açılara ile cümle
açılara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor?"Nichts bleibt unvergolten", was bekommen sie dann für ihr Leid?
"Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor? Şöyle bir düşünüyor muyuz?Επομένως, αν αληθεύει το παλιό ρητό έχει ο καιρός γυρίσματα , τότε τι εισπράττουν για τον πόνο τους;
"Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor?"todo lo que sube, debe bajar", entonces, ¿Qué ganan ellos por el dolor sufrido?
"Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor?"vse se vrača, vse se plača", kaj potem one dobijo nazaj?
"Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor?"Что идет вокруг, приходит", тогда, что они получают для их боли?
"Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor?"מה שיוצא, חוזר אליך," אז מה הם מקבלים עבור כאבם?
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?Daca ceea ce dai primesti inapoi, ce primesc ele pentru durerea lor?
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?Ha ki mint veti ágyát, úgy alussza álmát, mit kapnak a fájdalmukért?
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?Om det man ger fås tillbaka, vad får de för sin smärta?
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?Se ciò che è fatto è reso cosa avranno loro in cambio di tutta questa sofferenza?
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?Wenn nichts unvergolten bleibt, was bekommen sie für ihren Schmerz?
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?Αν έχει ο καιρός γυρίσματα, τι εισπράττουν για τον πόνο τους; Είναι γήινοι.
Eger eden bulursa, çektikleri acilara karsilik ne aliyorlar?,אם מה שיוצא חוזר אליך ?מה הם מקבלים בעבור הכאב שלהם
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Če se vse vrača in vse plača, kaj potem one dobijo za svojo bolečino?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Daca ceea ce dai primesti inapoi, ce primesc ele pentru durerea lor?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Ha ki mint veti ágyát, úgy alussza álmát, mit kapnak a fájdalmukért?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Jika apa yang terjadi di sekitar datang, apa yang mereka rasa sakit mereka?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Om det man ger fås tillbaka, vad får de för sin smärta?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar? Onlar earthling.Jos taakse jätetty löytyy edestä, niin mitä ne saavat kivustansa?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Pokud platí "všechny činy se ti jednou vrátí", co tedy dostanou za jejich bolest?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Se ciò che è fatto è reso cosa avranno loro in cambio di tutta questa sofferenza?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Si qui tue par l'épée périra par l'épée alors qu'ont-ils en échange de leur douleur ?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Todo lo que sube, tiene que bajar, ¿Qué ganan ellos por el dolor sufrido?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Wenn nichts unvergolten bleibt, was bekommen sie für ihren Schmerz?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Τουλάχιστον το ξανασκεφτήκαμε; Αν έχει ο καιρός γυρίσματα, τι εισπράττουν για τον πόνο τους;
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?Если то, что идет вокруг, приходит, что они получают для их боли?
Eğer eden bulursa, çektikleri acılara karşılık ne alıyorlar?אם מה שיוצא חוזר אליך, מה הם מקבלים בעבור הכאב שלהם?
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Ak sa pozriete na, ak sa pozriete na vnútorné uhly tohto štvoruholníka.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Čtyřúhelníky se dají rozdělit na skupiny podle jejich vlastností.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.이 사각형의 내각을 살펴보면
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Lad os se på de indvendige vinkler i firkanten her.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Se guardi gli angoli interni di questo quadrilatero.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Si vous regardez aux angles intérieurs de ce quadrilatère.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Zaznaczyłem wewnętrzne kąty tej figury.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.Така, например, този вътрешен ъгъл, ето тук, е по-голям от 180 градуса.
Eğer iç açılara bakıyorsak tabii.اذا نظرت اليه، اذا نظرت الى الزوايا الداخلية لهذا الشكل الرباعي
Eğer şu atasözünde bir doğruluk varsa "Eden bulur" O zaman onlar çektiği acılara karşılık ne alıyor?Takže pokud platí rčení "všechny činy se ti jednou vrátí", pak co zvířata dostanou za svou bolest?
Elimizdeki son açılara bir bakalım. .각D는 이제 마지막 남은 것 인데요
Elimizdeki son açılara bir bakalım. .Dus hoek, hoek Dus dit is de laatste
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Además, sé que tienes perseverancia, que has sufrido por causa de mi nombre y que no has desfallecido
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.A snášel jsi, a trpělivost máš, a pro jméno mé pracovals a neustal.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.a zniesol si a máš trpezlivosť a pracoval si pre moje meno a neustal si.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.e tens perseverança e por amor do meu nome sofreste, e não desfaleceste.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ik weet dat u Mij dwars door alles heen trouw bent gebleven; u hebt het niet opgegeven.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.I masz cierpliwość, i znaszałeś i pracowałeś dla imienia mego, a nie ustałeś.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.in stanovitnost imaš in za ime moje si mnogo prenesel in se nisi utrudil.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.ja sinulla on kärsivällisyyttä, ja paljon sinä olet saanut kantaa minun nimeni tähden, etkä ole uupunut.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Kalian sabar dan kalian menderita karena Aku, dan kalian tidak putus asa
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.또 네가 참고 내 이름을 위하여 견디고 게으르지 아니한 것을 아노라
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ngươi hay nhịn nhục và chịu khó vì danh ta, không mệt nhọc chút nào.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ngươi hay nhịn_nhục và chịu_khó vì danh ta , không mệt_nhọc chút nào .
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Och du är ståndaktig och har burit mycket för mitt namns skull och har icke förtröttats.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.og du har tålmod og har hatt meget å bære for mitt navns skyld, og du er ikke blitt trett.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.og du har Udholdenhed, og du har døjet ondt for mit Navns Skyld og er ikke bleven træt.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.que tu as de la persévérance, que tu as souffert à cause de mon nom, et que tu ne t`es point lassé.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Sei costante e hai molto sopportato per il mio nome, senza stancarti
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.Ştiu că ai răbdare, că ai suferit din pricina Numelui meu, şi că n-ai obosit.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.[terhet] viseltél, és béketûrõ vagy, és az én nevemért fáradoztál és nem fáradtál el.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.und verträgst und hast Geduld, und um meines Namens willen arbeitest du und bist nicht müde geworden.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.και υπεφερες και εχεις υπομονην και δια το ονομα μου εκοπιασας, και δεν απεκαμες.