açıklayacak ile cümle
açıklayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.우리가 이 실험이 얼마나 중요한지 설명하는 적임자인지 모르겠습니다.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Nem vagyok benne biztos, hogy mi vagyunk azok, akiknek ezt meg kellene magyarázniuk.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Nie nam oceniać znaczenie tego odkrycia.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.No estoy seguro de que seamos los que deben explicar cuán significativo es.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Non credo sia compito nostro spiegare quanto sia significativo.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Nu ştiu sigur dacă noi suntem cei care să explice cât de importantă este.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Tôi không chắc chúng tôi là những người nên giải thích về việc công trình này quan trọng như thế nào?
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Δεν είμαι σίγουρος ότι εμείς είμαστε αυτοί που θα έπρεπε να εξηγούν πόσο σημαντικό είναι.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Наверное, нам не подобает заявлять о том, насколько это значительно.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.Не съм сигурен, че ние сме тези, които трябва да обяснят колко значително е.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.אני לא בטוח שאנחנו אלה שצריכים להסביר את זה.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.لست متأكدا اذا كان علينا نحن شرح أهمية هذا العمل.
Bunun ne kadar önemli olduğunu açıklayacak kişiler biz miyiz bilmiyorum.これは全員にとって重要なことです
Eğer bu yoldan açıklayacak olursam, açı doksan derece olduğunda tetanın sinüsüne ulaşabiliceğim. . .Если вдруг наш угол будет равен, скажем, 90 градусам, я смогу найти его синус.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Cercando di capire, quindi, come spiegare quello che vedevano per mezzo di cose che non si vedono.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Čili snažili se vysvětlit to, co viděli, pomocí věcí, které vidět nejsou.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Divili sa tomu, pretože chceli vysvetliť to, čo videli, tým, čo vidieť nie je.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.En se demandant, donc, comment expliquer ce qu'ils voyaient de façon conceptuelle.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Întrebându-se, deci, au încercat să explice ceea ce vedeau în termeni de lucruri nevăzute.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.그러니까, 자기들이 보고 있던 것을 어떻게 보이지 않는 개념을 통해 설명할 수 있을까 고민하면서 말이죠.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Preguntándose, por lo tanto, cómo explicar lo que veían en términos de cosas nunca antes vistas.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Rồi tự hỏi phải giải thích những thứ họ thấy được trên phương diện những thứ vô hình.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Sich gewundert haben, demzufolge, wie wohl, was sie sahen, zu erklären wäre mittels unsichtbarer Mächte.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Spekulerede på, hvordan de skulle forklare det, de så med begreber, der ikke fandtes.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Zastanawiali się zatem, jak wyjaśnić to co widzą w znaczeniu nieznanego.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Zich daarbij afvragend hoe ze het waargenomene konden verklaren door niet waargenomen oorzaken.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Αναρωτιόνταν, δηλαδή, πώς να εξηγήσουν αυτό που έβλεπαν με βάση πράγματα αόρατα.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.Гадали, иначе говоря, как объяснить то, что они видели, словами, значение которых нельзя увидеть.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.И поради това са се чудили как да обяснят онова, което виждат, от гледната точка на невидимото.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.ובכך תהו בעצם, כיצד להסביר את מה שהם רואים בכל הקשור בדברים הסמויים.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.تساءلوا، لأن كيف يشرحوا ما رأوه بأشياء لم يرونها.
Görebildiklerini, göremedikleri bağlamında nasıl açıklayacaklarını düşündüler.目に見えない観点から見えるものを どう説明すればいいのかを知りたいと思いました。 ほとんどの人が
Maalesef bu eksik enerjiyi açıklayacak bir sürü sebep olabilir.불행히도 현재 에너지가 검출되지 않는 특성을 가진 수많은 새로운 물리학 이론들이 있기 때문에
Maalesef bu eksik enerjiyi açıklayacak bir sürü sebep olabilir.Purtroppo c'è molta fisica nuova che lascerebbe
Maalesef bu eksik enerjiyi açıklayacak bir sürü sebep olabilir.עכשיו, לרוע מזלנו, יש הרבה דברים חדשים שהסימן לנוכחותם הוא אנרגיה חסרה.
