açıları ile cümle
açıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.27
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Estaba protegida del dolor de la intolerancia y de las restricciones sociales de una educación religiosa.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Estava protegida das dores da intolerância e das restrições sociais de uma educação baseada na religião.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Ik was afgeschermd van de bekrompenheid en de sociale beperkingen van een religieuze opvoeding.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Jag var skyddad från trångsynthet och religiösa hems sociala restriktioner.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.J'ai été protégée des douleurs du fanatisme et des restrictions sociales d'une éducation religieuse.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.전 사회적 편견이나, 종교적 양육방식 등 제약의 고통으로부터 보호받을 수 있었죠,
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Prihranjena mi je bila bolečina nazadnjaštva in socialnih omejitev, ki jih da verska vzgoja.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Saya terlindungi dari kefanatikan dan batasan ketat masyarakat mengenai pendidikan berdasarkan agama.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Sono stata tenuta al riparo dai tormenti del bigottismo e dalle costrizioni di un'educazione religiosa.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Tôi được che chở khỏi nỗi đau của sự cố chấp và những cấm cản của một nền giáo dục dựa trên tôn giáo.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Uchroniono mnie przed bólem nietolerancji i społecznych ograniczeń religijnego wychowania.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Védelmet kaptam a bogottság fájdalmaitól, és a vallásos neveltetés társadalmi megkötéseitől.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Προστατεύτηκα από τους πόνους της μισαλλοδοξίας και τους κοινωνικούς περιορισμούς μιας θρησκευτικής ανατροφής.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Бях защитена от болката на фанатизма и социалните ограничения свързани с възпитанието на религиозна основа.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Мене оминули біль фанатизму та соціальних обмежень релігійного виховання.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Я была ограждена от страданий из-за зашоренности и социальных ограничений религиозного воспитания.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.הייתי מוגנת מפני כאבי הגזענות והמגבלות החברתיות של חינוך דתי.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.تمت حمايتي من آلام التعصب الأعمى والقيود الاجتماعية للتنشئة الدينية
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.社会的制約の 痛みから守られてきました そこでは 過激思想 女装趣味の持ち主 もしくは
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.요셉이 그 장자의 이름을 므낫세라 하였으니 하나님이 나로 나의 모든 고난과 나의 아비의 온 집 일을 잊어버리게 하셨다 함이요
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.ויקרא יוסף את שם הבכור מנשה כי נשני אלהים את כל עמלי ואת כל בית אבי׃
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.ودعا يوسف اسم البكر منسّى قائلا لان الله انساني كل تعبي وكل بيت ابي.
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.約 瑟 給 長 子 起 名 叫 瑪 拿 西 、 〔 就 是 使 之 忘 了 的 意 思 〕 因 為 他 說 、 神 使 我 忘 了 一 切 的 困 苦 、 和 我 父 的 全 家
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.約瑟 給長 子 起名 叫 瑪拿西 、 〔 就 是 使 之 忘 了 的 意思 〕 因 為他說 、 神 使 我 忘 了 一切 的 困苦 、 和 我 父 的 全家
YX = YZ olduğunu biliyoruz, çünkü taban açıları YXZ = YZX. .Víme, že YX se rovná YZ a víme to, protože úhly u základny YXZ a YZX jsou stejné.
YX = YZ olduğunu biliyoruz, çünkü taban açıları YXZ = YZX. .예를 들어 변 YX와 변 YZ가 합동입니다 변 YX와 변 YZ가 합동입니다 그들의 밑각이 합동이기 때문입니다
YX = YZ olduğunu biliyoruz, çünkü taban açıları YXZ = YZX. .Знаем, че YX = YZ и го знаем, защото базовите ъгли YXZ = YZH са равни.