açılara ile cümle

açılara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.і терпів єси, і маєш терпиливість, і задля імени мого трудив ся єси, і не знеміг ся.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.ты много переносил и имеешь терпение, и для имени Моего трудился и не изнемогал.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.ואתה נשאת הרבה ויש לך סבלנות ולמען שמי לא יעפת׃
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.وقد احتملت ولك صبر وتعبت من اجل اسمي ولم تكلّ.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.你 也 能 忍 耐 、 曾 為 我 的 名 勞 苦 、 並 不 乏 倦
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.你 也 能 忍耐 、 曾 為 我 的 名 勞苦 、 並 不 乏倦
Hatırlayın, dar açı 90 dereceden küçük ve geniş açı 90 dereceden büyük açılara denir.복습합시다. 예각은 90도 이하의 각도를 말하고, 둔각은 90도 이상의 각입니다.
Hatırlayın, dar açı 90 dereceden küçük ve geniş açı 90 dereceden büyük açılara denir.Pamätajte si, že ostrý uhol má menej ako 90° a tupý uhol má viac ako 90°.
Hatırlayın, dar açı 90 dereceden küçük ve geniş açı 90 dereceden büyük açılara denir.Pamatujte si, že ostrý úhel má méně než 90 ° a tupý úhel má více než 90 °.
Hatırlayın, dar açı 90 dereceden küçük ve geniş açı 90 dereceden büyük açılara denir.Да си припомним, острите ъгли са по-малки от 90 градуса, а тъпите ъгли са по-големи от 90 градуса.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Azonnal úgy gondolta, hogy a végső talajjavítás minden szenvedés volt azonnal kéznél van.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.De inmediato que él creía que la mejora final de todo su sufrimiento se inmediatamente a la mano.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.D'emblée, il croit que l'amélioration définitive de toutes ses souffrances a été immédiatement à la main.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Genast han trodde att den slutliga förbättring av alla hans lidande var omedelbart till hands.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Heti hän uskoi, että lopullinen parantuminen kaikki hänen kärsimyksensä välittömästi käsillä.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Hneď on veril, že konečné zlepšenie všetkých jeho utrpenie ihneď po ruke.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Hned on věřil, že konečné zlepšení všech jeho utrpení ihned po ruce.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Imediatamente ele acreditava que a melhoria final de todo o sofrimento dele era imediatamente à mão.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Imediat el credea că ameliorarea final al tuturor suferinţa lui a fost imediat la îndemână.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.지금 당장 그 모든 고통의 최종 개량이 있다고 믿었 즉시 손을.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Meteen hij geloofde dat de uiteindelijke verbetering van al zijn lijden was meteen bij de hand.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Ngay lập tức, ông tin rằng cải tạo cuối cùng của tất cả các đau khổ của mình là ngay trong tầm tay.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Od razu uważał, że ostateczna poprawa wszystkich jego cierpienie natychmiast pod ręką.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Segera ia percaya bahwa perbaikan akhir dari semua penderitaannya itu segera di tangan.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Sofort glaubte er, dass die endgültige Besserung der all sein Leiden war sofort zur Hand.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Straks han mente, at den endelige forbedring af alle hans lidelser var umiddelbart ved hånden.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Subito ha creduto che il miglioramento finale di tutta la sua sofferenza era immediatamente a portata di mano.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Takoj je verjel, da je končna sanacija vse njegovo trpljenje je bilo takoj pri roki.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Αμέσως πίστευε ότι η τελική βελτίωση όλων των υποφέρει του ήταν αμέσως στο χέρι.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Веднага той вярва, че окончателното подобрение на всичките му страдания незабавно на ръка.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Відразу ж він вважав, що остаточне поліпшення всіх страждань його було відразу під рукою.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.Сразу же он считал, что окончательное улучшение всех страданий его было сразу под рукой.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.מיד הוא האמין כי שיפור הסופי של כל הסבל שלו היה מיד בהישג יד.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.على الفور أعرب عن اعتقاده بأن تحسين النهائي لمعاناته وكان جميع على الفور في متناول اليد.
