açıklar ile cümle
açıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat denemeye açıklardı.Byli jednak przychylnie nastawieni do pomysłu.
Fakat denemeye açıklardı.Dar erau doritori să încerce.
Fakat denemeye açıklardı.De hajlandóak voltak megpróbálni.
Fakat denemeye açıklardı.하지만 한번 시도해 보기로 했죠.
Fakat denemeye açıklardı.Maar ze wilden het een kans geven.
Fakat denemeye açıklardı.Ma avevano voglia di fare un tentativo.
Fakat denemeye açıklardı.Mais ils étaient d'accord pour essayer.
Fakat denemeye açıklardı.Mas estavam dispostos a tentar.
Fakat denemeye açıklardı.Nhưng họ vẫn sẵn lòng thử.
Fakat denemeye açıklardı.Pero aceptaron ensayarlo.
Fakat denemeye açıklardı.Tapi mereka bersedia mengusahakannya.
Fakat denemeye açıklardı.Αλλά ήταν πρόθυμοι να το δοκιμάσουν.
Fakat denemeye açıklardı.Но бяха готови да пробват.
Fakat denemeye açıklardı.Но они захотели попробовать.
Fakat denemeye açıklardı.אבל הם הסכימו לנסות.
Fakat denemeye açıklardı.ولكنهم قرروا ان يحاولوا في الامر
Fakat denemeye açıklardı.何時間もの私の声の録音や
Fibonacci sayıları ve Lucas sayıları bağlantılı olduğu için belki daha iyi açıklar .A vzhledem k tomu, že Fibonacciho čísla a Lucasova čísla spolu souvisí, tak to možná vysvětluje.
Fibonacci sayıları ve Lucas sayıları bağlantılı olduğu için belki daha iyi açıklar .Y ya que los números de Fibonacci y los números de Lucas están relacionados, quizás esto lo explique
Fibonacci sayıları ve Lucas sayıları bağlantılı olduğu için belki daha iyi açıklar .И понеже числата на Фибоначи и тези на Лукас са свързани, може това обяснява нещата.
Fibonacci sayıları ve Lucas sayıları bağlantılı olduğu için belki daha iyi açıklar .おそらく、これが理由でしょう。 1つの理論は、植物がフィボナッチ数を示すのは、
Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.이 사진은 플로리다 해안 연안의 엄마와 새끼입니다.
Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.To matka i młode w okolicach Florydy.
Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.עם האם והעגל לחופי פלורידה.
Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.لحظة خروجه قبالة ساحل ولاية فلوريدا.
Florida kıyısı açıklarında bir anne ve yavrusu.二種類とも捕鯨により
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud bezeichnete dies als "Prinzip der Freude."
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud en faisait référence par le terme de "principe du plaisir."
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud kallade detta för njutningspricipen.
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud określił to jako "zasada przyjemności".
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud se refirió a esto como el "principio del placer."
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud si riferì a ciò come "principio del piacere".
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud úgy utalt erre, mint "örömelv".
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Freud που αναφέρεται σε αυτό ως την "αρχή της ηδονής".
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Фрейд назвал это "принципом удовольствия".
Freud bu durumu "haz ilkesi" ile açıklar.Фройд е нарекъл това "принципа на удоволствието."
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.저는 이 탐험에 참여했던 3명의 과학자 중의 한 사람이었습니다. 지난 여름 일본 근해였습니다.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Am fost unul dintre cei trei cercetători care au participat la această expediție vara trecută, în Japonia.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Bola som jednou z troch vedcov na tejto expedícii ktorá sa odohrala minulé leto pri Japonsku.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Byłam jednym z naukowców ekspedycji odbywającej się ostatniego lata na wodach Japonii.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Eu sou a mais baixa.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Ich war einer der drei Wissenschaftler auf der Expedition, die letzten Sommer vor Japan stattfand.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Ik was één van de 3 wetenschappers op die expeditie vorige zomer in de Japanse wateren.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Jag var en av de tre vetenskapsmännen på expeditionen som gjordes förra sommaren utanför Japan.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Je suis la petite. Les deux autres étaient le Dr.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Tôi là một trong 3 nhà thám hiểm của hành trình vào mùa hè năm trước tại Nhật Bản.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Yo fui una de los tres científicos de esta expedición que se llevó a cabo el verano pasado en Japón.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Аз бях единият от трите учени в експедицията, която се проведе миналото лято края Япония.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.Я была одной из трёх учёных в этой экспедиции, которая была предпринята прошлым летом у берегов Японии.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.אני הייתי אחת משלושת המדענים במשלחת זו אשר מסעה התקיים בקיץ האחרון
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.لقد كنت واحدة من ثلاثة علماء في هذه الرحلة الاستكشافية التي كانت في الصيف الماضي قبالة اليابان.
Geçen yaz Japaonya açıklarında yapılan bu yolculuktaki 3 bilim insanından biriydim.参加した3人の科学者の1人でした 背が低いのが私です
Gelir tablosu ise, size bu fotoğraflar arasında neler olduğunu açıklar.起こったか示します。 だから、2007/12/31 のバランス シートでは
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?A co vysvětluje skutečnost, že si myslíte zrovna toto?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Cum se explică faptul că asta este ceea ce credeți?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?E cosa spiega il fatto che è esattamente quello che pensi?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?En hoe verklaar je dat dat hetgene is dat je denkt?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?Entä mikä selittää sen, että uskot siihen?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?E o que explica o facto de que é isso que estamos a pensar?
Gerçeğin, sizin düşündüğünüz şey olduğunu ne açıklar?És mi magyarázza azt, hogy ezt gondolja?