açılmaya ile cümle

açılmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Постепенно открывались магазины.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Через 36 часов из них вылупляются головастики.
2013 yılından itibaren de Find 5 ve N1 modelleri ile Çin dışına açılmaya başladı.В начале 2009 года пошли слухи об объединении 5-го и 4-го каналов с ITV.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.في بداية القرن السابع عشر كان علم المايكرو في مجال الأحياء قد بدأ للتو.
Ancak buna rağmen Henry'nin son dönemlerinde Henry ile Matilda'nın arası açılmaya başlar.لكن هارى قد ولد بالفعل في الوقت الذى بدأت فيه علاقة هارى و ديانا.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.Durante o início do século XVII, o mundo da biologia começa a desenvolver-se.
Ancak, Ben sonunda nesneyi Çabuk'un göğsüne saplayarak onu öldürür ve gökyüzünde bir portal açılmaya başlar.No entanto, Me, prende o artefato no peito de Swift, matando-o e abrindo um portal.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Espera-se que a creche nunca mais reabra.
Sal denize açılmaya hazırdır.De boot is geschikt om op zee te zeilen.
Kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz.Zablokowane drzwi nie dają się otworzyć.
1 Mart'tan itibaren özel kanallar açılmaya başlandı.Do 1 lipca otwarto wszystkie pozostałe linie.
Beşinci gün açılmaya başlayan gözler bir gün içinde tamamen açılır.Zaczyna otwierać oczy piątego dnia.
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Dookoła nich stopniowo zaczęły powstawać kolejne sklepiki.
Ancak mühürlü zarf hiç açılmayacak ve kimsenin içindekileri görmesine izin verilmeyecektir.Wejście jest otwarte i nikogo nie widzę.
Bu dönemde 1853 yılında Amerikalı Komodor Matthew C. Perry Japonya'yı dış ticarete açılmaya zorladı.W tym to roku okręty amerykańskiego komodora Matthew C. Perry’ego zmusiły Japonię do otwarcia się na świat.
Kymlinge istasyonu kullanıma açılmayacak.Pas startowy 10 nie jest wykorzystywany do startów.
Bu dönemde Mustafa Reşit Paşa ile arası açılmaya başladı.Zaraz po tym eksplodował Real Mustafa.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Äggen kläcks efter ca. 36 timmar.
Kymlinge istasyonu kullanıma açılmayacak.Den förberedda stationen i Kymlinge har aldrig öppnats.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Через 6 тижнів яйця вилуплюються.
Bu sırada gemiye doğru ateş açılmaya da başlandı.В той же час по Кораблю стріляла і артилерія.
Droidler açılmaya başlarlar.Почали з'являтись трактори.
Sal denize açılmaya hazırdır.Start skončil v moři.
Ama aniden askerler tarafından kalabalığın üstüne ateş açılmaya başlandı.Ve zmatku začali vojáci do davu střílet.
Çocuklar yavaşça açılmaya başlamışlar.Lidé je pomalu začali odvážet.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.V roce 1857 se stal sekretářem společnosti Llewellyn Jewitt a muzeum se otevřelo pro širokou veřejnost.
RNA polimeraz promotora bağlandığında, DNA iplikçikleri açılmaya başlar.Pe măsură ce ARN polimeraza se leagă de promoter, lanțurile de ADN vor începe sa se desfacă.
Bu fünye sayesinde mayın açılmaya çalışılması durumunda patlar.În realitate, încearcă într-adevăr să tărăgăneze deschiderea minei.
Tom bizimle denize açılmaya gelmek istemiyordu.Tom nu a vrut să vină să navigheze cu noi.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Azóta nem merik a bányát ismét megnyitni.
Bu sırada gemiye doğru ateş açılmaya da başlandı.Eközben mindmáig tisztázatlan körülmények között lövöldözés tört ki a fedélzeten.
Ordu 12 Ağustos günü denize açılmaya hazırdır.Alus valmistui 12. elokuuta.
Bu dönemde 1853 yılında Amerikalı Komodor Matthew C. Perry Japonya'yı dış ticarete açılmaya zorladı.Vuonna 1854 yhdysvaltalainen kommodori Matthew Perry pakotti Japanin avautumaan.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.Στις αρχές του 17ου αιώνα, ο μικρόκοσμος της βιολογίας είχε μόλις αρχίσει να αποκαλύπτεται.
İmar yolları da açılmaya başlanmıştır.Και οι δρόμοι άνοιξαν.
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Der blev dog også åbnet butikker andre steder.
İmar yolları da açılmaya başlanmıştır.Åpningstidene er gjerne også utvidet.
Sal denize açılmaya hazırdır.Sara siap untuk melaut.
Bu sırada gemiye doğru ateş açılmaya da başlandı.Sehingga mereka langsung menembaki kapal itu.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.Pada 1857, Llewellyn Jewitt menjadi sekretaris dan museum dibuka untuk masyarakat umum pada Sabtu pagi.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Những quả trứng sẽ nở trong khoảng 36 giờ.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Cánh cửa mãi không mở được.
Ama aniden askerler tarafından kalabalığın üstüne ateş açılmaya başlandı.混乱の中でほとんど全員の兵士が群衆に向かって発砲した。
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.これらの卵は孵化が始まってからおよそ36時間で全てかえる。
1 Mart'tan itibaren özel kanallar açılmaya başlandı.3月27日 近鉄けいはんな線が開業。
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.17世纪初期,生物学的微观世界刚刚开启。
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.雛鳥在36個小時後就會孵化。
Avrupa ülkelerinde elçilikler açılmaya başlandı.所有被解放之欧洲国家内应该举行民主选举。
RNA polimeraz promotora bağlandığında, DNA iplikçikleri açılmaya başlar.當RNA聚合酶與啟動子結合後,該DNA链會開始捲開。
1.haftası doldurduğunda gözleri açılmaya başlar ve gözlerinin tamamen açılması 12.gününü bulur.10日大就可以完全打開眼睛。
Kymlinge istasyonu kullanıma açılmayacak.10節編組列車不能停靠本站。
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.제한시간이 지나면 문은 더 이상 열 수 없게 된다.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.17세기 초에 생물학의 미시 세계에 대한 탐구가 시작되었다.
Ordu 12 Ağustos günü denize açılmaya hazırdır.강동희 감독은 3월 12일에 사퇴했다.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.הוא לא נפתח שוב.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.הגוזלים פורחים מהקן לאחר 36 ימים.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Pilići se izlegu nakon 36 dana.
Ama aniden askerler tarafından kalabalığın üstüne ateş açılmaya başlandı.V zmätku začali vojaci strieľať do davu.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Nikdy sa ale tieto dvere nesmú otvoriť príliš veľa.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.V roku 1857 sa stal sekretárom spoločnosti Llewellyn Jewitt a múzeum sa otvorilo pre širokú verejnosť.

İlgili Sayfalar