açıklar ile cümle

açıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Et qu'est-ce qui fait que c'est ce que vous pensez ?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Jak wytłumaczyć te przeświadczenia?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Kako pojasniti, da je to to, kar mislite?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?당신이 그렇게 생각하고 있는 거라는 사실을 어떻게 설명할 수 있을까요?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Lalu apa yang menjelaskan fakta bahwa itulah yang anda pikirkan?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Und wie kann man erklären, dass wir auf diese Art denken?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Và điều gì giải thích rằng đó chính là những gì các bạn nghĩ?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?¿Y qué explica el hecho de que eso es lo que pensamos?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Και τι εξηγεί το γεγονός ότι αυτό είναι που σκέφτεστε;
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?А какво обяснява факта, че това е, което си мислите?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?И что объясняет тот факт, что это именно то, что вы думаете?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?ומה מסביר את העובדה שזה מה שאתם חושבים?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?و ما يفسر الحقيقة هو ما تفكر فيه
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?舞台裏に行って 魔術師に尋ねなければいけませんね
İnsanların gördüklerini nasıl reddettiklerini ve grup baskısını kabul ettiklerini açıklar.Det viser, hvordan folk ignorerer hvad de ser, og følger gruppepresset.
İşte bu İndus Vadisi'nde bulunan metinlere kıyasla tuhaf gözüken, örüntüleri açıklar.Det kunne forklare disse mærkelige mønstre, som er meget forskellig fra mønstrene, som fandtes i Indusdalen.
İşte bu İndus Vadisi'nde bulunan metinlere kıyasla tuhaf gözüken, örüntüleri açıklar.아마 그래서 이 문자들의 패턴이 인더스 밸리에서 나오는 문자들의 패턴과 매우 다른지 모릅니다.
İşte bu İndus Vadisi'nde bulunan metinlere kıyasla tuhaf gözüken, örüntüleri açıklar.Se selittäisi oudot mallit, jotka poikkeavat suuresti Indus-laakson alueelta löydettyjen tekstien malleista.
İşte bu İndus Vadisi'nde bulunan metinlere kıyasla tuhaf gözüken, örüntüleri açıklar.וזה יכול להסביר מדוע יש תבניות מוזרות הללו שהן מאוד שונות מסוגי התבניות שרואים בטקסט שנמצא בעמק האינדוס.
İşte bu İndus Vadisi'nde bulunan metinlere kıyasla tuhaf gözüken, örüntüleri açıklar.パターンの文字列にも 説明がつきます つまりインダス文字は
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Bà nói chuyện với phụ nữ, và giải thích rằng đất đai ở đây rất cằn cỗi. vì họ đã cắt và bán hết cây cối.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Beszél a nőkkel, és elmagyarázza, hogy a föld azért terméketlen, mert kivágták és eladták a fákat.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Ella habla con las mujeres, y les explica que la tierra está árida porque han cortado y vendido los árboles.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Fala com as mulheres, e explica que a terra está árida porque cortaram e venderam as árvores.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hon talar med kvinnorna och förklarar att jorden är ofruktbar eftersom de har huggit ner och sålt alla träd.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hun taler med kvinderne og forklarer at jorden er ufrugtbar, fordi de har fældet og solgt træerne.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.그녀는 그곳 여성들에게, 나무를 너무 많이 베어 팔아서 땅이 불모지가 되었다고 설명했습니다.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Mluvila se ženami a vysvětlila jim, že půda je neúrodná, protože se pokácely a prodaly stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Parla con le donne e spiega che la terra è sterile perché hanno tagliato e venduto gli alberi.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Rozprávala sa so ženami a vysvetľovala im, že pôda je neúrodná, pretože vyťali a predali stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Vorbeste cu femeile si le explica ca pamantul este sterp pentru ca au taiat si vandut copacii.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Μιλά με τις γυναίκες και εξηγεί ότι η γη είναι άγονη επειδή έκοψαν και πούλησαν τα δέντρα.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Вона говорить з жінками та пояснює, що земля неродюча, бо дерева вирубали та продали.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Тя говори с жените, обяснявам им, че земята не ражда, защото са изсекли и продали дърветата.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.משוחחת עם הנשים ומסבירה שהאדמה לא פוריה כי כרתו ומכרו את כל העצים.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.وتحدثت مع النساء، لتشرح لهن بأن الأرض قاحلة لأنهم قطعوا الأشجار وباعوها
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.女たちに説明しました そして植樹をしてもらい時間をかけて
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Après avoir traversé la mer qui baigne la Cilicie et la Pamphylie, nous arrivâmes à Myra en Lycie.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.A przepłynąwszy ono morze, które jest podle Cylicyi i Pamfilii, przybyliśmy do Miry, miasta Licyjskiego.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.A tak preplaviac sa morom popri Cilícii a Pamfýlii prišli sme do Myry v Lycii.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Después de cruzar por alta mar frente a Cilicia y a Panfilia, arribamos a Mira, ciudad de Licia
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.După ce am trecut marea care scaldă Cilicia şi Pamfilia, am ajuns la Mira în Licia.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.e, attraversato il mare della Cilicia e della Panfilia, giungemmo a Mira di Licia
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.És a Cziliczia és Pámfilia mellett levõ tengeren átevezvén, eljutánk a licziai Mirába.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.In ko smo prepluli morje, ki je poleg Cilicije in Pamfilije, smo pripli v Miro v Liciji.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Ja kun olimme merta purjehtien sivuuttaneet Kilikian ja Pamfylian, tulimme Myrraan, joka on Lykiassa.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Kemudian kami mengarungi laut yang berhadapan dengan Kilikia dan Pamfilia lalu sampai di Mira di negeri Likia
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.길리기아와 밤빌리아 바다를 건너 루기아의 무라성에 이르러
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.langs Cilicië en Pamfylië, naar Myra in de provincie Lycië.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Och sedan vi hade seglat över havet, utanför Cilicien och Pamfylien, landade vi vid Myrra i Lycien.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.og efterat vi hadde seilt over havet ved Kilikia og Pamfylia, kom vi til Myra i Lykia.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Og vi sejlede igennem Farvandet ved Kilikien og Pamfylien og kom til Myra i Lykien.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Sau khi vượt qua biển Si-li-si và Bam-phi-ly , thì chúng_ta đến thành My-ra , trong xứ Ly-si .
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Sau khi vượt qua biển Si-li-si và Bam-phi-ly, thì chúng ta đến thành My-ra, trong xứ Ly-si.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.Tendo atravessado o mar ao longo da Cilícia e Panfília, chegamos a Mirra, na Lícia.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.und schifften durch das Meer bei Zilizien und Pamphylien und kamen gen Myra in Lyzien.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.και διαπλευσαντες το πελαγος της Κιλικιας και Παμφυλιας, ηλθομεν εις τα Μυρα της Λυκιας.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.и, переплыв море против Киликии и Памфилии, прибыли в Миры Ликийские.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.І, перепливши море, що проти Киликиї та ПамФилиї, прибули в Мири Ликийські.
Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likyanın Mira Kentine geldik.ונעבר את הים אשר לפני קיליקיא ופמפוליא ונבא אל מורא אשר בלוקיא׃

İlgili Sayfalar