Maalesef bu eksik enerjiyi açıklayacak bir sürü sebep olabilir.والان ولسوء الحظ ، فهناك الكثير من الأسباب الفيزيائية التي تسبب فقدان جزء من الطاقة ،
Maalesef bu eksik enerjiyi açıklayacak bir sürü sebep olabilir.理論が多数存在しているため それぞれの差を見極める事が必要です
Olay şu ki eğer geçmişte dünya üzerinde bir şey olmuşsa burada olanları açıklayacak günlerimiz vardır.과거에 지구에서 일어났던 모든 일들은, 오늘날에 일어나는 일들과 동일한 법칙에 의거한다는 믿음입니다.
Olay şu ki eğer geçmişte dünya üzerinde bir şey olmuşsa burada olanları açıklayacak günlerimiz vardır.העובדה שאם משהו קורה בכוכב הזה בעבר, יש תהליכים עכשויים שיסבירו את זה.
Olay şu ki eğer geçmişte dünya üzerinde bir şey olmuşsa burada olanları açıklayacak günlerimiz vardır.حقيقة أن إذا حدث في الماضي أي شيء على الكوكب هناك عمليات في الحاضر ستفسر ذلك.
Olay şu ki eğer geçmişte dünya üzerinde bir şey olmuşsa burada olanları açıklayacak günlerimiz vardır.それを説明できる作用が 今日も存在するという説です しかし私たちは隕石衝突を目撃していないので
O zaman bu kadar dikkatli olmam gerekmezdi. Basın konferansına çok az kaldı. Aramızdaki skandalı açıklayacak.Nemsokára tartunk egy sajtókonferenciát és ott magyarázatot ad és tisztázni fogja a botrányunkat.
O zaman bu kadar dikkatli olmam gerekmezdi. Basın konferansına çok az kaldı. Aramızdaki skandalı açıklayacak.Nous allons bientôt donner une conférence de presse et il va clarifier notre scandale.
Özür dilerim! Açıklayacak zamanım yok.Minulla ei ole aikaa selittää.
Özür dilerim! Açıklayacak zamanım yok.Συγγνώμη, δεν έχω χρόνο για εξηγήσεις.
Özür dilerim! Açıklayacak zamanım yok.Простите, у меня нет времени объяснять.
Sanki onun yakın bir arkadaşıymışız ve bize bir sırrını açıklayacakmış gibi.Ano, a také co se týče blízkosti. Ano, jsme jí velice blízko. Ano, je to jako bychom se jí mohli dotknout.
Sanki onun yakın bir arkadaşıymışız ve bize bir sırrını açıklayacakmış gibi.Como se pudéssemos alcançá-la. Somos sua melhor amiga e ela está prestes a contar um segredo. Sim.
Sanki onun yakın bir arkadaşıymışız ve bize bir sırrını açıklayacakmış gibi.Damski głos: Jesteśmy jej najbliższym przyjacielem i zaraz podzieli się z nami... -... intymnym sekretem.
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-씨 Merryweather는 이사 회장이다, 그는 당신에게 설명할 것입니다
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Mr.
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Mr. Merryweather er formand for direktører, og han vil forklare dig, at
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Mr. Merryweather ist der Vorsitzende des Verwaltungsrats, und er wird Ihnen erklären, dass
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Mr. Merryweather on puheenjohtaja, hallitus ja hän kertoo teille, että
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Sončni žarek je gospod predsednik uprave, in mu bo razložil, da vam, da
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Г-н Merryweather є головою директорів, і він пояснить вам, що
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-Г-н Merryweather является председателем директоров, и он объяснит вам, что
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-מר Merryweather הוא יו"ר הדירקטוריון, והוא יסביר לך את זה
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-السيد Merryweather هو رئيس الادارة ، وانه سوف أشرح لك أن
Sayın Merryweather yönetim başkanı olan ve o size açıklayacaktır-ロンドンのさらに大胆な犯罪者が取るべき理由がある