açılmaya ile cümle

açılmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu tekne denize açılmaya uygun.This boat is seaworthy.
O açılmayacak.It won't open.
Ön kapı açılmayacak.The front door won't open.
Bu çekmece açılmayacak.This drawer won't open.
Dolap kapısı açılmayacak.The closet door won't open.
Bu reçel kavanozunun kapağı sıkışmış ve açılmayacak.This jam jar's lid is stuck and won't open.
Kedi kafeler tüm dünyada açılmaya başladı.Cat cafés have started opening up all over the world.
Banka bir saat daha açılmayacak.The bank doesn't open for another hour.
Yelken tamamen açılmayacak.The sail won't open fully.
Tom bizimle denize açılmaya gelmek istemiyordu.Tom didn't want to come sailing with us.
Bu kalemlerin açılmaya ihtiyacı var.These pencils need sharpening.
Hala halka açılmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Sami kapıyı açılmaya zorladı.Sami forced the door open.
Sami'nin kapısı açılmayacak.Sami's door won't open.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.In the early 17th century, the micro-world of biology was just beginning to open up.
18 Kasım 2010'da Pre 2, ABD'de kilidi açılmayan bir geliştirici cihazı olarak piyasaya çıktı.On November 18, 2010, the Pre 2 became available in the U.S. as an unlocked developer device.
1951'de Gordini ve Simca'nın arası politik çatışmalar yüzünden açılmaya başlamıştır.Gordini and Simca started to diverge in 1951 because of political conflicts.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Since then the Gate was never opened again.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.The eggs hatch in about 36 hours.
Ordu 12 Ağustos günü denize açılmaya hazırdır.Orders will begin shipping on August 10th.
Bu kademenin Portekiz’de iktidarda bulunan rejimle arası açılmaya başlar.Competition begins with the provision at the provincial level.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.They'd just begun to light up a little bit, open up a little bit.
Daha sana yer açılıp açılmayacağından bile emin değilken beklemenin manası ne!What's the point in waiting when we don't even know when a spot will open up for you!
Ve bu aralık açılmaya devam ediyor.And that gap continues to widen.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.I want you to know that there are farmers' markets in every community popping up.
Çok fazla dilim açılmaya çalışılıyor% 1Trying to expand too many strips %1
Torrentin sessiz açılıp açılmayacağı.Whether to open torrent silently or not.
Uygulama penceresinin uygulama başlatıldıktan sonra açılıp açılmayacağı. @ labelWhether the application window should be opened after program start.
Eğitim Bakanlığı'nın yönergesine göre 30 Mayıs'ta açılmaya başlanacaklar.They will now open beginning May 30, as per the directive issued by the Ministry of Education.
En fazla hasar görmüş otel olan Slavija'nın ise bu sezon açılmayabileceği belirtiliyor.The most damaged is the Slavija, which may not open this season.
Kurumların ellerindeki bütün bilgiler halka açılmayacak.Not all information held by the institutions will be available.
Etrafta hipermarketler bitmeye ve zemin katlardaki özel mağazalar açılmaya başladı.Hypermarkets began cropping up and ground-floor private shops flourished.
Bu ortamda, Podgorica'nın dört bir yanında ürün taşımak için ayakkabı mağazaları açılmaya başladı.In that atmosphere, shoe stores began to spring up all over Podgorica to move product.
Geralt ve Dandelion Vizima' ya doğru denize açılmaya karar verirler.Geralt and Dandelion decide to sail back to Vizima.
Supreme Archimandrite (Dzayrakooyn Vardabed) Srapion yeniden açılmaya katkıda bulundu.Supreme Archimandrite (Dzayrakooyn Vardabed) Srapion contributed to the reopening.
Nihayet 18 Şubat'ta hava açılmaya başladı.Finally on February 18, the weather started to break.
Zorlamana rağmen açılmayan kapı, senin kısmetin değildir.Eine Tür, die sich nicht öffnen lässt, ist nicht für dich bestimmt.
Beşinci gün açılmaya başlayan gözler bir gün içinde tamamen açılır.Die Augen öffnen sich am fünften Tag.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Erst dann wird das Tor wieder geöffnet.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Die Larven schlüpfen spätestens nach 36 Stunden.
Kapak açılmaya başlar ve bunu izlerler.Die Säue erbrechen sich, wenn sie mich sehen.
Yaklaşık 10 günlük yaşına ulaşmış kuşların gözleri açılmaya başlar.Im Alter von neun Tagen öffnen sich die Augen.
İmar yolları da açılmaya başlanmıştır.Auch hier waren die Bildungswege offen.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.Im frühen 17. Jahrhundert wurde der Mikrokosmos der Biologie für Untersuchungen zugänglich.
Daha sonra, tek yıllarda olmak üzere iki yılda bir açılmaya başladı.Dabei schieden sie jedoch wie zwei Jahre später schon ind er Vorrunde aus.
Daha sonra, tek yıllarda olmak üzere iki yılda bir açılmaya başladı.Elle n'était alors ouverte que quelques semaines par an.
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Des commerces de proximité s'ouvrent.
1980'li yıllarda şirket dış ülkelere açılmaya başladı ve ilk olarak Kanarya Adaları'nda otel yapıldı.Dans les années 80, la compagnie s'exporte dans le monde et en premier lieu en Italie.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Los huevos eclosionan después de 61 días.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.La escuela ya no reabriría sus puertas.
Bu dönemde 1853 yılında Amerikalı Komodor Matthew C. Perry Japonya'yı dış ticarete açılmaya zorladı.En el año 1854 el comodoro Matthew Perry abre el Japón a los occidentales.
Avrupa ülkelerinde elçilikler açılmaya başlandı.En Moscú se encuentran las embajadas de los países extranjeros.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.All'inizio del XVII secolo, il micromondo della biologia stava appena iniziando ad aprirsi.
Böylece, Mao'nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı.Sei anni dopo la morte di Mao, la Repubblica Popolare Cinese apre al mondo le proprie porte.
Yaklaşık 10 günlük yaşına ulaşmış kuşların gözleri açılmaya başlar.La speranza di vita di questi uccelli si aggira attorno ai 10 anni.
Yumurtalar 36 saat sonra açılmaya başlar.Le uova si schiudono dopo 36 ore, liberando gli avannotti.
1857'de Llewellyn Jewitt'in sekreterliğe getirilmesiyle koleksiyon cumartesi günleri halka açılmaya başlandı.Nel 1857 Llewellyn Jewitt divenne segretario ed il museo fu aperto al pubblico ogni sabato mattina.
Ancak mühürlü zarf hiç açılmayacak ve kimsenin içindekileri görmesine izin verilmeyecektir.A parte gli occhi scrutatori, nessuno sa cosa ci sia all'interno.
Avrupa ülkelerinde elçilikler açılmaya başlandı.Тогда же на улице начинают появляться посольства различных европейских стран.
Ancak mühürlü zarf hiç açılmayacak ve kimsenin içindekileri görmesine izin verilmeyecektir.Но, уверяю Вас, это находится в закрытом хранении, никто не читает.

İlgili Sayfalar