açıklama ile cümle

açıklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu açıklamalar iki grup altında toplanabilir.Współczynniki te możemy podzielić na dwie grupy.
Bu konuda resmi bir açıklama yapılmamıştır.Brakuje oficjalnych wyjaśnień tej sytuacji.
ABD Esad vahşetinin cezasız kalmayacağını açıkça ortaya koydu." açıklamasını yaptı.UPA dostało ostrzeżenie, że ich zbrodnie nie ujdą im bezkarnie.”
Açıklama için zamanım yok.Nie mam czasu na wyjaśnienia.
O bir şeyi açıklamak istiyor.Chce coś wyjaśnić.
Birkaç açıklama ekleyeceğim.Dodam kilka objaśnień.
Bu sınıflandırmada 4, 16 ve 23 nolu problemler hem açıklaması hem çözümü açısından olukça muğlaktır.Problem 4, 6, 16 och 23 är för oprecisa för att man nånsin skall kunna kalla dem lösta.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.Den mest troliga förklaringen på detta skulle ha varit Åttioårskriget i Nederländerna.
Bundan başka bir açıklama yapmayacaktır." dedi.Och han talar inte av egen drift."
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Han har senare bett om ursäkt för att han gjorde det.
Savaşın sonunda Britanyalılar yönetimin Hintlere verileceğine dair bariz açıklamalarda bulundu.Vid krigets slut gav britterna klara indikationer på att makten skulle överföras i indiska händer.
Ancak bu açıklama fazla basitleştirilmiştir.Denna beskrivning är förenklad.
Onları açıklamayı gerektiren bir durum yok.Jag behöver inte förklara vad jag vill göra.
Ana madde: Birleşik Krallık başbakanları listesi ^ İngiltere'nin yeni Başbakanı Theresa May'den ilk açıklamaExempel: The Right Honourable Theresa May MP, Förenade kungarikets premiärminister.
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.Stalin distanserade också sig själv från Kamos gäng och talade aldrig offentligt om sin roll i rånet.
Ölümlülere sırları açıklama üzere gönderilir.Hemligheter värda att mörda för.
Aşkını ona açıklamak istemektedir.Slutligen förklarar han henne sin kärlek.
Rakamlar ve açıklamaları aşağıdaki tabloda verilmiştir.Bilder och data sändes från passagen.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Fler förändringar kommer med säkerhet att annonseras.
Fakat kimlerin ne tür suç işleyenlerin burada tutulduğuna dair açıklama net değildir.Det är dock oklart vilka av brotten han dömts för.
Açıklamaya göre ölen sivillerin 288'i çocuk, 121'i ise kadın.Bland de döda fanns 288 barn och 121 kvinnor.
O zaman her şey ortaya çıkacak" açıklamasını yaptı.Det skulle lösa alla problem, säger han.
Hart açıklamasında; "Uzun zamandır bu benim hayatımın hedefiydi.Hon förklarade: "Den här resan var definitivt det mest avgörande jag har gjort för mig i mitt liv hittills.
Daha sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada "Azerbaycan'da her gün insan hakları ihlal edilmektedir.Därutöver har han hävdat att det i Sverige förekommer "dagliga uppviglingar i media att döda judar" .
Sonra kendisini kimin gönderdiğini ve suç ortaklarını açıklaması için işkence edildi.Efter domen utsattes hon för tortyr för att avslöja sina medbrottslingar.
Daha önce yapılan açıklamalarda sadece 60GB'lık modelde HDMI çıkış bulunacağı belirtiliyordu.Lanseringen rörde dock bara 60 GB-modellen.
Bunların çeşitli kaynaklarda değişik açıklamaları bulunur.Härom finns många beskrivningar i olika källor.
Bu açıklamalar 1905 öncesinde yaygın olarak bilinmekteydi.Dessa viktiga upptäckter kom att publiceras år 1905.
Teklif geldiğinde çok mutlu oldum" açıklamalarında bulundu.Föreställ dig min besvikelse när du kom."
Şüpheyle yaklaşan Joe Nickell alternatif açıklamalar önerdi.Bland andra Carl Nielsen har gjort alternativa tonsättningar.
Bu bilimsel toplulukların internet sayfalarındaki açıklamaları daha çok sözdebilim olarak adlandırılabilir.Man kan läsa mer om commedia på deras hemsida sådan.
