoktur.Tidak ada penyesalan.
Acımasızdır ve insanlara acımasızlığı telkin eder.Ia sangat pintar mencuri perhatian orang dan kejam.
Çok acımasız ve yetenekli bir katildir.Dia adalah petarung yang gigih dan berbakat.
Direnenler acımasızca imha edilecektir.”Mereka yang sungguh-sungguh bertobat pasti akan diselamatkan.
Ey Allah, bir tanesine bile acıma.Wahai Yang Maha Pengasih dari semua yang mengasihi.
Bu aile çok acımasızdır.Keluarga ini sangat miskin.
Sünnilere olan nefreti sınır tanımıyordu ve zulmü acımasızdı.Kebenciannya pada Sunni dikenal tanpa batas dan siksaannya atas mereka sangat kejam.
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.Dapat membuat pikiran musuh hancur dan membuat ilusi buruk bagi musuh.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.Thuận nghi (順儀), Thục hoa (淑華), Thục nghi (淑儀).
Sadece bunu çok acımasız bir yönetem ile yapıyor" dedi.Chỉ là ông ta làm việc đó bằng một phương pháp rất tàn bạo".
O olaylardan önce Rize, çok güçlü, korkusuz, ve acımasız gulyabanidir.Trước tai nạn xà ngang, Rize vốn là một quỷ ăn thịt lạnh lùng, tàn bạo và cô thật sự rất mạnh.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.Maximinus ghét giới quý tộc và là tàn nhẫn đối với những ai mà ông nghi ngờ có âm mưu chống lại mình.
Bundan sonra içinde bir acıma duygusu oluşur.Từ đó, họ dần có tình cảm.
Erişim tarihi: 18 Ağustos 2009. ^ "André Aciman".Truy cập ngày 18 tháng 8 năm 2009. ^ “André Aciman profile”.
Oyuncuyu sever ve düşmana acımaması için teşvik eder.Ông thích người chơi và khuyến khích người chơi loại trừ kẻ thù một cách đau đớn.
Ey Allah, bir tanesine bile acıma.Thần dân ai nấy đều thương tiếc.
Gemide acımasız kuralları vardır.Ít có tiêu chuẩn chung về tàu thuyền đánh cá.
Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.Cao Vân tàn bạo giết hại nhiều người.
Bu benim açımdan suç değil.Con không hiền là tội của con thôi.
(Ben açım.)(Tôi giàu rồi).
İçinde hiç acıma duygusu hissetmez.Họ không tìm được niềm vui trong đó.
Antik ve modern kaynaklar tarafından ‘acımasız, hırslı, sert ve otoriter’ birisi olarak tasvir edilir.Các sử gia cổ đại và đương đại miêu tả bà là người "hiểm độc, tham vọng, tàn bạo, và độc đoán."
Toros'dan daha acımasız.Chỉ mạnh hơn Kuros.
Bu durum çoğunlukla Harry'nin alındaki yara izinin acımasıyla beraber gerçekleşirdi.Việc nhìn thấu vào bên trong này thường đi kèm với việc cái sẹo trên trán Harry nổi cơn đau.
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.Bộ Lễ thỉnh xin cho Tái Hậu được phục tang 3 năm.
Mantarın tadı acımsı fakat lezzetlidir.Tuy quả có vị chua nhưng rất ngon.
Ayrıca Bolşevik liderleri acımasızca davranılması gereken suçlular olarak nitelendirdi.Nó thể hiện nhóm Bolshevik là những tên tội phạm tàn ác, mất hết tính người.
Direnenler acımasızca imha edilecektir.”逆らう者は容赦なく潰す"。
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”我々は、この非人道的な世界の状況に対抗するために革命的自殺という行動を行うのです」と。
"Hitler'in en acımasız Mareşal'i" ("der brutalste von Hitlers Feldmarschällen") olarak değerlendirilmektedir.「ヒトラーのもっとも冷酷な元帥」と評されている。
Okçular acımadan saldırdı ona.不幸が突然彼を襲いました。
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.そんな眞を加津は妬ましく思い、悩みを募らせる。
Bu benim açımdan suç değil.こちらは親告罪ではない。
İçinde hiç acıma duygusu hissetmez.そこには恐怖心など何もない。
Bizim açımızdan kesinleşti, seçime parti olarak gideceğiz.上下方向に入れるとクラブの選択となる。
Namibya Hükûmeti, Himba çocukları için seyyar okullar açımıştır.祭主は深江信渓の子孫・深江種禄が務めている。
Kendisi ağabeyinin aksine acımasız ve egoisttir.性格はお調子者の兄とは対照的に勤勉で実直。
Bu, modern çağlardaki en ağır ve en acımasız insan buluşu olan ‘Topyekün Savaş’tır.これは現代で最も愚かで無意味な戦争であります。
Yeşil çay tadını andırır biçimde acımsı bir tadı vardır.抹茶の緑色が目立つ甘味。
Mantarın tadı acımsı fakat lezzetlidir.料理は見た目は酷いが、味は良い。
Gemide acımasız kuralları vardır.船中問答の霊跡。
Tadı acımsı ve aromatiktir.風味、香味とも言う。
Acımasız ve dövüşmekten zevk alır.戦好きでわがまま。
Düşmanlarına çok acımasız davranır, gerekirse idam edebilir.優れた決断力も持ち、必要とあらば非情に徹することができる。
Yaşlı adam o kadar çaresiz görünüşe düşmüştür ki sonunda Norina bile ona acımaya başlar.はじめコルネリスは夢中になるが、最終的に幻滅して、自分がレナを愛していることに気づく。
En genç ve acımasız cadı budur.花嫁の中では最も若く、そして最も残忍な性格。
Bu aile çok acımasızdır.この情態は実に残酷を極めて居る。
Kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.無邪気さと冷酷さを合わせ持つ。
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.247名妇女和205名儿童死亡。
(Ben açım.)」(我有點……餓啊。
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.忽有不得意,輒號哭,上甚憚之。
Ey Allah, bir tanesine bile acıma.诸子至洛,皆赦之。
Acımasız bir Edebiyat eleştirmenidir.肖鹰是一个毁誉参半的文学批评家。
Ömer: "Babam çok acımasızdı.如:“我父亲的弟弟超重”。
3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz.對嗎? 你可能希望別人對你友善而不殘酷。
Bazen acımasız da olabilen çalışmalarının çoğu dönemin politikası ve değerleriyle dalga geçen eleştirilerdir.他的许多作品经常讽刺和嘲笑当时的政治和风俗。
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.故火遠理命住其國,至三年。
İstanbul’da Cumartesi akşamı gerçekleşen acımasız katliamı lanetliyor, kınıyorum.在失乐园用幻术迷惑三月,却被识破。
Acımasızdır ve düşmanlarını ateşle yakmasıyla bilinir.賊怒甚,支解焚毀之。
Buna neden olan olay ise bir çocuğun acımasız bir Dalek tarafından öldürülmesi oldu.自己的孩子过去被自动傀儡所杀。

İlgili Sayfalar