Hemen bütün acılara son ıslah olduğuna inanıyordu hemen elinizin altında.すぐに手元に。 しかし、瞬間、彼は非常に控えめな方法で、床のロッキングの上に置くとき
Karşılıklı açılara bakarak doğrudan açıların ölçülerin birbiirine eşit olduğunu söylemek mümkün. -각CBE의 각도는 이 각도와 정확히 같은 각도라고 말할 수 있어요
Karşılıklı açılara bakarak doğrudan açıların ölçülerin birbiirine eşit olduğunu söylemek mümkün. -Det her er vinkel CBE's vinkelmål, og det her vinkelmål er præcist lige så stort.
Karşılıklı açılara bakarak doğrudan açıların ölçülerin birbiirine eşit olduğunu söylemek mümkün. -Ъгъл CBE, това е мярката му, и можете да кажете, че тази мярка тук е точно същата.
Karşılıklı açılara bakarak doğrudan açıların ölçülerin birbiirine eşit olduğunu söylemek mümkün. -اذاً الزاوية CBE، هذا قياسها، وستقول ان هذا القياس هو نفسه
Şimdi bütünler açılara bakalım. .الآن دعونا نفكر في الزوايا المكملة الزوايا المكملة
Şimdi de, elimizde şuradaki D köşesi var. Elimizdeki son açılara bir bakalım. .Nakonec zde máme vrchol D, úhel, poslední úhel v trojúhelníku BCD, tento úhel.
Şimdi de, elimizde şuradaki D köşesi var. Elimizdeki son açılara bir bakalım. .Vi har til sidst vinkelspids D her. . .
Şimdi değişik açılara bakalım.0度の角度がある場合は、それは、閉じられている、 つまり、この線です。
Şimdi değişik açılara bakalım.Der er generelt et par interessante ting ved det her.
Şimdi değişik açılara bakalım.Donc cet angle-ci -- supposant qu'en le tournant, il ressemble à ceci -- on appellerait cela un angle droit.
Şimdi değişik açılara bakalım.Hay una palabra específica para un ángulo de 90º. Se llama ANGULO RECTO.
Şimdi değişik açılara bakalım.왜냐하면 벌어진 크기가 더 크기 때문입니다 몇몇의 흥미로운 각들이 있습니다
Şimdi değişik açılara bakalım. Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.Apoi putem avea un unghi mai mare, si mai mare pana cand va arata asa.
Şimdi değişik açılara bakalım.Tak naprawdę jest kilka ciekawych kątów, na które warto zwrócić uwagę.
Şimdi değişik açılara bakalım.زاوية اكثر انفراجاً. انها زاوية اكثر انفراجاً. وبشكل عام، يوجد عدة زوايا مثيرة للاهتمام يمكنك ان تفكر بها
Şöyle bir düşünüyor muyuz? Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Czy w ogóle się nad tym zastanawiamy?
Şu an... ...bütün bu acılara katlanmak için birinden nefret etmeliyim.Most azonban valakit gyűlölnöm kell, hogy el tudjam viselni ezt a fájdalmat.
Şu an... ...bütün bu acılara katlanmak için birinden nefret etmeliyim.وخلال ذلك الوقت اعتقد انني سأتمكن من تحمله اذا كرهة احدهم
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .Bởi vì từ "kề" có nghĩa là 'bên cạnh'
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .Due angoli che condividono un lato si dicono ANGOLI ADIACENTI Adiacenti vuol dire "giacere accanto"
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .이렇게 한 변을 공유하고 있는 각을 이웃각(= 인접각)이라고 부릅니다. 왜냐하면 인접이라는 말이 옆에 닿아 있다는 뜻이기 때문입니다.
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .Når man har 2 vinkler, der deler en side, kaldes de for hosliggende vinkler, fordi det betyder 'ved siden af'.
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .Pokud máme dva takové úhly, které mají společnou stranu, nazýváme je vedlejší úhly.
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .Тези ъгли са "ъгли с общо рамо".
Ve bu şekilde bir kenarı ortak olan açılara komşu açı denir. .هكذا، تشتركان بنفس الضلع، وهذا ما يسمى بالزوايا المتجاورة لأن كلمة مجاور تعني حرفياً "قريباً من"

İlgili Sayfalar