Bu olguyu açıklamak için birkaç mekanizma öne sürülmüştür.Denna artikel är ett försök att förklara några av dem.
Arrhenius'un açıklamasına göre tuzlar, çözelti oluşturduklarında, yüklü parçacıklara parçalanıyorlardı.Arrhenius teori innebär att salter sönderdelades i enklare beståndsdelar, joner, när de löses i vatten.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.Det är ursprunget till Norrahammars Bruk.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.Han inser då att livet i Springfield är intressant.
Yapılan açıklama şöyle, denildi.Det är denna betydelse som beskrivs här.
Açıklamadan sonra daha çok Türkiye'nin büyükşehirlerinde mitingler yapılmıştır.Det har bedömts att det sker fler aborter än födslar i Ryssland.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.I detta avseende hade hon alltså rätt i sitt uttalande.
Jankovic maçtan sonra "çok çalışmam gerekli" diye açıklama yaptı.Dunga sade att "han behöver mer träning".
Bu açıklaması izleyicilerden alkış aldı.Uppträdandet fick stående ovationer från publiken.
Bu açıklama yapıldığında Shizuka hamileydi.Två år efter giftermålet blev Saskia gravid.
Bunu şu sözüyle açıklamaktadır.Se vidare detta ord.
O, çalışmasında, deneylerinin çoğunu terrella isimli Dünya modeli ile açıklamaktadır.Gilbert redogör för experiment han utfört med en modell av jorden, kallad terrella.
Bu konuda resmi bir açıklama yapılmamıştır.Någon officiell förklaring till detta finns inte.
Christie bir süre sonra ortaya çıkar ama hiçbir açıklama yapmaz.Nathan försvinner dock innan han hinner erkänna något.
Bunun için çok çalışıyorum" açıklamalarında bulunmuştur."Jag har gått igenom så mycket, så det är vad jag talar om....
Bağımsız kuruluşlar tarafından ise herhangi bir açıklama yapılmadı.Någon oberoende granskningskommission har inte kommit till stånd.
2003'te yapılan açıklamayla ise örgütün tümünün şiddet olaylarına son verdiğini duyuruldu.Genom Amsterdamfördraget 1999 utökades dock mandatet till att innefatta hela unionens verksamhet.
Son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir.Det är oklart hur den klarar klimatförändringar.
Daha sonra yapılan açıklamada ise oyuncunun kaburgasında ezilme olduğu açıklanmıştır.I samband med detta uppdagas att Lolos förälskelse i skådespelaren inte är besvarad.
Resmî açıklamada kendisini av tüfeğiyle kafasından vurduğu açıklandı.På ett av bladen har han avbildat sig själv med gevär i handen.
Kervran biyolojik transmutasyon hipotezini bu duruma bir açıklama olarak geliştirmiştir.Om diafragmabråket beskrifning af ett sådant..
Ancak Parlamento bu açıklamayı dikkate almadı.Tyvärr förstår inte Armén detta.
Shim, yaptığı açıklamada kendisinin ajanlıkla suçlandığını söylemişti.Shyne hävdar att han handlade i självförsvar.
Unapologetic'in 5. single'ı olarak yayınlanması bekleniyordu fakat resmi bir açıklama yapılmadı.All-star-laget röstades fram på Fifas webbplats, och var ej en officiellt utmärkelse.
Daha ayrıntılı bir açıklama ise şöyledir.För en mer detaljerad beskrivning se .
Resmi bir açıklama elimize gelince duyurulacak." açıklamasını yapmıştır.Ett officiellt uttalande kommer att ges så fort vi har ett".
Cümle içinde, cümlenin yapısı ile doğrudan ilgili olmayan açıklamalar yapılması amacı ile kullanılır.På begäran skall muntliga yttranden i korthet relateras för dem som inte förstår dem.
New York emniyetinden yapılan açıklamada, Ledger'ın bilincini kaybetmiş halde bulunduğu belirtildi.Han förlorade dock patentet när det avslöjades att rigugnen redan var uppfunnen.
Bu açıklama Clausius’un açıklamasıyla eşdeğerdi.Sambandet kan härledas från Clausius olikhet.

İlgili Sayfalar