açıkta ile cümle

açıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Foi a mais de 9000 km da costa e a 380 metros de profundidade.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim. Hâlâ en sevdiğim mayolarımdan biridir.Bolo to 11 km od pobrežia a 380 m hlboko.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Het was tien km uit de kust en 380 meter diep.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Knapp 10 Kilometer vor der Küste und in 381 Metern Tiefe.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Menyelam enam mil lepas pantai pada kedalaman 1250 kaki.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Mindez 9,6 km-re a parttól, 381 méter mélyen történt.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.To było prawie 10 km od brzegu, na głębokości 381 m.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Vị trí lặn cách bờ biển sáu dặm và ở độ sâu 1,250 feet.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Ήταν έξι μίλια ανοιχτά και 380 μέτρα βάθος.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Беше на 10 километра от брега и на 380 метра дълбочина.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.זה היה כ- 9.6 ק"מ מהחוף וכ-381 מטרים במעמקי הים.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.لقد كانت على بعد ستة أميال من الشاطئ و عمق 1250 قدماً.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.私の大好きな水着の1つです
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Au moment où la musique s'arrête, quelqu'un est mis de côté.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Cuando la música se detenga, alguien se va a quedar sin asiento.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.När musiken väl bryts, blir någon utan sittplats.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Når musikken stopper, bliver nogen efterladt.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Wenn die Musik einmal stoppt, sitzt einer auf dem Trockenen.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Μόλις σταματήσει η μουσική, κάποιος θα την πατήσει.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Как только музыка останавливается, кто-то всегда остаётся в проигрыше.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.Щом музиката спре да свири, някой остава на сухо.
Müzik durduğunda bir kişi açıkta kalacaktır.فما إن تتوقف الموسيقى , دائما ما يكون هناك خاسر
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A gdy poszli bracia jego, tedy i on szedł na święto, nie jawnie, ale jakoby potajemnie.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A když odešli bratří jeho, tedy i on šel k svátku, ne zjevně, ale jako ukrytě.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ale jako odišli jeho bratia hore na sviatok, vtedy odišiel aj on hore, nie zjavne, ale jako tajne.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A mint pedig felmenének az õ atyjafiai, akkor õ is felméne az ünnepre, nem nyilvánosan, hanem mintegy titkon.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.După ce s'au suit fraţii Lui la praznic, S'a suit şi El, dar nu pe faţă, ci cam pe ascuns.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.그 형제들이 명절에 올라간후 자기도 올라가시되 나타내지 않고 비밀히 하시니라
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ko so pa bratje njegovi odšli na praznik, tedaj odide tudi on, ne očitno, temuč kakor skrivaj.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lorsque ses frères furent montés à la fête, il y monta aussi lui-même, non publiquement, mais comme en secret.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh em Ngài đã lên dự lễ rồi, thì Ngài cũng lên, nhưng đi cách kín giấu, không thố lộ.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh_em Ngài đã lên dự lễ rồi , thì Ngài cũng lên , nhưng đi cách kín giấu , không thố lộ .
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ma andati i suoi fratelli alla festa, allora vi andò anche lui; non apertamente però: di nascosto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Maar toen Zijn broers naar het feest waren vertrokken, ging Hij toch, zo onopvallend mogelijk.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans brødre hadde draget op til høiden, da drog også han der op, dog ikke åpenbart, men som i lønndom.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans Brødre vare dragne op til Højtiden, da drog han også selv op, ikke åbenlyst, men lønligt.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Mutta kun hänen veljensä olivat menneet juhlille, silloin hänkin meni sinne, ei julki, vaan ikäänkuin salaa.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Pero cuando sus hermanos habían subido a la fiesta, entonces él también subió, no abiertamente sino en secreto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Setelah saudara-saudara-Nya pergi ke perayaan itu, diam-diam Yesus pergi sendirian tanpa diketahui orang
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Αφου δε ανεβησαν οι αδελφοι αυτου, τοτε και αυτος ανεβη εις την εορτην, ουχι φανερως αλλα κρυφιως πως.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.(А това каза за да го изпита; защото Той си знаеше какво щеше да направи).
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Но когда пришли братья Его, тогда и Он пришел на праздник не явно, а как бы тайно.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Як же пійшли брати Його, тодї й Він пійшов на сьвято, не явно, а якби потай.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ויהי כאשר עלו אחיו לרגל ויעל גם הוא לא בגלוי כי אם כמסתתר׃
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ولما كان اخوته قد صعدوا حينئذ صعد هو ايضا الى العيد لا ظاهرا بل كانه في الخفاء.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟 兄 上 去 以 後 、 他 也 上 去 過 節 、 不 是 明 去 、 似 乎 是 暗 去 的
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟兄 上去 以 後 、 他 也 上去 過節 、 不 是 明去 、 似乎 是 暗去的
Oldukça tehlikeli... Tehlikeli şeylerin gizli tutulmasındansa onların açıkta olmasını yeğlerim.Это довольно опасно, но я думаю, пусть лучше об опасных вещах будет известно, чем думать, что они секретны.
Öncelikle yüzey, \"u şekilli\" bir kısım açıkta kalacak şekilde maskelenir.Först, maskera ytan förutom för en u-formad del.
Öncelikle yüzey, \"u şekilli\" bir kısım açıkta kalacak şekilde maskelenir.Premièrement, masquer toute la surface sauf une partie en forme de U.
Öncelikle yüzey, \"u şekilli\" bir kısım açıkta kalacak şekilde maskelenir.Zuerst wird die Oberfläche mit einer U-förmigen Maske bedeckt.
Öncelikle yüzey, \"u şekilli\" bir kısım açıkta kalacak şekilde maskelenir.ראשית, מכסים את המשטח פרט למקטע בצורת האות ח.
Öncelikle yüzey, \"u şekilli\" bir kısım açıkta kalacak şekilde maskelenir.أولا تغطية السطح ما عدا قسم على شكل حرف U بالانجليزية
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.Az egész jobb oldalam szétnyílt, és telement sóderrel.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.Cały prawy bok był rozdarty i wypełniony żwirem.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.Celá má pravá strana byla roztrhaná a plná štěrku.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.Hele min højre side var flænset op, fyldt med grus.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.제 몸 오른쪽은 모두 벗겨지고 상처에는 자갈이 가득찼습니다.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.Meine ganze rechte Seite war aufgerissen und mit Schotter gefüllt.
Sağ tarafımın tamamı sıyrılmış, açıktaydı ve toprakla dolmuştu.Mijn hele rechterflank lag open, vol kiezels.

İlgili Sayfalar