Ana içeriğe geç
Sözlük

açıktan açığa ile cümle

açıktan açığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
6
HECE
13
ORT. KELİME
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."Then I called them loudly and more openly,
Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.He who holds Satan as friend in place of God will assuredly be damned to perdition.
"Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim."And declared to them in public and in private,
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.And declared to them in public and in private,
"Ancak ben açıktan açığa korkutmakla görevli olduğum için o bilgi bana vahyediliyor."Only this has been revealed to me that I am a distinct warner.
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.Unter Gleichgestellten wird auch nur n (ん) oder un (うん) verwendet.
Çılgınca bir kaprisle motive olmuş olarak Nero, açıktan açığa adamlarını şehri yakmaya gönderdi.Motivado por un capricho insano, Nerón envió abiertamente a hombres a incendiar la ciudad.
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.وكنت لا تراه إلا قارئا للقرآن أو مصليا."
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.Zo'n helder beeld is duidelijk (distincta) of onduidelijk (confusa).
Çılgınca bir kaprisle motive olmuş olarak Nero, açıktan açığa adamlarını şehri yakmaya gönderdi.W szalonym kaprysie Neron całkiem otwarcie wysłał swoich ludzi, którzy podpalili miasto.
Ve açıktan açığa “Norveç, işgal edilmelidir” der.Sen jälkeen on merkintä: "oleskelevat luultavasti Norjassa".
Ve açıktan açığa “Norveç, işgal edilmelidir” der.«Reikvam: - Håper SV vil være tydelig på at Norge sier stopp».
Ve açıktan açığa “Norveç, işgal edilmelidir” der.Artinya adalah "Apa yang salah dengan Puerto Riko ketika mereka harus memberontak?"
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.養子か猶子かは明確ではない。
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.於其中間,或有未具,參以所聞,不無因緣。
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.그러나 세밀한 생각이 없지 아니하므로 비비상(非非想) 또는 비무상(非無想)이라 한다.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A gdy poszli bracia jego, tedy i on szedł na święto, nie jawnie, ale jakoby potajemnie.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A když odešli bratří jeho, tedy i on šel k svátku, ne zjevně, ale jako ukrytě.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ale jako odišli jeho bratia hore na sviatok, vtedy odišiel aj on hore, nie zjavne, ale jako tajne.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A mint pedig felmenének az õ atyjafiai, akkor õ is felméne az ünnepre, nem nyilvánosan, hanem mintegy titkon.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.După ce s'au suit fraţii Lui la praznic, S'a suit şi El, dar nu pe faţă, ci cam pe ascuns.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.그 형제들이 명절에 올라간후 자기도 올라가시되 나타내지 않고 비밀히 하시니라
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ko so pa bratje njegovi odšli na praznik, tedaj odide tudi on, ne očitno, temuč kakor skrivaj.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lorsque ses frères furent montés à la fête, il y monta aussi lui-même, non publiquement, mais comme en secret.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh em Ngài đã lên dự lễ rồi, thì Ngài cũng lên, nhưng đi cách kín giấu, không thố lộ.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh_em Ngài đã lên dự lễ rồi , thì Ngài cũng lên , nhưng đi cách kín giấu , không thố lộ .
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ma andati i suoi fratelli alla festa, allora vi andò anche lui; non apertamente però: di nascosto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Maar toen Zijn broers naar het feest waren vertrokken, ging Hij toch, zo onopvallend mogelijk.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans brødre hadde draget op til høiden, da drog også han der op, dog ikke åpenbart, men som i lønndom.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans Brødre vare dragne op til Højtiden, da drog han også selv op, ikke åbenlyst, men lønligt.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Mutta kun hänen veljensä olivat menneet juhlille, silloin hänkin meni sinne, ei julki, vaan ikäänkuin salaa.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Pero cuando sus hermanos habían subido a la fiesta, entonces él también subió, no abiertamente sino en secreto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Setelah saudara-saudara-Nya pergi ke perayaan itu, diam-diam Yesus pergi sendirian tanpa diketahui orang
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Αφου δε ανεβησαν οι αδελφοι αυτου, τοτε και αυτος ανεβη εις την εορτην, ουχι φανερως αλλα κρυφιως πως.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.(А това каза за да го изпита; защото Той си знаеше какво щеше да направи).
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Но когда пришли братья Его, тогда и Он пришел на праздник не явно, а как бы тайно.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Як же пійшли брати Його, тодї й Він пійшов на сьвято, не явно, а якби потай.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ויהי כאשר עלו אחיו לרגל ויעל גם הוא לא בגלוי כי אם כמסתתר׃
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ولما كان اخوته قد صعدوا حينئذ صعد هو ايضا الى العيد لا ظاهرا بل كانه في الخفاء.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟 兄 上 去 以 後 、 他 也 上 去 過 節 、 不 是 明 去 、 似 乎 是 暗 去 的
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟兄 上去 以 後 、 他 也 上去 過節 、 不 是 明去 、 似乎 是 暗去的
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod