açıklık ile cümle

açıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.感情面のリスク 傷つく可能性 不確実さであると定義します "無防備さ"は日々の生活の原動力です
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Also bei TED sind wir fast schon besessen von der Idee der Offenheit.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.A tak nás v TEDovi taktrochu posadla táto myšlienka otvorenosti.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Bij TED zijn we een beetje geobsedeerd door dit idee van openheid.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.En TED, nos volvimos un poco obsesivos con esta idea de apertura.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Et donc, à TED, nous sommes devenus un peu obsédés par cette idée d'ouverture.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Jadi, di TED, kami telah menjadi agak terobsesi dengan ide keterbukaan ini.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.La TED suntem cam obsedaţi de ideea de deschidere.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Nos, mi a TED-nél, kicsit megszállottak lettünk ezzel a nyíltság gondolattal.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.På TED har vi blivit lite besatta av den här idén om öppenhet.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Por isso, no TED, ficamos um pouco obcecados com essa ideia de abertura.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Quindi, a TED, siamo un pò ossessionati da quest'idea di apertura.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Tại TED chúng tôi hơi bị mê hoặc bởi ý tưởng về sự cởi mở.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.TED에서 우리는 개방성이라는 발상에 좀 집착하고 있습니다.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Tedy, na TEDu jsme se stali trochu posedlými touhle myšlenkou otevřenosti.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.W TED dostaliśmy małej obsesji na punkcie otwartości.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Στο TED λοιπόν, έχουμε αποκτήσει μια μικρή εμμονή με την ιδέα της ανοικτότητας.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Така че, в TED. ние сме станали малко обсебени от тази идея за отвореност.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Так, в проекте TED мы стали несколько одержимыми идеей открытости.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.אצלנו ב-TED, הפכנו לקצת כפייתיים עם רעיון זה של פתיחות.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.ونحن في مؤتمر تيد مهووسون قليلا في موضوع الانفتاح ذاك على العالم
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.オープンであることを追求しています 仲間うちでは「徹底的なオープン性」と呼んでいますが
Bu durumda, R2'de iki aynı doğrultuda vektörümüz olduğunda, esasen açıklıkları bu çizgiye düşüyor.V tomto případě, když máme dva kolineární vektory v R2 jejich obal se zredukuje do této přímky.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Así pueden usar la apertura los radicales.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Asta pot face forțele radicale cu transparența.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.C'est ce que les radicaux peuvent faire avec l'ouverture.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Das können Radikale mit Offenheit anstellen.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Dat kunnen radicalen doen met openheid.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Đây là những gì mà những người có quan điểm cực đoan có thể làm với sự cởi mở ấy.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ezt teszik a radikálisok a nyitottsággal.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Isto é o que os radicais conseguem fazer com abertura.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.이것이 바로 급진주의자들이 개방성이라는 것에 대해 할 수있는 일이죠.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Questo è quello che i radicali possono fare con l'apertura.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Toto dokážu radikáli urobiť s otvorenosťou.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Vidíme, jak radikálové dokáží zneužít otevřenosti.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Właśnie tak radykałowie mogą wykorzystać otwartość.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Αυτό μπορούν να καταφέρουν οι εξτρεμιστές σε συστήματα τόσο ανοιχτά.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Вот что радикалы могут сделать с открытостью.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ето какво радикалите правят с откритостта.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ось як радикали можуть використати відкритість.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.זה מה שקיצוניים יכולים לעשות עם פתיחות.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.وهذا ما يمكن للمتشددين أن يصنعوه بالانفتاح.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.これは4年ほど前の話です
Buna açıklık getirmek için biraz boşluk bırakayımBiar jelas keluar beberapa ruang di sini.
Buna açıklık getirmek için biraz boşluk bırakayımDeixe-me achar algum espaço aqui.
Buna açıklık getirmek için biraz boşluk bırakayımDovolte mi abych zde udělal místo.
Buna açıklık getirmek için biraz boşluk bırakayımMe deja claro a algún espacio aquí.
Buna açıklık getirmek için biraz boşluk bırakayım Sonra buraya pompayı çizeceğimZrobię tutaj trochę miejsca i narysuję pompę po przyłączeniu ATP.
Buna açıklık getirmek için de,Aby to potom objasnila, pokračovala:
Buna açıklık getirmek için de, "Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor.(笑) [緑=ドル紙幣の色]
Buna açıklık getirmek için de,Để làm rõ hơn, cô ấy nói thẳng
Buna açıklık getirmek için de,En voor de duidelijkheid, zei ze erbij:
Buna açıklık getirmek için de,Hogy tisztázza, hozzátette,
Buna açıklık getirmek için de,그리고 그녀는 뜻을 분명하게 하려고, 이렇게 덧붙였습니다.
Buna açıklık getirmek için de,Para que quede claro, continuó,
Buna açıklık getirmek için de,Pentru a fi mai clar, ea a continuat:
Buna açıklık getirmek için de,Poi, per spiegarsi meglio, ha detto,
Buna açıklık getirmek için de,Potem dla wyjaśnienia dodaje:
Buna açıklık getirmek için de,Zur Erklärung sagte sie weiter:
Buna açıklık getirmek için de,За да поясни, тя казала:

İlgili Sayfalar