açıklama ile cümle
açıklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sami bunu neden yapmış olduğunu asla kimseye açıklamadı.Sami never explained to anyone why he had done this.
Tom'un açıklamasını anlamadım.I didn't understand Tom's explanation.
Tom, Mary'ye her şeyi açıklamaya çalıştı ama o dinlemedi.Tom tried to explain everything to Mary, but she wouldn't listen.
Açıklamana izin vereceğim.I'll let you explain.
Tom'a bir açıklama borçlusun.You owe Tom an explanation.
Bize bir açıklama borçlusun.You owe us an explanation.
Neden Tom'dan bunu açıklamasını istemiyorsun?Why don't you ask Tom to explain it?
Bunu Tom'a açıklamak zorundayım.I have to explain that to Tom.
Sam onu herkese açıklamaya çalıştı.Sami tried to explain that to everyone.
Açıklamak çok fazla zaman alacak.It'll take too much time to explain.
Onların açıklamaları kafa karıştırıcı.Their explanation was confusing.
Tom bunu Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain that to Mary.
Her şeyi açıklamak sonsuza kadar sürer.It would take forever to explain everything.
Tom'a açıklamak için bir şans verelim.Let's give Tom a chance to explain.
Sana açıklamak için bir şans vereceğim.I'll give you a chance to explain.
Tom detaylı bir açıklama istedi.Tom wanted a detailed explanation.
Çarpıcı bir açıklamada bulundu.He made a stunning revelation.
Tom'dan bunu açıklamasını isteyelim.Let's ask Tom to explain it.
Tom'a bir açıklama borcum olduğunu düşünmüştüm.I thought I owed Tom an explanation.
Tom'a her şeyi açıklamak istiyorum.I want to explain everything to Tom.
Detaylı bir açıklama istiyorum.I want a detailed explanation.
Sana bir açıklama borcum olduğunu hissediyorum.I feel like I owe you an explanation.
Gerçek adını açıklamayacak.He's not going to reveal his real name.
Açıklaması çok kapsamlıydı.His explanation was too complex.
Ödevi ek açıklama olmadan yapamaz.He can't do the report without more direction.
Açıklaması çok ayrıntılı.Her explanation is very elaborate.
Açıklaması çok karmaşıktı.Her explanation was too complicated.
Tom'a hiçbir açıklama yapmama gerek yok.I don't need to explain anything to Tom.
Tom'a hiçbir şeyi açıklamama gerek yok.I don't need to explain anything to Tom.
Açıklamanın anlaşılması zor değildi.The explanation wasn't hard to understand.
Kimseye bir açıklama borcum yok.I don't owe anyone an explanation.
Tom'a hiçbir şey açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain anything to Tom.
Tom'a hiçbir şeyi açıklamak zorunda değilsiniz.You don't have to explain anything to Tom.
Tom'un açıklamaları duyarcı tayfada infial yarattı.Tom's comments sparked fury among the Woke mob.
Bunu açıklamanın kısa bir yolunu düşünmeye çalıştım.I tried to think of a short way to explain that.
Son açıklamamı dikkate almayın.Disregard my last statement.
Son açıklamamı dikkate alma.Disregard my last statement.
Robert'ın sabrı tükendi ve bir açıklama istedi.Robert ran out of patience and demanded an explanation.
"Simge Sağın'dan evlilik açıklaması"."Simge Sağın'dan evlilik açıklaması".
1998-2012 süresi içinde, belirli bir açıklama kabul oldu.Over the period 1998–2012, one particular explanation became accepted.
2007'de herkes benim şarkılarımı dinleyecek." diye bir açıklama yaptı.In 2007, everyone will listen to my songs."
Bu etkileşimlerin birleşimiyle diğer bütün kuvvetleri de açıklamaya çalışmıştır.By a combination of these effects, he also tried to explain all other forces.
"From Universal Studios Home Entertainment: Dr. Seuss' The Lorax" (Basın açıklaması)."From Universal Studios Home Entertainment: Dr. Seuss' The Lorax".
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.I made a lot of political statements.
Örgüt, bunun üzerine yayınladığı bir açıklamayla bu haberi yalanladı.And what is falsehood is clear through its weakness.
In Concert! heads to stages across the Atlantic this spring" (Basın açıklaması).In Concert! heads to stages across the Atlantic this spring" (Press release).
Ebert "Herhangi bir açıklama yok.Ebert states, "There is no explanation.
Microsoft sonuçta ertesi gün resmi bir açıklama yapmıştı.Microsoft ultimately made an official announcement on the next day.
"Cluster shows plasmasphere interacting with Van Allen belts" (Basın açıklaması)."Cluster shows plasmasphere interacting with Van Allen belts" (Press release).
Nakamoto teknik konularda görüşürken kişisel bilgilerini açıklamamıştır.Nakamoto has not disclosed any personal information when discussing technical matters.
İlerleyen günlerde Euroleague Basketbol CEO'su Jordi Bertomeu aynı açıklamayı yaptı.Days later, Euroleague Basketball's CEO Jordi Bertomeu made the same statement.
Einstein bu gözlemleri açıklamak için iki önerme ortaya koymaktadır.Einstein puts forward two postulates to explain these observations.
Fakat onlar daha kımıldayamadan Pizarro girer ve hemen bir açıklama talep eder.Before they can leave, Pizarro enters and demands an explanation.
"Mongrel Presents: Call Me by Your Name" (PDF) (Basın açıklaması)."Mongrel Presents: Call Me by Your Name" (PDF) (Press release).
FBI (Basın açıklaması).FBI (Press release).
In the worldwide ranking it stands third" (Basın açıklaması).In the worldwide ranking it stands third" (Press release).
EPR'ye göre bu durumun iki olası açıklaması vardı.According to EPR there were two possible explanations.
Başbakan Yardımcısı Nick Clegg, "Burada hiçbir mazeret, sebep ve açıklama yok.Deputy Prime Minister Nick Clegg said, "There can be no excuse, no reason, no explanation.
Daha sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada "Azerbaycan'da her gün insan hakları ihlal edilmektedir.She later told reporters, "Human rights are violated in Azerbaijan every day.
1935 yılında yazılmış bir EPR kağıdı, bu açıklamanın yetersiz olduğunu göstermeyi amaçlamıştır.The EPR paper, written in 1935, was intended to illustrate that this explanation is inadequate.