açıklanamaz ile cümle
açıklanamaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir şey açıklanamaz.Nothing can be explained.
Hayatın doğası açıklanamaz.Life's nature is inexplicable.
Hissettiğim şey kelimelerle açıklanamaz.What I feel cannot be described with words.
Bu, kelimelerle açıklanamaz.This can not be described with words.
Tom normalde çok güvenilirdi ve onun toplantıya gelmemesinin nedeni açıklanamaz.Tom was normally very reliable and his absence from the meeting was inexplicable.
Her şey açıklanamaz.Not everything can be explained.
Onun matematik için açıklanamaz bir yeteneği var.He has an inexplicable talent for mathematics.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.Yet the life of an ant is not safe night or day.
Ortodoks psikoloji bilimi tarafından, kapsam dışı ya da açıklanamaz kabul edilir.Pseudoarchaeology can be practised intentionally or unintentionally.
Tıbbi olarak açıklanamaz.It can't be explained medically.
Ruh açıklanamaz.The soul is unexplainable.
Şöyle diyebilirim, Ruh açıklanamaz.So soul is unexplainable.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.The reason for the growing worry over the future of Europe is not simply related to the crisis.
Yaşam öyküsü 1911'de açıklanamaz bir şekilde sona erdi.His association with Biograph ended inexplicably in 1911.
Bu noktada, Mark Curry gibi, Druig'in güçleri açıklanamaz bir şekilde tekme atıyor.At this point, like Mark Curry, Druig's powers inexplicably "kick in".
“Renk hissi, fizikçinin ışık dalgalarının nesnel resmiyle açıklanamaz.The sensation of colour cannot be accounted for by the physicist's objective picture of light-waves.
Luxenberg, Kuran'ın "çok belirsiz ve hatta açıklanamaz bir dil içerdiğini" iddia etti.Luxenberg claimed that the Quran "contains much ambiguous and even inexplicable language."
Hafif nötrinolar yeterli kütleye sahip olmadıklarından kayıp karanlık madde ile açıklanamazlar.Les neutrinos légers ne peuvent pas expliquer la matière noire, faute d'une masse suffisante.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.Por ejemplo, el día no puede existir sin la noche.
(Ayrıca bu takdirde "kozmik arka plan" bir karanlık cisim olarak da açıklanamaz.)Por la misma razón no podemos decir "el cielo es nublado" a no ser que nos refiramos a un cuadro.
Oluşumlar, karşıtı olmadan açıklanamazlar.Невозможно без объяснения бытия.
Hafif nötrinolar yeterli kütleye sahip olmadıklarından kayıp karanlık madde ile açıklanamazlar.Тёмная материя не ощутила замедления.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.Porém, o inferno é diferente, noturno, sem esperança.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.De skall aldrig tystna, varken dag eller natt.
Çünkü kanıtlama, daha da açıklamak demektir, buysa daha çok açıklanamaz.Csak a kellő mennyiségű információ, mert nem akarok semmit se túlmagyarázni.
(Tabancasında açıklanamaz bir şekilde şarjör bulunmuyordu.)(Det eksisterte ikke noe automatisk opp- og nedrykk på den tiden.)
Bütün ve onun parçaları, birbirinden bağımsız olarak ayrı ayrı açıklanamaz.Satu bagian tidak bisa dipahami terpisah dari keseluruhan.
Newton bile açıklanamaz uzaktan etkileşim konusunda kendini yetersiz hissetmiştir.뉴턴은 자신의 조석이론이 조석운동을 설명하는 데 완전하지 못하다는 것을 알고 있었다.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.Едната сила не може без другата, точно както не може да има светлина без мрак и нощ без ден.
Ama tüm doğrular tek bir din ile açıklanamaz.Dar nu există un singur adevăr care să fie exprimat într-o singură religie.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.A razão para a preocupação crescente sobre o futuro da Europa não está só relacionada com a crise.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.La razón para la creciente preocupación por el futuro de Europa no está relacionada simplemente con la crisis.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.Η αιτία για την αύξουσα ανησυχία σχετικά με το μέλλον της Ευρώπης δε συνδέεται αποκλειστικά με την κρίση.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.Беспокойство за будущее Европы возрастает не только из-за кризиса.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.Причината за разстящото притеснение за бъдещето на Европа не е единствено свързано с кризата.
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar.Anda tak dapat menjelaskan kesadaran."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar.Bewusstsein kann man nicht erklären."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."E imposibil! Nu poți explica starea de conștiență".
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."Ez lehetetlen! Nem lehet megmagyarázni a tudatot."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."Isso é impossível! Não se consegue explicar a consciência."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar.Je kunt bewustzijn niet uitleggen."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar.La coscienza non si spiega."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar.Làm sao có thể giải thích được sự nhận thức."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."Mahdotonta! Ei tietoisuutta voi selittää."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."To je nemožné! Vědomí se vysvětlt nedá."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."To ni mogoče. Ne moreš razložiti zavesti."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar."Това е невъзможно! Не можеш да обясниш съзнанието."
Bilinç açıklanamaz." şeklinde düşünüyorlar.Ты не можешь объяснить сознание."
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Det handlar inte bara om när du tar en tablett, din förmåga och smärta blir bättre.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Det handler ikke bare om tage en pille og så klarer man sig bedre.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Es geht nicht nur darum, eine Pille zu nehmen und Ihre Leistungen und ihre Schmerzen werden besser.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Het gaat niet alleen over het nemen van een pil en je prestaties en je pijn verbeteren.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Il ne s'agit pas juste de prendre une pilule pour voir vos résultats s'améliorer ou votre douleur diminuer.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Itu bukan hanya tentang minum pil dan prestasi dan rasa sakit Anda membaik.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Không hẳn chỉ việc dùng thuốc, thì thành tích và cơn đau của bạn sẽ trở nên tốt hơn.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.그건 약을먹어서 수행과 고통이 더 나아지는것이 아니예요
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Não é só tomar um comprimido e melhorar o rendimento e a dor.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Ne gre samo za jemanje tablete, kar povzroči, da se vaše delovanje izboljša in bolečina zmanjša.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Nem csak a teljesítmény növekedéséről és a fájdalom csökkenéséről szól, miután bevettünk egy tablettát.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Není to jen o tom, že si vezeme tabletku a váš výkon nebo bolest se zlepší.